fidel castro

1 /
soulforged soulforged
abd onu pis bi "gomüniz" gibi göstermeye çalışsa da halkı tarafından mütevazi bir halk kahramanı olarak benimsenmiş efsane devlet adamı.
küba'yı faşist rejimden kurtardıktan sonra castro, che'nin aksine gerilla savaşında gerilla savaşına atlamamış, daha zor olanı tercih edip ülkesinin yeniden yapılanması için ter dökmüştür.
(bkz: el comandante )
whopper whopper
zamanında 3. dünya savaşının * çıkmasına sebep olacak olan küba krizi'nde rol almış onemli devlet adamı. o zamanlardan bugüne gelen nadir insanlardan. taktir ederiz kendisini.
r feynman r feynman
amerikan ulusal haber alma teşkilatı ile birlikte istihbarat teşkilatının bir çok suikast girişimlerini sonuçsuz bırakan, kendisine ve ülkesine sadık insanlar tarafından korunan, dolayısıyla bugünleri görebilen, küba sosyalist devletinin lideri ve kurucusu.
uykusuz uykusuz
nesli tükenmeye yüz tutmuş bir fenomen, ateşten bir dev , ulu bir çam, koca bir çınar.

şu sözleri aklımızda kalmış:
"common sense will win over greed and ignorance"

kendisine uzun ömürler diliyoruz..
partikel partikel
fidel ile dakikalar adlı filmde herşeyden önce tam olarak bir halk kahramanı oldugunu, kitleleri nasıl peşinden sürükledigini, halkına nasıl önem verdigini, onlar için nasıl mücadele verdigini görürsünüz. herşeyden önce halkına güven vermektedir; ki bunca yıldır yaptıkları zaten ortada. halkın arasındadır sürekli, hatta filmde küçük çocuklarla beraber basket maçı yaptıgı sahne aklımda yer etmişti. okula giden kızlarla sohbet edip hafta sonu ne yaptıklarını bile sormuştu ! film bittikten sonra aynı şeyleri başkanlarının halkın arasına girdiginde şikayetlere karşılık olarak "ananı da al git" diyebildigi türkiye için düşündügümde acaba bir gün biz de oraya gelebilecek miyiz diye karamsarlıga düşüyor insan.
chaghdash chaghdash
abd'nin kendisinden nefret etmesinin on nedeni şu şekilde özetlenmiştir:

abd'nin yanı başında bir dalgakıran olduğu için:

silahlarının ve parasının gücüyle övünen, dünyanın en ücra köşelerine savaş ihraç edip, "en büyük benim" diyen abd, hemen yanı başındaki küba'nın onurlu ve başı dik duruşuna karşı hiçbir şey yapamayıp en sonunda "fidel'in düşmesini bekliyoruz" deyiverdi. dokuz abd başkanını eskiten fidel sadece kürsüden inerken düştü. bush ise iki adımından birini boşluğa atıyor...

sovyetler birliği dağıldıktan sonra ayakta kalmayı başardığı için:

devrimden sonra sovyetler birliği'yle iyi ilişkiler geliştirip sosyalizme yönelen küba, eğitim, sağlık gibi bazı alanlarda elde ettiği başarılarla sosyalizmin tarihine önemli katkılar yaptı. özellikle turizm sektörünü geliştirerek gelirini artıran küba, kötüye minnet etmeden yaşamasını bildi. 90'lı yıllara kadar yüzlerce girişimde bulunup fidel'i devirmeyi beceremeyen abd, sovyetler çözüldü küba da yalnız fidel de, ayakta kalamazlar artık diye düşünüyordu. ama ne gam, küba ayakta kaldı ve yürüdü. fidel her zaman en önde oldu...

cia'nın gündemini meşgul edip kimyasını bozduğu için:

cia'nın yıllardır değişmeyen bir gündemi var; fidel'i ortadan kaldırmak. bunun için bugüne kadar 600'ü aşkın girişimde bulundular. milyonlarca dolar harcayıp başaramadılar, başarısızlık amerikan ajanlarının dengesini bozdu. neler yoktu ki: suikast, abluka, istila, nükleer tehdit, biyolojik savaş (1971'de abd adaya domuz vebası mikrobu soktu), dolmakalemine zehirli mürekkep, purosuna patlayıcı koydular. ama nafile fidel yazmaya ve içmeye devam etti... en son cia stüdyolarında çekilen bir dizide ajanlar fidel'in hayatını kurtarmaya çalışıyorlardı...

entelektüel zekâsı nedeniyle abd başkanlarının aptallığını ortaya çıkardığı için:

fidel'i tanıyan herkes onun zekâsından ve espri yeteneğinden bahseder. doğal olarak fidel'i abd başkanlarıyla karşılaştırır ve farkı anlar. fidel döneminde görev yapan abd başkanlarının ortak özelliklerinden biri aptallıkları, en büyük mutluluk kaynaklarından biri de fidel'in başına bir şey gelmesiydi. fidel bu durumu her zaman bir eğlence meselesi haline getirdi. bazı abd başkanları ise kendi zekâlarına güvenip fidel'i küçümsemek ve dalga geçmek uğraşı içine girdiler. bir önceki başkan bill clinton; fidel amerika'ya teşrif ederse kendisine puro ikram etmekten haz duyacağını belirtmişti. fidel ise monica skandalından sonra clinton'a puro göndermeyi istediğini söyledi...

latin amerika'daki değişime büyük katkı koyduğu için:

bir küba bir de kuzey kore var diyordu abd. şimdi saymayı öğreniyorlar. yıllarca emperyalist abd'ye kafa tutan küba, abd'nin arka bahçesinin alt üst olmasının ilham kaynağıydı. latin amerika'nın emekçi halkları; venezuela, bolivya; chavez, morales ve hazırlık yapanlar... dünyanın herhangi bir köşesinde emperyalizme karşı direnenler küba'yı ve fidel'i anımsıyorlar artık... latin amerika ve dünya halklarının öğretmeni ve yoldaşı oldu fidel...

elian gonzales'i abd'den geri aldığı için:

1999 yılı kasım ayında annesi ve üvey babası tarafından abd'ye kaçırılan altı yaşındaki elian gonzales'i beş ay boyunca dünya kamuoyunu da yönlendirerek geri alan küba; halkının gücüyle abd'nin bütün "savunma sistemini" altüst ederek elian'ı ülkesine geri getirdi. castro ülkesine ve vatandaşlarına ısrarlı sahip çıkışıyla, elian için milyonlarca kübalıyı alana döküşüyle abd'nin nefretini bir kez daha kazanıyordu... şimdi sıra beş yurtsever kübalıda...*

abd'ye karşı dünya kamuoyunu lehine çevirebildiği için:

küba abd ile bütün çatışmalarında dünya kamuoyunu etkileyebilecek siyasi zekâyı sergileyebilen bir ülke oldu. bunun nedeni akılcı siyasi hamleleri gerçekleştirebilen bir liderliğe; ülkesine ve liderine sahip çıkan politik bir halka sahip olmasıdır. bu durum abd için yeterince yıpratıcıydı. istediği her kararı çıkartabildiği birleşmiş milletler'in küba söz konusu olduğunda basireti bağlanıyordu. kürsü küba'ya kalıyor, fidel konuşuyor bütün emperyalist devlet liderleri not alıyorlardı...

küba'da okur-yazar daha çok, hasta sayısı daha az olduğu için:

küba eğitim alanında 99.99 okur-yazar, bebek ölümlerinde binde 6 ile dünya rekorunu elinde tutuyor. bütün yoksullaştırma ve yalnızlaştırma çabalarına rağmen temel insani gereksinimleri karşılamaktan vazgeçmedi. bütün kapitalist ülkeler eğitimi ve sağlığı paralı hale getirirken ‘fidel'in kübası'nda hep parasız oldu. üstelik yoksul ülkelere bu alanlarda ciddi katkılar yapıyor. abd öldürdükçe küba yaşatıyor...

beyzbol'da kaybedip, sürekli nakavt oldukları için:

abd küba'yla maçlarını kazanabilmek için boksörlerine markalı giysiler giydirip, nice paralar akıttı ama boksörleri yerden kalkamıyordu. felix savon, herrera gibi kübalı boksörler ringde amerikalıları perişan edip, görevlerini yerine getirdiler ve tarih sayfalarında hak ettikleri yeri aldılar. beyzbolu da kübalılar 1860'larda amerikalılardan öğrenmişlerdi ancak bu sporu halkına televizyondan öğretmeye çalışan abd, beyzbol sopasıyla televizyondan gelen topa vurulamayacağını küba'dan öğrendi...

aldatıldığını düşündüğü için:

abd'nin fidel'e nefretinin en büyük sebebi herhalde öykünün başında yaşanmıştır. abd batista rejiminin çürümekte olduğunu anlayınca, küba'ya komünizmin gelmesini engellemek için iktidara aday olan diğer hareketleri komünist partisine tercih etmişt,. kötünün iyisi diye bakıyordu onlara. fidel ve arkadaşları o zaman komünist değillerdi. abd yeni iktidar devrimden 6 gün sonra tanıyıvermişti. ancak fidel ve arkadaşları, halkın sömürülmesinin ve aç kalmasının önüne geçmek için kamulaştırmaları başlatınca abd sermayesinin canı çok yandı ve yaptığı büyük hatanın kuyruk acısıyla adaya vahşi saldırılarını başlattı. 1960 -1962 yılları arasında abd dış politikasının birinci gündem maddesi fidel'i devirmekti. küba adayı ve halkını savunabilmek için sovyetler'e yaklaşmış, abd saldırıları vahşilikte sınırları zorlamaya başlayınca, domuzlar körfezi hezimeti sonrasında da saldırıları durmayınca, sovyet nükleer füzelerinin yerleştirilmesini istemek zorunda kalmıştı...

kaynak: `http://www.sol.org.tr/index.php?yazino=2010`

* yazıda bahsi geçen beş yurtsever kübalı, kübaya yapılacak bir terörist saldırının haberini aldıktan sonra bunu araştırmak için abd'de küba karşıtı hareketlerin merkezi olan miami'ye gidip burada herhangi bir gerekçe gösterilmeden gözaltına alınan ve abd mahkemelerince dahi haklarında defalarca tahliye kararı çıkmasına rağmen abd'de hapishanelerde tutulan beş küba ajanıdır.

ajan kelimesinden rahatsız olanlara not: ülkesi aleyhine, bağımsız kişi veya örgütlerce yapılacak saldırıları araştırmak üzere bir diğer ülkeye ajan göndermek suç değildir, geyet meşru bir eylemdir. bu ajanların gözaltına alınması ancak abd hükümeti veya ordusu içerisinde istihbarat toplamaları durumunda söz konusu olabilirdi.
sahra sahra
sağlık durumunun çok kötü olduğunu,hatta ölüm döşeğinde olduğunu okuduğum büyük devrimci.

abd: castro ölüm döşeğinde abd ulusal istihbarat şefi john negroponte, küba lideri fidel castro'nun "çok hasta ve ölüm döşeğinde" olduğunu belirtti. hurriyet
chavez castro'nun kanser olduğunu yalanladı venezüella cumhurbaşkanı hugo chavez, küba lideri fidel castro'nun kanser olduğuna ilişkin haberleri yalanladı. hurriyet

edit:ilgilenenler için şu durumda bile abdnin tavrı aşigar ortadır,çirkindir,aşağılanasıdır,lanettir,hatta kullanılacak kelimeler sözlük formatı dışında kalmaktadır.
1 /