fikret balta

1 /
despinaa despinaa
pek insancıl olmayan, derslerde ingilizce anlatmaya kasan ancak ingilizcesiyle kimsenin bir şey anlamamasının sebebi olan, odasına bile gittiğinizde ders ingilizce diye sizinle ingilizce konuşmaya çalışan ancak yine başaramayan, insanların görünüşüne mesela erkekelerin uzun saçlarına bile karışan, aralarda dışarı çıkmamıza bile karşı olan bir hoca işte..
comatose comatose
daha ilk dersten baymış kişidir. alzheimer olduğunu sanıyorum, zira çan eğrisi olayını unutmuştur. "40 alan geçer gerisi kalır, aa alan olmayabilir, zaten genelde %70 kalır insanlar benim dersimden." demiş, öeh dedirtmiştir. bize bunu layık gören matematik bölümüne de kafam girsin ayrıca.
ninca ninca
insan olduğunu iddia etmekte fakat şu aşağıdaki olaylar bugünkü dersinde yaşanmaktadır. bu nasıl çelişkidir?

öğr 1 :haapşuuu!!!
(üç beş kişi) :çok yaşa...
öğr 1 :saolun hep beraber..
......(o klasik sıfatsız bakışlar fırlatılır)......
balta!!! :please do not do this*..ee..mm..şimdi buraları türkçe söliim anlamayanlar olabilir ki aynı terbiyesizliği tekrar yapmayın...
yani ne ki bu şimdi..nezaket göstergesi mi? bence bunu yapanlar gerçek nezaket nedir bilm.....mır..mır.....edepsizlik bu düpedüz.....bıt....bıt...... uzağınızdaki bir insana duyurma amaçlı gereklilikten kaynaklanan...düt.....(5 dakika kadarlık bir zaman geride kalmıştır.) bölmeyin dersi..nerede kalmıştık..
sınıf :????(bkz: bunu yapan insan olamaz)

bir günlük bu kadar yeter mi yetmez tabii ki de...

bu sefer de balta kişisi efsane bir matematik hatası yapmıştır.
içler dışlar çarpımı yapamayan bir hoca gidiş yanlış olmasına rağmen ezberciliği sayesinde doğru formüle ulaşıyor. zaten sınıf tamamen balta kişisinin kendine özgü ders dilini ve yazım stilini anlamaya çalışmaktan beyin damcıklaması geçirdiği için hata olayın üstünden yarım tahta geçtikten sonra farkediliyor.

öğr 2 :hocam??
balta!!! :what??
öğr 2 :hocam şurda bi hata...
balta!!! :no no no*...in english..
öğr 2 :eee...there should be...eee...we must...ya hocam türkçe söylesem...
balta!!! :no..you have to...bakın buraları türkçe söliycem yine. dersin içeriği sadece formülleri çözüp.....mır...mır....bana sorsanız bütün dersler ingilizce olsun.....dıt...dıt....ben herşeye varım......bıdı..bıdı.....ama ilim dili türkçe olmalı bence hem de bütün dersler türkçe olmalı........dır...dır...ingilizcesiz olmuyor hiç bişe yani şarttır....zart......evet bir ara verelim.

kendisi ikinci çılgın olayımızdaki 20 dakikalık uzun rolüyle göz doldurmuş, inanılmaz çelişkilerle süslü etkileyici nutkuyla biz kullarına da "vay be...20 dakka..höh" dedirtmiştir.
despinaa despinaa
dinamikte çoğu kişiyi bırakıp, bir de bunu bir marifet sanan, kendisinden sürekli ortamlar mekaniği almamak için tüm yazımı mahvettiğim bir insan, böyle süper ingilizce konuştuğunu sanar...

fikret balta says that:
-ı dont want any...
oooooo ı am sorry..
sınavdasınız diye şimdi türkçe konuşayım ki kafanız yorulmasın(!!!!!!!!!!!!!!)
-sınav kağıdınızda en ufak bi silgi tozu istemiyorum yapışıyor puan kırarım..
-yaptığınız soruları tablo çizip gösterin..
2 dakika sonra.. ben sana çerçeve yap dedim mi...
-saçı uzun olan erkekler estetik açıdan iyi görünmüyor
zaten saçı uzun olanın her şeyi uzun olur ???!!!!???
-ben saat 7 de okula gelirim böyle bir sürü kuralım olması benim şizofren oldugumu göstermez siz de bu kurallara uyun.. merdivenlerin ortasından yürümeyin!!!!
-siz o karanlık koridorlarda ne bulursunuz.. ben ögrenciyken en on sağ tarafta otururdum.. anca ders bitince çıkardim...
-niye quizden erken çıkıyosunuz ben bi keresinde çıkmak zorunda kaldım o da benim hatamdı sinemaya gidicektim; düşük aldım zaten filme de yetişemedim...
-bütün öğretmenleriniz kopya çekmeyin der ama eskiden çekmiştir benim farkım var ben çekmedim çekenleri ispiyonladım... (marifet sanki !!!)
- gecen bir hocayla tartistik gittim dekana sikayet ettim.. (sanki ilkokulda hocaya şikayet ediyor)
-siz simdi bana yolda selam veriyosunuz ya biz hocalarimizdan utanirdik selam veremezdik bile (suc bizde yaa)
-ben cok iyi ve yavas anlattigima inaniyorum dersi anlamiyosaniz benle ilgili bi sorununuz kesin olamaz..( olduu.......)
görenler bilir kendisinden 1m önde giden kocaman bir göbeği vardır..ancak bir gün sınıfa gelir..ders tam öğle saatlerindedir yemek arası yoktur.
- siz o yemekleri bilerek benim dersimde yiyosunuz, arada bekliyosunuz, yemeseniz nolur, ben sabah kahvaltı yapmam; zaten çay hiç sevmem, niye içiyosunuz çay.. öğlen de yemek yemem. muhtemelen akşam yerim o da belki. odamdaki dolapta hiç bir şey bulunmaz. aslında neredeyse her gün oruç tutuyorum.(!!!!!!)
fen edebiyat ın kapısında fikret balta görülür..
hadi yine saygıdır falan diyen ben:
- merhaba hocam nasılsınız
orada kapıya yapıştırılan bantlarla uğraşan fikret balta
- şu yapıştırdıkları mezunlar günü duyurusunu yamuk yapıştırmasalar daha iyi olacağım

.............. bu bitmezz de ömrüm tükendi bitti yaf...

yine de saygilar ne diyim..
ninca ninca
çok pis droplara gelmiş hocadır*.
cümlelerle dans edilen, kelimelerle sevişilen bir gaza getirme seansı sonrası, her biri ayrı ayrı en hassas duyguların insanı olan* matmühlerin galeyana gelmesi sonucu başlayan çılgınca bir drop mevsiminde en fazla kurbanı vermiş hocadır.

"resmen tecavüzü ertelemiştik. yüzümüzde dropun verdiği embesilce bir gülümseme vardı ve biz mutluyduk..." dedi ve sessizce ayrıldı oradan genç adam.
gulersem gulersem
kapı kilitleriyle kafayı bozmuş doçent kişisi.

düzeltme: iki buçuk sene önce yazılmış bu yazı kendimin ne kadar dar görüşlü olduğunu, hiç değilse o senelerde bilmediğimin göstergesi olması bakımından ibreti alem için kalsın. ve fikret bey için yazacağım yeni yazı ise,

gerçekten oldukça iyi bir hoca ve eğitmen, eğer hocam burayı okuyorsanız özür dilerim önceden düşündüklerim ve yaptığım saygısızlıklar için.
paranoiagenerator paranoiagenerator
aşağıdaki, evvel zaman içinde balta'nın öğrencisi olmuş olan babamın tanık olduğu bir enstantanedir -peheyy- :

balta ders sırasında öğrencilik yıllarından bahsetmektedir. "çocuklar, ben üniversitedeyken bir sınavda adamın biri harıl harıl kopya çekiyordu, çok sinirlendim; bir şey diyeyim dedim, demedim; tepem attı, yarım bıraktım sınavı, çıktım salondan." der kendisi. ve ekler "90 aldım o sınavdan."

olayın tam versiyonu muhtemelen bundan biraz daha farklıdır ancak balta bu dönem insanlarında bayağı bir travmatik etki yaratmış olacak ki periyodik aralıklarla yad ederler kendisini toplucana.
1 /