filistin benim meselem değil

1 /
gamlı baykuş gamlı baykuş
ekşi sözlükte açılan bir başlık, onu söyleyeyim de; adım "başlık hırsızı" olmasın.
bazen göte göt demek çok zor oluyor ama biri önden ilk taşı atınca cesaretleniyorsun;
aslında bu tarz meselelerde bi şeyler yazmaktan çok hoşlanmıyorum açıkçası, kendi adıma biraz daha zamansız ve kendimle alakalı şeyler yazmayı seviyorum.

zaten ülkede gündem o kadar sık değişiyor ki, takip etmek imkansız, bunun yanında da zerre kalıcılığı yok. ben geri dönüp yazdıklarıma baktığımda hatırlamadığım olayları da görmek ve "s*kim ya bu ülkede bu da olmuştu" demek istemiyorum. kendimle ilgili yeterince sıkıntım var zaten ama bizim insanımızın iki yüzlülüğünden midem bulanırken bazı şeylere de susamıyorum zaman zaman.

bir yerlerde birilerinin birilerine zulmetmesine dayanamıyorum, çok üzülüyorum ve anlayamıyorum. geri zekalı değilim, çocuk yaşta değilim ama anlayamıyorum gerçekten; insan insanı nasıl öldürür ki? bakın mesele de bu zaten; müslüman yahudiyi, yahudi müslümanı değil; insan insanı nasıl öldürür?

ama kendi yaşadığı yerde, yanı başında insanlar geçim sıkıntısından kafasına sıkarken sesini çıkarmayıp da, "ümmet can çekişiyor" diye nara atanlar var ya; iki yüzlülükte, acımasızlıkta, riyakarlıkta o çok kınadığınız, savaşa ve zulme sevinen yahudilerden zerre farkınız yok.

bu da altına imzamı atacağım ekşideki başlığın ilk girisi;


2
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
olaya bireysel olarak bakarsak bizi direkt olarak etkilemeyen hiçbir şey bizim meselemiz değil zaten. covid ölümleri benim meselem değil mesela, ölüm istatistikleri nedir sorsalar en ufak fikrim yok. tesadüfen gördüğüm rakamları da unutuyorum zaten aklımda kalmıyor. he meselemiz olmalı mı? sen bir hiçsin, ülke vatandaşı olarak hiçsin, dünya vatandaşı olarak saymıyorum bile. sen ve senin gibi birkaç bin kişi bugün ölse dünya vatandaşlarının da meselesi olmayacak kadar hiçsin. ölen binlerce ıraklı, afganistanlı, filistinli, suriyeli kadar hiçsin, ne eksik ne fazla.

tüm bunlar bir gerçekken filistin benim meselem değil, bilmemne benim meselem değil şeklinde kendine önem atfetmen acınası duruyor. ya allahaşkına olsa ne olur olmasa ne olur. tesadüfe yaşayan canlılarsınız. elinizde bir yaptırım gücü yok. kendinize hayrınız yok. yarınınız belli değil. üç kişi biraraya gelip, keyfi çıkarılan bir yasayı bile protesto edemiyorsun. senin meselen sana yeter zaten.
2
cocochanel cocochanel
meselesi olanlar da başkalarının çocuklarını ölüme göndermeyi teklif ediyor. her olaya bu şekilde çare bulunacaksa politik ilişkileri bırakıp ordu devleti olalım bari ?!
(bkz: fatih erbakan )

ben de ölenlere üzülüyorum ama ağzı olan türk askeri kudüs'e nağraları atıyor. türk askerinin kanı sebil değil. üstelik iki tarafa da dengeyle yaklaşması gereken bir konumdayken, her şeyi bırakıp bizi defalarca arkamızdan vurmuş bir ülkeye de asker gönderemeyiz. kudüs sadece türkiye'yi ilgilendirmiyor. filistinliler o kadar milliyetçilerse ingilizlerin oluşturduğu bayraklarını değiştirsinler önce.

twitter.com

arapların şu tweetin altında ağlamaları da cabası. bu nasıl bir yüzsüzlük, çevrelerinde o kadar arap devleti varken, dünyada 1,5 milyar müslüman varken işlerine gelince türkiye diye sayıklamaları yetti artık.
2
filhamdiye filhamdiye
sığ bir bakış açısı.
kimse islamdaki uhuvvet (kardeşlik) bilincine sahip olmak zorunda değil, "ümmetçi" de olmak zorunda değil. ortalama bir müslümanın diğer müslüman halklar hakkında sahip olması gereken hassasiyetlere de sahip olmak zorunda değil. bütün bunları geçtim müslüman ya da hümanist de olmak zorunda değil. olaya dinler, halklar, etik değerler üzerinden değil de kişisel çıkarlar üzerinden baksak bile israil'in yıllardır devam eden politikası türkiye'de yaşayan bizlerin çıkarlarına ters.

i̇srail bir din ve ırk devleti. bu doğrultuda hedefleri olan 1947'den günümüze kadar sürekli genişleyen bir ülke.





i̇srail'in hedefleri sadece filistin toprakları ile de sınırlı değil. i̇srail'in hedefi tüm "vadedilmiş topraklar (arz-ı mev'ud)". bu toprakların içinde türkiye'nin de toprakları var.











ortadoğuda kopan bunca kıyamet, ırak ve suriye'nin parçalanmak ardından o topraklarda kürt devleti kurulmak istenmesi israil'in dolayısı ile siyonizmin şu an devam eden işleyen planları arasında. zira güçlü devletlerle değil de küçük küçük parçalanmış devletlerle uğraşmak daha kolay olacaktır onlar için. olaylara sadece filistin meselesi olarak değil bu açıdan bakmak daha doğru olacaktır.
3
turkchekarakter turkchekarakter
filistin dünyadaki herkesin meselesidir.

zira dünyada son yüz yıl içinde oluşturulan sömürü düzeninin liderlerinin yahudi toplumu olduğu aşikardır.

bugün abd her hal ve şart altında i̇srailin arkasında durmaktadır. peki sebep? çünkü abd yönetimi neredeyse tamamen yahudilerden oluşmaktadır.

yahudi toplumu nüfus bakımından çok fazla değildir. fakat müthiş eğitimli oldukları yadsınamaz. bu sayı açıklarını abd gibi yeni kıtada oluşturulan amerikan halkı ile kapatıyorlar bariz. kimliksiz bir toplumu, tamamen para üzerine kurulmuş değersiz değerler üzerine oluşturulmuş güç imparatorluğunu yönetmek ve bu güç ile dünyada hakimiyet sağlamak gayet zekice.

bilirsiniz çoğu fantastik film ve animasyon yapımlarında zeki bir cüce ve onu koruyan taşıyan iri kıyım bir geri zekalı tiplemesi vardır. o cüce i̇srail diğer hıyar da abd halkıdır.

kendi öğretileri yahudi toplumu dışındaki her halkın hayvandan farksız olduğunu öğretir. bu da tüm canlıların onların malı olduğu sonucunu doğurur. osmanlı imparatorluğu, bu gücün orta doğudaki enerji kaynaklarına hakim olmak ve orada büyük i̇srailin kurulması için ortadan kaldırılmıştır. bunu zamanın gücü i̇ngiltere sayesinde başarmışlar. i̇ngiltere sayesinde yıkılan osmanlı imparatorluğu yine onlar tarafından parsellenerek altın tepsi içinde yahudilere sunulmuş. sonrasında devletleri ortadan kalkan türklerin gazını almak için kurulmuş olan cumhuriyet, dini değerlerden arındırılmış halde etkisiz kılınmak istenmiştir. devlet dinsiz bırakılmış, bürokrasi, çağdaşlık adı altında laiklik tanımı ile her ne kadar dinsiz bırakılmış olsa da halkı tamamen dinsiz bırakılamamıştır.

arz ı mevud ülkemizin de önemli bölümünü kapsar. bugün o bölgeler için kürt kartı kullanılıyor olsa da asıl amaç büyük i̇srail için hazırlık yapmaktır. zavallı ayrılıkçı kürt kardeşlerimiz ise bağımsız kürdistan hayali ile avutuluyor. neyse o konu başka.

sonuç olarak ister dini, ister milli, ister vatansever ister sırf rahatımız bozulmasın diye düşünüyor olsanız da bu konu hepimiz için önemlidir.

yok "benim için bu ülkeyi yahudi yönetmiş yönetmemiş önemli değil" diyen orospu çocukları için siktirin gidin bu ülkeden demekten başka bir şey söylemeye de gerek yok.
saiyajin saiyajin
filistin şu aralar müslümanların meselesi gibi görünüyor. müslüman arkadaşlar gitmek isterlerse bir gemi ayarlayıp yollayalım. gerçek müslüman bunu yapmalı. aksa'yı kurtarma zamanı. haydi!
10
anabacı vokke anabacı vokke
normal şartlar altında kabul etmemin mümkün olmadığı yaklaşım. çünkü kimileri kendisini avrupalı sansa da ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili cennet bir ortadoğu köşesi olduğunun bilincindeyim. ama dediğim gibi normal şartlarda...

bugünkü ortamda bu söylem devrimci bir yere oturuyor bence. çünkü akp'nin ve ortağı mhp'nin tüm ülkeye dayattığı şey şu: güvenlik uğruna hukuktan, refahtan ve demokrasiden vazgeçin! kah bu pkk gibi bir iç güvenlik sorunu oluyor ama bu silahlı hareketin arkasındaki sosyal taban ve siyasi talepler görmezden geliniyor. pkk için demokrasiden feragat ediliyor, pısırık muhalefet kılıçdar selahattin demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılmasına korkunç ama evet diyebiliyor örneğin. bu yeri geliyor dış tehdit oluyor, kah doğu akdeniz'de kah dağlık karabağ'da fetihçi hayaller pompalanıyor. biz bu süreçte sınırlarımızı genişletmezsek yok olacağız diye bir beka syölemi eşlik ediyor buna... muhalefet gara istisnası sayılmazsa ak-mhp'nin her dayatmasında bu ülkenin mutlu yarınlarından vazgeçti. giderek daha dibe çöktük...

ben bu açıklamayı "bundan sonra sizin milliyetçi hamasetiniz için kendi refahımızdan ve özgürlüğümüzden vazgeçmeyeceğiz" diye okudum. kim başlatmış bilmiyorum ama muhalefet partilerinden daha doğru ve cesur bir tutum aldıklarını söyleyebilirim.
8
the darknick returns the darknick returns
bok çukuru geleceğin emanetçilerinin zeka seviyesinden , midesizliğinden ötürü çıkan seviyesiz söylemdir. kendi sosyal hayatlarında neyi becerip beceremedikleri, kalibresenin, birikimlerinin ne olduğu meçhul zatların olaya bakış açısı "bana göre, bence, beni ilgilendirmez"den ibaret.
parkla ilişkiler uzmanı parkla ilişkiler uzmanı
bizim insanımızın çevresinde olup bitenlere duygusal tarafından bakıldığı düşüncesi ile hareket etmesi ve stratejileri hesaba katmaması sebebiyle benim meselem değil dediği filistin'deki insanların yerlerinden , yurtlarından edilerek yıllardır açık hava hapishanesine çevrilmiş toprak parçasında vuku bulan hadisedir. filistin meselesini sadece dini boyutlarıyla ele almak ve iktidarın bu meseleyi sahiplenişe muhalefet etmek geçmişle çelişkidir. atatürk'ün 1917 sonrasında filistin'e yahudi göçünün karşısında duyduğunu, deniz gezmişlerin filistin meselesine sahip çıktığını düşündüğümüzde aslında meselenin enternasyonel ve ideoloji üstü bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğini anlamamız gerekiyor.
kaynak : odatv4.com

bunun sahne arkasında türkiye'nin devlet olarak i̇srail'e zamanında ciddi yardımları dokunması , asimilasyon sürecinde bir çok yahudi'nin bu süreçten etkilenmemesini sağladığını düşündüğümüzde ve buna istinaden i̇srail'in her politikada türkiye'ye karşı tavır alması aslında türkiye'nin sesinin bu kadar yüksek çıkmasına sebep oluyor.

i̇srail 1999 -2004 yılları arasında 8 sütuna manşet olan pkk'lılara eğitim verdiği görüntülerin yayınlanmasından sonraki süreçte i̇srail'e karşı sürdüğü politikalarda bir takım değişimlere gitme kararı kaldı. türkiye onca desteği karşısında aldığı bu yanıttan sonra zaten i̇srail ile politikalar ciddi bir süzgeçten geçmeye başladı.hatta 2004 yılında dönemin dış işleri bakanı abdullah gül'e bu kamplarla alakalı soru sorulmuş ve cevap olarak izliyoruz demişti , durumu yalanlamamıştı.
kaynak :
http://www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=137713

i̇srail’de pkk kampları pakman world

bu süreçten sonra türkiye i̇srail ilişkilerinde kırılmalar başladı. i̇srail'in amacı bölgede pkk'ya destek vererek türkiye sınırında ve içeride sürekli karışıklığı hakim kılmak ve ileride i̇srail'in büyük projesi karşısında bu güçleri kullanarak sonuca daha kısa sürede varma düşüncesi vardı. bunun ilk ayağı filistin'i tamamiyle i̇srail'in kontrolüne almak , ürdün ve çevre arap ülkelerine filistinlilerin göç etmesini sağlamaktı. gazze'de 1 milyon 300 bin, batı şeria'da 914 bin, lübnan'da 447 bin, ürdün'de 2 milyon 100 bin, suriye'de ise 500 bin filistinli mülteci olarak yaşıyor. nüfusu 12,5 milyon fakat 5,9 milyonu mülteci konumunda. tabi burada konuda bir haber olan bir çok kişi filistinliler toprak satmasaydı diyorlar. fakat öyle toprak satmakla devlet kurulacak bir mesele olmadığını , osmanlı döneminden başlayan ve yahudilerin türlü türlü oyunlarıyla filistin'e göç ettiklerini anlatan yazıyı okumanızı tavsiye ederim.

kirsehirhaberturk.com

kısacası şu anda türkiye'nin filistin meselesini sahiplenmesi sadece dini gerekçeler değil aynı zamanda stratejik sebepleri de bulunmaktadır. i̇leride oluşturmayı planladıkları vaat edilmiş topraklara ulaşırken türkiye'den toprak alınacağı gerçeği kulak arkası edilmemelidir. bunların hepsini bir kenara bırakıp politikacılar bunları düşünsün desek bile insani olarak çok rahatsız edici durumlar var. hamas teröristtir diğerleri şöyledir bunlar böyledir , onlar saldırıyorlar diyerek vicdanımızı kandırmayalım. yıllarca emek vererek inşa ettiğin yada satın aldığın evinden bir gün birilerinin seni zorla çıkartmak istemesini savunmak samimi bir bakış açısı değildir. bir de bunu zorla yaparken insani travmalara sebep olmak , çocukları öldürmek , hedef gözetmeksizin saldırmak karşısında sesini çıkartmamak kabul edilebilir bir durum değil. biz tabii ki kendi ülkemizde ihtiyaç sahiplerine yönelik yardımların fazlalaşması gerektiğini savunacağız , fakat bunun karşılığı bu insanlara yapılan zulmü görmezden gelmek anlamına gelmemeli. bugün türkiye'de fakirin ihtiyacı zenginin israfı kadar ve sadece devletin üzerine atılarak çözülecek konu değil.

bir de şunu ilave edeyim köyümüzde bir bağımız var dedemden kalan. 40 yıldır amcam her sene bizden para toplar oranın bakımı için fakat hiç birimize o bağdan bir kilo üzüm bile gelmez. amcama sordum yıllardır bir kilo üzüm gelmiyor görüyorsun ki satılan üzümler bırak kar etmeyi kurtarmıyor bizi üstüne para veriyoruz. amcam şunu dedi hiç unutmam ; bize yarın babasından kalan bir emanete sahip çıkmıyor bunlar hayırsız evlat desinler istemediğim için nam olsun kar olmasın ama emanet ayakta dursun. türkiye'nin bu meseleye bir de bu tarafıyla bakışı var. bizim ülkemiz yardım sever bu algının da diri tutulmaya çalışıldığını düşünüyorum. kısacası durumun özeti budur.hatam var ise sevgili yazar ve okurlar affınıza sığınıyorum fakat tüm gerçekçiliğiyle kaynaklarıyla bu meselenin özü budur.
sithin sene sithin sene
ilk giridedki ana fikre, ve görselde yazılan eleştirilere katılıyorum.

bizim meselemiz 128 milyar doların nerede olduğu.
bizim meselemiz aşımız, bu pandeminin kötü yönetilmesi.
bizim meselemiz aşımız, işsizliğin ve hayat pahalılığın eriştiği nokta.
bizim meselemiz hukukun guguk edilmesi.
bizim meselemiz, bizler evimize tıkılmışken, turistlerin fink atması ve iktidar yandaşı mitingler yapılmasıdır.
bizim meselemiz kendi ülkemizde ikinci sınıf vatandaş durumauna düşürülmemizdir.
ve gel gelelim bizim meselemiz filistindir.

filistin bizim meselemiz, zira ortada açık bir zulüm vardır. buna sessiz kalınamaz. filistinlilerle olan tarihi ve kültürel bağlarımız da ortadadır. bu işin gönül tarafı. bir kesim arkadaşlar, devlet işlerinde duygulara yer yoktur diyebilirler, ki haklıdırlar. lakin duygulara yer vermeden bakıldığı vakit de diyorum ki filistin bizim meselemizdir.

öncelikle israilin günümüz politikası ziyadesiyle türkiye karşıtıdır. bu olumsuz tabloda ülkemiz akp hükümetlerinin kabahati de vardır, ancak israilin de kabahati hiç az değildir. kaldı ki israil, bu siyasi olayları türkiye-israil arasında geçici bir kriz olarak görmek yerine, türkiyenin doğu akdenizdeki haklarını adeta yok sayan, east med boru hattı projesi, ve doğu akdeniz gaz forumu üyesi olmuştur. israil, yunan tezlerini açıktan savunmakta ve yunan askerlerini de eğitmektedir. sizce kime karşı?

tr.sputniknews.com

dahası, israilin yunanistan ile işbirliği bununla da sınırlı kalmıyor;
tr.sputniknews.com
www.meta-defense.fr

haydi diyelim bunlar gelir geçer, nasıl geçecekse. olay yine bitmiyor, zira israilin gelecek hedefleri türkiye ile çarpışma rotasında olduğunu gösteriyor.

israil, ortadoğuya sokulmuş bir hançer, bir inşaat çivisi. ve bu çivi ilerliyor. bu çivinin ilerleyişine karşı ön cephede on yıllardır filistinliler var, bir şekilde direniyorlar. metodları ve ne kadar başarılı oldukları tartışılabilir, ama direniyorlar. israil filistinlileri istediği noktaya getirince duracağını mı zannediyorsunuz? israilin gelecek öngörüsü, vaad edilmiş topraklar sınırına erişmek, ki bu sınırın içerisinde pek çok bölge ülkesi hatta türkiye'nn bir bölümü de yer almakta. israilin bunu reel-politiğe geçirmesi şu an mümkün değil, ancak israil arzı mevud davasından vazgeçmez. yunanistan megali ideasından vazgeçiyor mu? ermenistan büyük ermenistan ülküsünden vazgeçiyor mu? özetle, israil, ne yaparsak yapalım, muhtemelen gelecek asırda türkiyenin düşmanı olacaktır.

israille de filistinle de diplomatik ilişkiler her daim sürmelidir. bu gerek türkiye, gerek israil gerek filistin çıkarınadır. ama filistinlilerin yaptığı bazı hatalar (mesela, doğu akdeniz gaz forumuna filistin de üyedir) israilin yaptıklarını ortadan kaldırmaz. kim türkiye aleyhine ne yapıyorsa unutulmamalı, gerekli şekilde karşılanmalıdır. lakin bölge ve türkiye için israil potansiyel ve daha büyük bir tehdittir, bu unutulmamalıdır.

geçmişte kafkaslar rus itilasına uğradı, sınırlarımız dışındaki bu direnişe bizim meselemiz değildir demedik, destekledik fakat yine de istediğimiz sonuç elde edilemedi. çerkes direnişi acımasızca bastırıldıktan sonra osmanlı ile rusya burun buruna geldi, ki sonuçları da osmanlı açısından hiç iç açıcı olmadı.

türkiye kendisini kendi hudutlarında savunabilecek bir devlet değildir. o sebeple, istesek de istemesek de filistin meselesi bizim meselemizdir.
1 /