film izlemek

1 /
nothing nothing
film izlemek, özellikle sakin kafaya yapılması gereken eylemdir. dalgın kafayla bir şey anlaşılmaz, hele birde yanınızda sevdiceğiniz varsa hiç anlaşılmaz.
charlie charlie
bambaşka bir zamanda bambaşka bir yerde bambaşka insanların arasında bambaşka bir dille varolmak... en azından film bitene kadar.
venom venom
eğer bir film boşboş, köpek misali koku sürüyor, araba takip ediyor gibi izleniyorsa büyük bir kayıptır.
film dediğin yorum yaparak, gerektiği sahnelerde tezahürla, alkışla ya da küfürle olaya katılarak seyredilir.
misal, nicolas cage suratını astığında tek başıma bile olsam "amına koduğumun emrahı" demeden edemiyorum.
zaknafein zaknafein
dışarıdan görüldüğü gibi kesinlikle basit bir iş değildir öncelikle.çeşitli kurallara sahiptir ve bu kurallar ne yazık ki katıdır.uymayanlar günümüzde bilgisayarı ve interneti olan her film eleştirmenince kınanır ve karalanır.

bir defa şunu anlamak lazım ki , film boş zamanda izlenmez.hele hele aylar ve yıllar öncesinden sesi duyurulan , milyon dolarların akıtıldığı dev filmleri boş , değersiz bir zamanda sırf vakit geçsin diye izlemek orospu çocukluğu ile eş değerdedir.bu tür filmler izlenmeden önce okul asılır , patrondan izin alınır , verilmezse o da kırılır yani ne yapıp edip en yoğun en pis zamana denk getirilir ki film buna değsin.e kolay mı adamlar servet dökmüş , oyuncuları birer yıldız.aslında servete de lüzum yok gökhan zan form tutsun baya iyi olur herneyse.dediğim gibi maliyet önemsiz , film mükemmel mi , rekorlar kırmış mı.hee orda durmak , izlemeden önce iki kere düşünmek lazım.

onun haricinde böyle uyduruk , düşük puanlı ne bileyim gereksiz , sırf ben film çektim demek için çekilmiş kötü filmleri boş zamanınızda izleyebilirsiniz.ama yine de bu filmin bu kadar kötü olduğundan emin olun.haşaaaaa eğer film iyiyse sıçtınız.hayır kardeşim hangi mantıkla boş zamanında film izliyorsun sen ya deli mi sikti allahını seversen ?
setheleh setheleh
film izlemek hususunda değinmek istediğim bir nokta var: arkadaş tavsiyesi.

mesela "güzel bir film seç , çiftlerin izlemesi için uygun olsun" dediğin adam, haneke'nin cache'sini gönderebiliyor. ya arkadaşım, bir çift neden bu filmi izlesin? oturup "ötekileştirmenin ve sınıf ayrımının belirgin bir biçimde işlenmesi...hmm...klasik haneke gerilimi. sen ne düşünüyorsun?" mu diyecek bu insanlar birbirlerine!?! eskiden millet arabasını ödünç verip, cebine de para koyuyordu arkadaşının aynı durumda. yazlığa falan gidiyordu be! yazıklar olsun.
just for now just for now
dünyadaki en huzur verici aktivitelerden birisidir kanımca. eğer gerçekten kendinizi kaptırarak seyrederseniz filmin içinde bulursunuz kendinizi, gerçek dünyadan tamamen soyutlanarak...mutluluk veririr insana, zorunlu sorumluluklardan kaçmak, farklı dünyaların içinde kendini bulmak. tehlikelidir de. çoğu film mutlu sonla bittiği için inandırırsın kendini her şeyin iyi olucağına. polyanacılık oynamaya başlarsın sonra, daha fazla hayal kırıklığına uğrarsın. en iyisi, çok fazla filmlerde yaşamamaktır, net olan gerçekleri görebilmektir.
mechanic god mechanic god
çoğunlukla yalnız yaptığım aktivitedir.ortamda birileri olduğu zaman keyfi olmuyo herkesin kafasından götünden bi ses çıkıyo...en iyisi ıvır zıvırları alıp yalnız takılmak...
karate schnitzel karate schnitzel
filmde oynayan ünlü oyuncunun kazandığı paraları düşününce türlü küfürlerin savurulduğu aktivite. diğer yandan müzik dinlemek ve oyun oynamak ile beraber dünyanın en zevkli aktivitelerinden. yalnızken keyif vermeyen bu eylem, aklı başında ve zeki biri(leri)yle izlenirse tadından yenmez. yorumlar yapılır, espriler döner, alt metin kurcalanır. kimi sinematografinin güzelliğinden dem vurur, kimi müziklere takılır yorum yapar. en nihayetinde hakkı verilerek izlenen bir film (özellikle iyi bir film) insana çok şey katar.

(bkz: recep ivedik 2)
senaryocu senaryocu
iki şekilde vücuda gelir efenim bu eylem...

1- sadece taşağına, zevk olsun diye, güzel vakit geçsin diye izlenir...

2- merak için izlenir...

bunlardan en faydalı olan merak için izlenenedir. çünkü merak edilerek izlenen bir filmden istifade etme yüzdesi çok fazladır. bir kere bir film merak ediliyorsa orada seçicilik var demektir. ki seçilik aslında film izlemenin en temel kuralıdır. önüne gelen her filmi izleyip daha sonra filmin ismini dahi hatırlayamamak gibi ebleh bir hareket sinema denen kutsal sanata hakarettir efendiler...

oyuncusuna, yönetmenine, senaristine hatta görüntü yönetmenine, müzisyenine kadar her alanda seçicilik mümkündür. ama yeni başlayanlar için oyuncuya göre seçim yapmak en iyisidir. çünkü en fazla onlar göz önündedir ve kamera arkasına nispeten daha fazla tanınırlar.

film izlemede evrensel ahlak ilkesine erişmek isteyenler ise izlediği filmleri bir liste halinde tutmalı,yönetmenine senaristine dikkat etmeli, filme puan vermeli, hiç olmazsa, bir iki cümleyle dahi olsa film hakkında yorum yapılmalıdır.

eğlencelidir vesselam...
tembel tembel
kendi film değerlendirme kriterlerinizi oluşturur ve film izleme eyleminden ne beklediğinizi net olarak bilirseniz, maksimum verimle gerçekleştirmeniz çok daha kolay olur. mesela ben, aşağıda verdiğim kriterleri alt alta yazıp süperpoze ettiğimde, altı puanı aşamayan bir filmin başına hiç oturmuyorum. kafam son derece rahat. buyurun:

silah, dabanca, patlangaç +3
iyi çekilmiş araba kovalama sahnesi (ronin stayl) +3
çıplaklık +2
sevişme sahnesi (10 saniyeden uzun olmak kaydıyla) +7
monica bellucci +5
uzay, uzaylı (uzayın ve uzaylının dostu) +8
ışın kılıcı +42

birbirlerine neler hissettiklerini anlatan kadınlar -2
içsel yolculuk, aydınlanma -3
birbirlerine göz süzen tipler -1
ailenin kutsallığı -4
dinsel, milliyetçisel vs. mesaj -6
herhangi mesaj -3
durup dururken şarkı söylemeye başlayan tipler -2
sonbahar yapraklarıyla bezeli masaçusets sokakları -5
iki ve daha fazla çocuk oyuncu -20
her türlü köpek ve benzerleri -25
1 /