filmini izlemeden önce kitabını okumalı

1 /
yarından önce bugünden sonra yarından önce bugünden sonra
bu konuda kitabın daha iyi olduğunu söylemeyeni döverler zaten ancak asıl sorun bu iki şeyin kıyaslanmasıdır.

çünkü bu ikisinin kıyaslanması elma ile çileğin kıyaslanması kadar saçmadır.

senaryo dediğiniz şey maksimum 150 sayfa ve 120 sayfası diyaloglardan oluşan bir metindir... misal yıldız tozu kitabı 288 sayfadır ve filmi 120 dakikadır. kitabın başında yer alan dunstan thorn'un hikayesi es geçilmiştir.

tristan'ın yıldız ile karşılaşması başkadır. fakat kitabı birebir aktarmanız mümkün değildir.

diğer bir örnek, hobbit. 426 sayfalık kitabı 3'er saatlik 3 filmde tüm detayları ile anlatabilirken lord of the rings'in bin sayfanın üzerindeki efsanesini 9 saatlik bir film serisi ile tam olarak anlatamazsınız. bunu yapabilme imkanınızda yok zaten.

benim çok beğendiğim inkherat filmi 90 dakikanın biraz üzerinde iken kitap 534 sayfadır ve devam kitapları mevcuttur. ama siz inkheart'ı okuyup filmini izlerseniz, bu ne ya dersiniz...

kitap uyarlama işi kolay bir iş olmadığı gibi birebir uyarlanması da mümkün değildir. sinemada 120 dakika bile bazen çok uzun zaman anlamına gelirken 300 sayfalık bir kitabı birebir aktarmaya kalkarsanız belki 250 dakikada bunu başarabilirsiniz. fakat 4 buçuk saatlik bir filmi kimse izlemez.

ikisi farklı amaçlar güder. o nedenle filmi yapılan kitapların, kitapları daha iyi demek klişeden öteye gitmez.
sözü özüdür insanın sözü özüdür insanın
kıymetli insan

önce filmi izle, sonra kitabı oku!

sinemanın büyüsü gizdir, meraktır, soru sordurmak cevaplar arattırmaktır. bir sonrası sekansı veya filmin sonunu tahmin edebilecek duruma geldiyseniz o filmin lezzeti gitmiştir artık. kitabı okuduktan sonra filmi izlerseniz filmin gidişatı hakkında güçlü bir ön bilginiz olacağı iyi bir izleme deneyimi yakalayamazsınız.

filmi izledikten sonra kitabı okursanız kitabın tasviri ile filmin zihninizdeki sahneleri güzel bir bütün oluşturur. yazarın/senaristin/yönetmenin hayal ve anlatım gücü mukayesesini daha iyi yaparsınız.

eğer bu kalıp düşünceyi "filmi izlerlerse kitabı okuma istekleri azalır, törpülenir" bağlamında kullandıysanız katılabilirim elbette.
terminal tedirginliği terminal tedirginliği
kitap okumak ile film izlemek arasındaki fark şudur: kitap okurken o filmin yönetmeni siz olursunuz; karakterleri siz oluşturur, siz yönlendirirsiniz. film izlerken ise yönetmenin yani başka bir okuyucunun hayalini izlersiniz.

sizi bilmem ama ben kendi filmimin yönetmeni olmayı seviyorum. karakterler ile daha çok bütünleşip daha derinlemesine hissediyorum.
badass badass
dövüş kulübü ve otomatik portakal için geçerli olmadığını düşündüğüm argüman. filmleri de en az kitapları kadar muhteşem, yazarların vermek istedikleri hissiyat iki yapımda da olması gerektiği gibi aktarılmış.

hakan günday'ın daha'sının galasına gitmiştim. galada yönetmeni filmin bir üçleme olacağını belirtmişti fakat film kitaptan ayrışmıştı. hikayeyi ve hissiyatı ne noktada bağdaştırabilirler bilmiyorum. kitap elma, film armut olduğu için böyle bir çabaları belki de hiç olmamıştır fakat benim bu olaydaki kıstasım ikisinden farklı tatlar almaktan ziyade ikisinden de aynı hissiyatı alabilmek. yapım olarak güzeldi, fakat kitabın üstüne çıkma ihtimali yok benim gözümde.

dizi olacak olsa bile masumiyet müzesi'ni merakla bekliyorum. umarım umutlandırıp utandırmazlar.
mgun mgun
evet okumalı ki filmden alacağınız keyfi sıfırın altına indirin... mutlu olmaya hakkınız yok!
böyle tavsiye mi olur allasen... önce film sonra kitap...

zevkler!
7
1 /