filtre kahve

11 /
lazpinokyo lazpinokyo
starbucks ın çok iyi yaptığı en ucuz kahvesi, kahveyi alırken fakirlan bu gibi oluyorum asdfj... arkadaşlara valla sevdiğim için alıyorum diyorum anlatamıyorum inanmıyorlae asfgs...
pislick0 pislick0
ortalama olarak günde 2 bardak içtiğim güzide kahve. özellikle sütsüz ve şekersiz ayrıca biraz da yoğun kahve ile yapılırsa damak çatlatır (lezzetten). eskiden tchibo dan 400-500 gram alırdım ancak son gittiğimde 100 gram kahvenin 14 lira olduğunu görünce, bu adam silkeleme işine tahammül edemeyip almadım. i̇nternette tchibonun special edition adı altında satılan daha ucuz modelleri var onlardan aldım. bundan sonra kilo ile çekirdek filan alacağım sanırım.
lorquet lorquet
mc donald's ın ilgili reklamı resmen ülke reklamcılığının ne kadar yerlerde olduğunun yegane göstergesidir. böyle vasat bir işi sektörün her ortamında görebiliyorsunuz. millet de, sürü mantığı, tuzla koşarcasına övdükçe övüyor.
tamam kötü değil ama reklamdaki tüm muhabbetler zaten sürekli olarak sosyal medyada bu zamana dek fazlaca dönen geyiklerden fazlası da değil. yeni bir şey yapma, i̇nsan algısında bir şey uyandırma, zaten algıda varolan şey üstüne git millet de seni konuşsun... sonuç olarak kendinden konuşturması yönüyle başarılı sjfkdldld ama balon.

o değil de kahvenin içindeki kahvedir umarım ^^
bitse de gitseks bitse de gitseks
filtre kahve, türk kahvesi, yunan kahvesi vs ne derseniz aslında bunlar kahvenin yapılma yõntemine göre verilen isimlerdir. kahve denilen şey aslında, arabica ve robusta olarak ikiye ayrılır. robusta daha yoğun aromalı, sert ve kafein oranı arabica'a göre daha fazladır bu nedenle espresso gibi yoğun ve sert kahvelerde kullanılır. arabica ise daha yumuşak içimi olan türk kahvesi, filtre kahve gibi kahvelerde kullanılır.
türk kahvesi dururken filtre kahve içen insanları eleştirenler şimdi iyi okusun; özünde ikisi de arabica çekirdeği, birisi demlenip süzülerek içilir, diğeri pişirilerek içilir. kişilerin damak tadına göre tercihleri değişebilir. zaten coğrafyamızda kahve yetişmediği için türk kahvesi duyarı yapmak biraz saçma oluyor.
şimdi gelelim işin bilimsel kısmına, kahvenin karaciğer üzerine olumlu etkileri artık bilinen bir şey. ama bu etki mekanizması henüz çok net değil, burada olası aktörün eksozom denilen mikroveziküller olduğu düşünülmektedir. kahvenin eksozomlarına kadar inmiş birisi olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, filtre kahvede bu eksozomlar türk kahvesine göre daha fazladır.
granül kahvelerin bu konuda yeri yoktur.
3
birkücüknokta birkücüknokta
kahve çok severim, birçok kahve de denedim ama bu aralar sürekli içtiğim ve yeni keşfettiğim, bi kahve var ki hiç tahmin etmezdim bu kadar seveceğimi. ikea'nın espresso coffee beans adlı kahvesi. asiditesi orta gövdesi yüksek olan bir kahve. tatmadıysanız mutlaka tadın, tattırın.
olea olea
tercihi her daim double türk kahvesi ve çaydan yana olan şahsıma gecenin bir yarısı aşerme haliyle gelen bir arzu neticesinde son 1 haftadır su niyetine içmekte olduğumdur. aromalı hallerini sevemedim ama yarın ne olur bilmiyorum.
faurbourg faurbourg
kahvenin en ekonomik ve en lezzetli halidir. bir kafeye giderseniz kahve bazli içecekler arasında en uygun fiyatlı olanı filtre kahve ve americano'dur. americano espressonun sulandırılmış halidir. tabii ki zevkler farklıdır ancak filtre kahvenin yerini tutmaz.

ayrıca evde de çeşitli yöntemlerde demlenebilir. en basit yöntem french press ile demlemektir. bu yöntem sizi çok zahmete sokmaz ancak kahvenizin soğumasını göze almanız gerekir(termoslu olanları istisna).

diğer bir yöntem benim favorim olan hario v60(dripper) ile demleme yöntemi. french press'e göre daha maliyetlidir ancak size profesyonel bir kahve demleme imkanı sunar. bu yöntem için kağıt filtre almanız gerekir. piyasasa 4 ve 2 boyu bulunur. 4 olan elektronik kahve makineleri, 2 olan ise v60 için daha uygundur. elinizde 4 numara filtre varsa onunla v60'da demleme yapmayi deneyebilirsiniz ancak kaliteli bir filtre değilse alt kısımdan açılıp süzgeç işlevini kaybedebilir. ancak bu yöntemde de french press kadar olmasa da bir miktar ısı kaybı yaşanır. bunu minimize etmek için demleme aparatı ve içine demlenecek kabı önceden sıcak sudan geçirebilirsiniz.

üçüncü yöntem ise elektronik kahve makinaları. çoklu demlemeler için en uygun ve en zahmetsiz olanıdır. bazi makineler kendinden filtreli bazıları ise harici filtre almak gerektiriyor. lezzet açısından arasında ciddi bir fark bana göre yok ancak bu işin gurmeleri için farkedebilir. 4 numara filtre gereklidir. bu yöntemin en güzel yani kahveyi 40 dakikaya kadar sıcak tutmasi(makineye göre değişiklik gösteren bir süre verdiğim ortalama bir değer). günümüzde ev tipi iyi bir kahve makinesi fiyati 350-700 bandında.

makine ve v60 için kahveyi bir üst noktaya çıkartacak 2 detay:
1. önceden kağıt filtreyi ıslamak
2. islanmış kağıt filtre üzerine koydugunuz kahveyi, kahvenin tamamını islatacak kadar miktarda sıcak sudan geçirin. süzülen bu ilk suyu döküp demlemeyi başlatın. bu sayede kahvedeki gaz çıkışını sağlamış olursunuz ve daha soft ve lezzetli bir kahve elde edersiniz.(kullandığınız kahve sert bir kahve değilse aroma kaybına neden olabilir)

chemex, aeropress yöntemlerine pek girmiyorum. bir de moca-pot var ancak her ne kadar filtre kahve demleme amacıyla ortaya çıkmış bir buluş olsa da elde ettiğiniz şey filtre kahve değildir.
11 /