forgotten hopes

pseudo pseudo
alkolik sevgiliye de hitap edilse, söz konusu alkolik bizzat şahsınız da olsa her iki şekilde de acıtan şarkıdır. gözler tek noktaya sabitlenir önce, kalbin taşa döndüğünü söyleyen bölümün sonuna dek usul usul dinlenir. sonra şarkının soru kısmı başlar ki can yakan kısım da aslında bu bölümdür. "did i punish you for dreaming? " dediğinde yürekten mideye doğru inmekte olan yumruklar arkanıza yaslanmanıza sebep olur. sorular bitince bir an etrafa göz atarsınız, elde ki bira şişesinin yazıları okunabilir örneğin.
ama asıl bölüm başlar, "forgotten hopes buried in your soul's lonely grave " bu aşamada gözlerde acıma, boğazda düğüm mevcuttur. tam ağlamamak için gözleri kırpmadığınız, bitsin artık şarkı dediğiniz anda sorular çoğalarak döner "do you ever dream of escaping". dayanamayıp ağlasan da , ağlamasanda; kalkamazsan bir süre oturduğun yerden. şarkı biter ama uzunca bir süre hayatının soundtracki olmuş gibi aklının içinde çalar durur. şarkı sonrası gününün keyfi, ağzının tadı kaçar, 3 dk önce keyifle içtiğinden soğursun. dinlenmemeli, dinletilmemelidir.
bu başlıktaki 14 giriyi daha gör