forgotten hopes

prometheus prometheus
her dinlenildiğinde karın ağrısına neden olan anathemanın akustik harikası

hey you rotting in your alcoholic shell
banging on the walls of your intoxicated mind
do you ever wonder why you were left alone
as your heart grew colder and finally turned to stone

did i punish you for dreaming?
did i break your heart and leave you crying?
don't you ever dream of escaping...

pathetic oblivion
forgotten hopes buried in your soul's lonely grave
pathetic oblivion
remember how you were before you locked your heart away

did i punish you for dreaming?
did i break your heart and leave you crying?
do you ever dream of escaping...
don't you ever dream of escaping?
flu flu
2 senedir kullandığım nickimdir. 2 senedir ifade etmeye çalıştığım fakat beceremedigim şarkıdır. benim yerime ek$i sozluk'te laurana şöyle ifade etmiştir. teşekkurlerimi sunmuşumdur.
53. insanın ağzına sıçan şarkı bu.
(laurana, 26.04.2004 21:09)
evet.
absynth absynth
kötü ruh hallerinde dinlenmemesi gereken şarkılardan bir tanesidir. nakaratına eşlik etmemek zordur. kırmızı şarapla iyi gider.
restless times restless times
loopa alınası şarkılardandır. yalnızken, hüzünlüyken, yapacak bir çok şey varken buna rağmen hiçbir şey yapamazken fena koyar insana. ey ruhlarımızın yalnız mezarına gömülü unutulmuş umutlarımız her neredeysiniz bir selam ediverin.
restless times restless times
depresyondaki bünye dinleyince daha bir koyan şarkı. buradan kendime sesleniyorum:
-do you ever dream of escaping?
-eveeeeeeeeeeeeeeeeeeeetttttttttttttttttttttt.......
onelastgoodbye onelastgoodbye
sevenlerinin şu linki gözden geçirmesinin gerekliliğine inanmaktayım. canlı versiyonunun linki.
(bkz:
)

kayıt edilmiş versiyonunun aksine "hey you, rotting in you alcholic empty shell" diye girizgah yaparlar. agızlarımızda dolanan halinde fazladan bir empty bulunuşunun doğruluğuna kaynak işte.
pseudo pseudo
alkolik sevgiliye de hitap edilse, söz konusu alkolik bizzat şahsınız da olsa her iki şekilde de acıtan şarkıdır. gözler tek noktaya sabitlenir önce, kalbin taşa döndüğünü söyleyen bölümün sonuna dek usul usul dinlenir. sonra şarkının soru kısmı başlar ki can yakan kısım da aslında bu bölümdür. "did i punish you for dreaming? " dediğinde yürekten mideye doğru inmekte olan yumruklar arkanıza yaslanmanıza sebep olur. sorular bitince bir an etrafa göz atarsınız, elde ki bira şişesinin yazıları okunabilir örneğin.
ama asıl bölüm başlar, "forgotten hopes buried in your soul's lonely grave " bu aşamada gözlerde acıma, boğazda düğüm mevcuttur. tam ağlamamak için gözleri kırpmadığınız, bitsin artık şarkı dediğiniz anda sorular çoğalarak döner "do you ever dream of escaping". dayanamayıp ağlasan da , ağlamasanda; kalkamazsan bir süre oturduğun yerden. şarkı biter ama uzunca bir süre hayatının soundtracki olmuş gibi aklının içinde çalar durur. şarkı sonrası gününün keyfi, ağzının tadı kaçar, 3 dk önce keyifle içtiğinden soğursun. dinlenmemeli, dinletilmemelidir.
rotten rotten
did i punish you for dreaming?
did i break your heart and leave you crying?
don't you ever dream of escaping

bu sözleriyle gece gece kafayı sıyırmak isteyen mazoşistler için ilaç gibi gelebilecek şarkı.
pikolata pikolata
gecenin bir yarısı dinlenildiği vakit, tüm gün beyninizin içinde dönüp dolaşır, kurtulamazsınız, kendinize küfredermişcesine tekrarlar durursunuz şu sözleri:

hey youuu rotting in your alcoholic shell
banging on the walls of your intoxicated mind...