forsaken

1 /
troke troke
orjinali korn tarafından yapılmış ve yorumlanmış olan ama disturbed ile yapılan coverının dah abir güzel olduğu disturbed parçasıdır. özellikle gitar rifflerinin bizden havalarda olması daha da vurucu etki yaratır insanın üstünde.

ı'm over it
you see ı'm falling in the vast abyss
clouded by memories of the past
at last, ı see

ı hear it fading
ı can't speak it
or else you will dig my grave
we fear them finding
always winding
take my hand now
be alive

you see ı cannot be forsaken
because ı'm not the only one
we walk amongst you
feeding, raping
must we hide from everyone

ı'm over it
why can't we be together
erase it
sleeping so long
taking off the mask
at last, ı see

my fear is fading
ı can't speak it
or else you will dig my grave
we fear them finding
always winding
take my hand now
be alive

you see ı cannot be forsaken
because ı'm not the only one
we walk amongst you
feeding, raping
must we hide from everyone

you see ı cannot be forsaken
because ı'm not the only one
we walk amongst you
feeding, raping
must we hide from everyone

everyone
everyone
everyone [fading out]
pandalari koruyalim pandalari koruyalim
güzel bir within temptation parçasıdır aynı zamanda...


now the day has come.
we are forsaken this time.

we lived our lives in our paradise,
as gods we shaped the world around.
no borderlines we'd stay behind,
though balance is something fragile.

while we thought we were gaining,
we would turn back the tide, it still slips away.
our time has run out, our future has died,
there's no more escape.

now the day has come,
we are forsaken,
there's no time anymore.
life will pass us by,
we are forsaken,
we're the last of our kind.

the sacrifice was much too high,
our greed just made us all go blind.
we tried to hide what we feared inside.
today is the end of tomorrow.

as the sea started rising,
the land that we conquered just washed away.
although we all have tried to turn back the tide,
it was all in vain.
anosias anosias
dream theaterın systematic chaos albümünün iki numaralı şarkısı. sürekli başka dream theater şarkılarını çağrıştırıyor bende.

for a while i thought i fell asleep
lying motionless inside a dream

then rising suddenly
i felt your chilling breath upon me
she softly whispered in my ears

forsaken
i have come for you tonight
awaken
look in my eyes and take my hand
give yourself up to me

i waited painfully for not to fall again
trying to silence the fear within me
out of the night you missed
i felt the steaming kiss
and saw a crimson steam on her lips

i have to know your name
where have i seen your face before
my dear one don't you be afraid

forsaken
i have come for you tonight
awaken
look in my eyes and take my hand
give yourself up to me

take me far away
close your eyes
and hold your breath
to the ends of the earth
spacekermo spacekermo
ilk defa dinleyen herkes gibi 'bariz evanescence olmus la bu?!' dedikten sonra farkediyorum ki dt nin nadiren yaptığı, alengirli, antin kuntin ölçülü/melodili partisyonlara sahip olmayan, jordan rudess in çizgi film efekti tadında 'ziv ziuv' diye garip sesler çıkarmadığı, çok efendi, gayet duygusal bi şarkıdır.

tahminimce şarkıdaki mullmuzzler havası, james labrie etkisinden kaynaklanmaktadır. gerçi atıp tutmadan önce bakmak lazım, söz kimin beste kimin. bence james labrie hep bu tür şarkılar söylesin ya da sussun. zaten tahminimce metalik şarkıları pek sevmiyo aslında bu herif. bi ara bi opera da da oynamış zaten, taytı giyip ortalıkta spastik gibi geziyomuş. komple sanatçı yani bu adam. hatta büyük ihtimalle arada bi mike portnoya aşırı kıl kapıyo bence bu herif. saçını sakalını gördükçe 'vay tipini siktiğim...bi şarkıya da karışma, beter böcek kılıklı iblis...' diye içinden sayıp sövüyo. ama bakıyo ki taraftar tapıyo portnoy a, her albüm kapağında sinsi sinsi portnoyun en yakın kankasıymış gibi sarılıp öyle poz veriyo...
evilmaddox evilmaddox
girişteki gitar rifi petrucci nin hakkaten artık orta yaş bunalımına girdiğini kanıtlıyor bence, zira albüm genelinde de özellikle alternatif/nu metal akımından ciddi şekilde etkilenmiş low tuned gitarlar duyuyoruz alışılmadık şekilde. bunun dışında yine giriş rifinde, öyle bir harmonik çıkması için gitarın sapını 90 derece falan bükmek gerekiyo sanırsam, petrucci fena gaza gelmiş 17 yaşındayken falan metal çaldığını hatırlamış galiba, bunun dışında şarkının genel trafiği, melodileri ve özellikle vokaller gerçekten beklenmedik derecede iyi, piyano melodisinin ayrıca hastası oldum.

geç gelen edit: hayatımın en güzel göt oluşlarından birini yaşıyorum bu şarkıyı dinledikçe, lan ne kadar güzel yapmış adamlar.. keşke hep böyle şarkılar yapsalar diyorum...
stone cold stone cold
as i lay dying grubunun an ocean between us albümünün beşinci şarkısı.sözleri de şöyle:

i've looked straight into your eyes
and turned my head for the last time
because i was scared to leave these walls in ruin
like the fate of those who trust in themselves
we are alone and afraid

i know you are the one we left behind
yet somehow we are the ones who feel alone
i will no longer turn my head
i will never forget you
you are the one we left behind
you are the forsaken

we've built our confidence
on broken dreams now left for dead
yet weve been condemned
to chase these dreams that never end

our selfishness consumes us
until the whole world is not enough
forgive the day that i erased your name
for its the memory of me that will decay
devil devil
98 yılı çıkışlı 3d person shooter tarzında bir oyun. pc, play station ve nintendo 64 için piyasaya sürülmüştür. hatırladığım kadarıyla hikayesi şöyleydi:

insanoğlu bilimde acayip hızlı ilerlemektedir. robottu, ulaşımdı, enerjiydi her haltı çözmüşüzdür. fakat bir gün füzyon deneylerinden birisi bilim adamlarının götünde patlar. dolayısıyla dünya yüzeyi bir anda yıkıma uğrar. yönetimdeki elemanlar dünyaya artık kullanılamaz damgası vurur. bu yüzden dünya diğer gezegenlerden gelenler tarafından yağmalanmaya başlanır. bu yağmacılar, hayatta kalabilmek ve parsayı toplayabilmek için diğer yağmacılarla ve geriye kalan robot ve savunma mekanizmalarıyla kapışmak zorundadır. biz de bu yağmacılardan biri oluyoruz.

elemanımız uçan bir motosiklet benzeri araç kullanır ve bu alet 360 derece hareket kabiliyetine sahiptir. bu yüzden oynanışı gerçekten zor bir oyundur. ayrıca herhangi bir yerden darbe aldığınızda ekranın kısa süreli beyaza dönmesi de işi daha çok zorlarştırır. oyundaki düşmanların hepsi oyunun başında spawn olmaz. yani siz gördüğünüz bütün düşmanları avladım, hepsini temizledim diyip ilerlerken arkadan biri ışınlanıp çaat diye sizi vurabilir. araştırmalarıma göre oyunda 15 bölüm varmış, ben 5'ten sonrasına geçemediğim için net olarak bilemiyorum. bazı bölümlerde zaman kısıtlaması ve bölüm sonunlarında öldürmesi zor bir boss bulunur. bölümleri bitirmek için bazı aletleri aktive etmek veya kapıları açmak gerekebilir.

o zamana göre grafikleri gerçekten iyi bir oyundu. demosunda yapımcı firmaların isminin yazdığı bir sıvıya damlacıklar düşüp süper bir görüntü oluştururdu. sesler ve müzikler de kaliteliydi. bölümler atmosfer olarak da iyiydi. (mesela ilk bölümde volkanın içinde savaşıp bacasından çıkmaya çalışırdık.) oyunun tek eksi yönü kanımca zorluğuydu. 360 derece hareket olayı çok ters gelmişti. benim o sıralarda elime geçip de bitiremediğim tek oyun idi (zaman kısıtlaması buna büyük etkendir). hatta bana misafirliğe gelen hiçbir arkadaşımın ilk bölümün yarısına bile gelebildiğini hatırlamam.

cd kutusunun kapağını güzel bir hanım kızımız süsler (neden bilmiyorum ). zaten bu yazıyı yazdıran da eski cdleri karıştırırken o güzel kapağın göze çarpmasıdır.


1 /