foti benlisoy

1 /
maia maia
muhabbeti çok iyi insandır, ikiziyle birarada atina'da kaybolduğunuzda aranacak ilk kişidir. sürekli insanı sıkmadan bilgi verebilen biri, öyle ben biliyorum havası yok. geyikse geyik de yapar yani. -bu arada stefo ve foti birbirine hiç benzemeyen ikizlerdir, ben önce ikiz olduklarını bile anlamamıştım.-

yanınızda ali ottoman gibi yaşayan bir tarih varsa, muhabbet hiç bitmez.

nitekim iyi çocuklardır, özlenmişlerdir.
josef troynki josef troynki
kemal okuyan'ın bugünkü 'ortadoğu'da devrim filan yok!' başlıklı yazısına birkaç saat içinde net bir cevap vermiştir. ellerine sağlıktır: "devrim derken kastedilen, öyle makro sosyolojik analizlerden önce ve temel olarak daha önceki, adı ister cumhuriyet ister monarşi olsun, müesses nizam çerçevesinde kitlelere kapatılmış siyaset alanının aşağıdakilerce işgal edilmesidir. tunus'la başlayan dalganın, emperyalist batı tarafından durağanlık ve siyasal apatiyle damgalanmış şark'ta estirdiği rüzgarın bize hatırlatacağı ilk şey bu olmalıydı. (...) bütün bu meseleler okuyan'ın devrimden, ayaklanmadan, toplumsal mücadelelerden ne anladığıyla alakalı elbette. o belli ki emir komuta zinciri dahilinde gelişen ve komuta kademesinde mutlaka kendisinin ya da kendisiyle eşdeğer güçlerin yer aldığı mücadeleleri mücadele, ayaklanmaları ayaklanma sayıyor. gerisi emperyalizmin yeni bir oyunundan başka ne olabilir ki?"

foti benlisoy'un yazısı için: kemal okuyan'ın yazısı ve devrim, sol ve sinizm devrim, sol ve sinizm foti benlisoy tunus'taki ayaklanmayla başlayan ve eksiğiyle gediğiyle neredeyse bütün bölgeyi saran devrimci dalga, sinizmin ... soldefter
kemal okuyan'ın yazısı için: ortadoğu'da devrim filan yok! örgütsüz bir halkın, çok değil bir hafta, on gün içinde neler yapabildiğini görmek... iyi gelmiş olabilir. tutarlılık ve derinlikten yoksun olsalar... sol
kalimera ilie kalimera ilie
magazinel konuların gündem maddesi olmuş kişidir. bunun gibilerden çok tanıyoruz da, kızı kendime feminist ekolüm olarak belirleyebilirim.

https://www.facebook.com/profile.php?id=100001865834419

edit: belki içerik silinir editi

içerik şöyledir:

sevgili foti benlisoy ya pardon; ama canım! sevgilin varsa bunu baştan söyleyecektin. günlerce “sizli, bizli” sohbet edelim, derin derin dostluklar kuralım, fantezilerimizi açıp saçalım, içkiler içip yatağa girelim, oynaşalım, öpüşelim. üç gün sonra: dürüst olacağım hayatımda biri var! deyin bana!

yok öyle yağma, sistem hetero-erkeklere gizli-çok-eşlilikte kolaylık sağlarken seni “sosyalist”sin diye es geçmiyor, “yazık bu da ezilen, bunun erkekliği erkeklikten sayılmasın bari” demiyor. senin tek eşlilik fantezin sürecek diye de sus payı verdiğin “umut” senin olsun. siz tek eşliliğin kaymağını yerken, “üçüncü kadın” adı altında olan biz aşüftelere oluyor. kötü kızın biri de çıkıverir, serer çamaşıları ortaya.

sizli-bizli, aşktan ölüyormuş gibi birine yakınlaşmadan önce ne yapıyormuşuz “tek eşliyim, sevgilim var” diyormuşuz, kaymak yemiyormuşuz! cam fanusta büyümedik, hepimiz travmalara açığız! bu da böyle biline!

seninle doğrudan ezen-ezilen ilişkisi içinde olduğumuz için yazmıyorum; ama bu konudan ezilmiş insanları bilhassa kadınları tanıdığım için yazıyorum! sizin her zaman 1 sevgiliniz olsun; ama başka başka kadınlarla çaktırmadan ilişkiler yaşayın! tek eşliliğin yalan dünyasının dibini yaşayın, sosyalistsin falan ama buraya gelince aynı ahlak adı altında yalan dolan! gemilerinizi tatlı tatlı sularda yüzdürmeye kim alıştırdı sizi? size yeni yıl hediyesi olarak biraz iğreti armağan ediyorum!

haa belki şimdi de "şirret kadın" oldum, artık arzulanmayacağım diye korkmam mı lazım? yani yazdıklarım yüzünü buruşturmuştur; ama bu senin gerçekliğin! kadın kısmı salak olacak ki istenecek, çok bilirsen çok konuşursan caziben kalmaz.
(yeni yıla bir skandalla girmek kim isterdi… bu konu hakkında detaylı bir yazı hazırlıyorum.)
a clockwork grapefruit a clockwork grapefruit
ilk defa magazinsel bir konu hakkında fikir belirteceğim kişi. yav arkadaş kadının yaptığı leş açıklama üzerinden yürütülen kadın-erkek, özel mülkiyet, ataerkil toplum yapısı gibi konular ne kadar samimiyetsiz kalıyor. neymiş efendim kadın feministmiş. yaptığı açıklama canı yanmış bir kadının, al işte bak seni rezil edecem, demesinden ileri gitmiyor. araya da karşı tarafın bilgi birikimi ve çevresi gözetilerek çeşitli saçmalıklar serpiştirilmiş.

bunlar sadece açıklamalar üstüne getirilecek yorumlar. çünkü olayın aslı bizi ilgilendirmedği gibi hakkında hiçbir şey de bilmiyoruz. 3 günde ne gibi dostluklar kurulmuş ne gibi fantezilere girişilmiş belli değil.

3 günde kurulacak ve kişiyi bu kadar yıkacak bir duygusal ilişkinin kurulabileceğini hiç zannetmiyorum. resmen konuyu sen beni yatağa atmak ve çeşitli fantezilerini gerçekleştirmek için kullandına getirmiş kadın. ya arkadaşım erkek zevk alıyor da kadın almıyor mu? beraber yapmıyor musunuz? niye bu bir ödül, hediye veya içte saklanan br altın madeni gibi lanse ediliyor? beni yatağa atmak için 3 gün boyunca çok derin dostluk kurdu, akjdgaksd.

eğer sen sekse böyle bakıyorsan neden 3 gündür hayatında olan adama yatak fantezileri yapıyorsun? hayır bakmıyorsan madem neden bunun üzerinden yürüyorsun?

iş bu adamın sosyalist olmasına bağlanıp sosyalizme bok atılıyor ya. işte buna kızıyorum. siktirin gidin lan at yarakları sizi.
liberallerin sola yavşamasından bıktım amk. ayrıca kuru feminizm midemi bulandırıyor. sonra böyle feminist marimarlar çıkıyor. pembe dizi gibi hayatınız var ya.

ekleme: bazen cephe'li olasım geliyor. alacan haydarı vurucan ağzına yüzüne. ahaha
kabil kabil
hiç tanımadığım insan.

ama mevzu ilginç o yüzden yardıracağım. magazin severim.

neler olmuş arkadaş patriyarkler mi denmemiş, ezen ezilen ilişkisinden bahis mi açılmamış, feminizmin dalgaları mı konuşulmamış neler neler. oysa ki olay sarih bir ayet gibi adeta. ilgili ayetler şöyle:

1-) ey iman edenler! biz bazılarınızı üç günde yatağa atma mahirliğine sahip, bazılarınızı da üç günde yatağa girme sokulganlığına sahip yarattık.

2-) ey erkek kulum, kadının şerrinden sakın!

3-) ey kadın kulum, sinirlenince her şeyi yapabilesin diye sana akıl ve kin ihsan etmedim mi?

kadın sinirlenmiş haklı olarak. abuk sabuk şeyler yazarak erkek egemenliğini pekiştirmiş. başlıkta adı geçen şahıs da çıkmış özür dilemiş. insanlar da çıkmış yorum yapıyorlar. size ne lan! hem sanki biz erkekler, hepimiz, her gün o kadının yazdıkları gibi onlarca mesaj almıyor muyuz! hadi dostum sence de biraz abartmıyor musun ha? meh

not: ayetler hangi kitaptandı bulamadım. dinleri de çok severim.
toprakta adı kalan adam toprakta adı kalan adam
enteresan gündemin öznesi.

ya arkadaş, bazı kavramlara ne kadar fazla anlamlar yüklüyoruz. sefil hayatlarımızdaki her nokta kusursuzmuş gibi, başkalarının zayıfladığı anlardan amma da keyif alıyoruz.

bir kadınla sevişmiş, kadın muhtemelen aramasını, görüşmeyi beklemiş, adam sevgilim var demiş ve kadın bence hiç de samimi olmayan bir şekilde bunu afişe etmiş.

kadının attığı güzel bir gol ama sanki öncesinde faul ya da ofsayt var gibi... akıllı ve güçlü bir kadının tavrı mı bu, yoksa sinirden ne yapacağını bilmeyen bir kadının saldırısı mı?

gündelik hayatımızda bir sürü hata yapıyoruz, hangimiz benzerini yaşamadı? bu mudur hesaba çekme yöntemi?

o adamın dünya görüşü ile nasıl bir alaka kurulabilr ki? bugün dindarın kralıyım diyenler değil mi her haltı yiyen?

adam foti benlsoy değil, sıradan bir adam olsaydı, mesela lahmacun ustası hakkı olsaydı, ne yapacaktı kadın? esnaf arkadaşlarına not mu yazacaktı?

özetle; hepimiz gibi bir sürü zaafı ve yanlışı olan adamdır, önce kendi kapımızın önünü süpürelim.
erolborek erolborek
"hiç birinizi tanımam. foti' yi tanırım. 10 numara adamdır. sosyal duyarlılık gerektiren her mevzuda vardır. topluma, kadına, yoksulluğa dair her meselede eli o veya bu biçimde taşım altındadır. hepimiz gibi, doğruları ve yanlışları olacak kadar da insandır..."
anlatılan mevzuda hata etmiş midir? olası. ama "hiç bir bok yaşamadan, hiç yanlış yapmayan", dahası "hiç bir bok yaşamadan, nefes alışı yanlış" insanlardan değildir. yaşananları bilmem. ama çıkmış özeleştiri vermiş. özür dilemiş mi? dilemiş. dinlemeden idam sehpası yanlılarına sesleniyorum:

şimdi sgbçk da rahatlayın.
o klavye de götünüze girsin.

(bkz: aydın)
josephine k josephine k
her biri kendi söylediği yalanlar denizinde boğulan yurdum erkeklerinin kıssadan hissesi olması gereken "göbeğini kaşıyan adam"dır kendisi. burada da kadının açıklamalarına leş meş diyenler olmuş, cepheli olmaya karar verenler falan. güldürmeyiniz, ikiyüzlülük etmeyiniz ve dahi ayağınızı denk alınız azizim!

(bkz: ibret hikayesi)
(bkz: flash tv ye dizi önerisi)
jouissance jouissance
cidden türk erkeği denen türün ne garip davranışlar bütünü sergilediğinin, bunun en kaba sabasından en entelektüel görünenine kadar böyle olduğunun daha güzel bir örneği olamaz. toplumu ve ilişkileri tahakküm ile, erillikle değerlendirmeden önce o penislerin inmesi gerekli değil mi önce? inmiyorsa o penis, entelektüellikle daha da sertleşiyorsa, kamyon şöföründen falan daha alt düzeydedir "entelektüel" değeriniz.

"bazı hazların after-effect'i olarak doğması "normal" olan pişmanlıkları tahakküm ilişkileriyle (seziyorsunuz değil mi foucault'yu), eril fanteziyle, feminist savunuyla, açıklıkla (açıklık isteyen kim ki? imajınızın bozulmaması için zorunlu görüyorsanız açıklamayı, orası ayrı) falan açıklayarak pişmanlığınızı kolaylıkla acı ekseninden haz eksenine kaydırabilirsiniz; kurban konumuna yerleşmenin ve itiraf etmenin kolaylıkları..

(yaptığı açıklamanın anlamı başka ne olabilir ki?)

pişmanlığınıza entelektüel kılıflar bulmak zorunda hissettiğinizde, boku yemişsiniz demektir. aldatılan sevgiliniz sizi affedebilir belki bu şekilde de, entelektüalizmle flörtünüzün tümüyle maskeden ibaret oluşunu kim affedecek? ( foti bey'in entelektüel maceralarına da denk gelmişliğim yoktur sosyalist söyleme olan yabancılığımdan ötürü. entelektüellik falan kastrasyondur ya bir de, geri çekilmek, başka şekilde varolmaya çalışmaktır. penisinizi kabartacak bir sos olarak kullanmayınız.)"
a clockwork grapefruit a clockwork grapefruit
son günlerde yaşadığı ilişki yüzünden popüler olan kişi.

eminim kendisi kendini politik bir kişi olarak tanımlamasa yazılanlardan dolayı özür dilemezdi. aman abi bir hatadır yaptık ama kim yapmıyor ki kıvamında bir özür dilemiş.

o değil de ne hoşuma gitti bu konu ya. baktım da son zamanlarda en uzun yazımı foti için yazmışım.

ayrıca yukarıda leş dememe takılmış ama cepheyi cehape diye anlamış bazı insan evlatları var. he arkadaş leş. bildiğin leş.

git sevgilisine anlat madem öç almak istiyorsan, madem kan davası güdeceksen. ne diye bunu sosyal medyada yazma ihtiyacı duyuyorsun ki? neden acaba?

mesela ben de ece temelkuran'la böyle bir ilişki yaşasam. hemen yazardım. sevgili ece ayy pardon canım. beni kullandın allah da seni çöp torbası eylesin. duygularımla oynadın.
popim ne artardı ama ya!

kadın olduğu için mi bu tepkiyi veriyoruz. hepiniz erkek değil misiniz, allah belanızı versin. ahaha.

erkeğim ben erkeğim erkeğim erkekim.
tikivikivaz tikivikivaz
fotizede olduğunu millete kanitlamaya çalışan bir kadın isyanı ile gündeme düşmüş adamdır.
bak yavrucum sen frida kahlo mu sandın kendini. yillarca koynunda büyüdüğün erkeğin seni aldattığını bilerek mi yaşadın! yahut hasta iken kemiiklerin ağrıyor iken başka bir kadın kokusunun erkeğinin uzerinde olduğunu bilerek ona kadınlık mı yaptın? bu kadar mı aşiktın foti benlisoya?
frida, sanatiyla isyanını haykirdı. sen kalvyenle mi yaptın bunu? geçtim bunu. boş ver bunları.
edil cansever gibi acı mı cektin yoksa? tomris uyarın her gece en iyi arkadaşinın koynuna girdiğini bilerek boğulduğu kıskançlık krizine mi özendin! geç bunu.
isin özeti foti benlisoy ıris murdoch sandı kendini o kadar.
ey kadın! aşık olmanı anlarım acı çekmeni anlarım, acı vermek isteyişini anlarım ama rica ederim aldatılan ya da en dogrusu aldanan kadınlar , lütfen ama lutfen işi ne soyasete ne de feminizme dökün. yaşanan olay tamamıyla kişisel hazlarla ilgilidir.
erolborek erolborek
hakkında atılıp tutulurken, en temel gerçekliğin göz ardı edildiği adam.
her sosyal vaka; kendi zamanı, içinde bulunulan sosyal ortam, etkenler vb. çerçevesinde değerlendirilir.

kadın erkek ilişkileri meselesi başka bir tartışma konusu olabilir.
ancak; herkesin hakkında sanki alt komşusu gibi "atıp tuttuğu bir ilişki", eleştiri konusu olan.

ilişki uzmanları, sosyolog bu arkadaşlar hep. ilişkinin de en doğrusunu yaşıyorlar. bravo onlara.

her sosyal meselenin bir açıklaması var gençler. her şey insana dair. hayatta ki en büyük başarısı "ayar" vermek olan gençler belli ki rahatsız.

bu ülkede kadın-erkek eşitliğine dair, pozitif ayırımcılığa dair kelamı olan kim varsa önce onun kellesini istiyor kadın arkadaşlar sağolsun.

mağdur vasfıyla söylüyorum: ihanetin açıklaması olmaz. olamaz.
ama bu toplum için ortalama erkek vasfının üzerinde bir adamı;
ilişkisi üzerinden linç etmeye çalışmak... en çok da aydın kadınlarımızın işine geliyor gördüğüm kadarı ile.
penis' ten, chp' den dem vuran arkadaşlar var. foucault ' yu bile anmışlar sağolsunlar.

"her kim tarafından gerçekleştirilmiş olursa olsun, ihanet adice bir ilişki suçudur."

ancak bu ülkede sözü edilen bir azınlık üyesi, bir aydın, bir erkek ise, mesele "ilişkisel suç" değil, "kamyon şöföründen falan daha alt düzeydir" yeriniz.

zaten bu ülkenin geri kalan erkekleri hep michael kaufman ayarında. bir foti "ibne".

edit: yazım hatası.
recai pengül recai pengül
oha. ben bu adamı hep kadın sandıydım. büyük hayal kırıklığına uğradım. foti benlisoy diye erkek ismi mi olurmuş. çok şaşkın ve üzgünüm.
1 /