françois truffaut

chaconne chaconne
fransız sinemasının en bir kral yönetmenlerinden. fransa'da yeni dalga akımının önde gidenlerinden. sinemayı olduğu formdan çıkarıp bir şeyleri anlatabilmenin en kral yolu olarak icbar etmiş, izlerken derinliğine hasta olduğum ekol kişi. döneminde ve döneminin sonrasında bir dolu yönetmeni derinden etkileyebilmiş ve de hitchcock ile kanka olmuş bir yönetmendir kendisi. şu filmiyle duyulmuştur ilk:
(bkz: 400 darbe)
trembling blue stars trembling blue stars
jean-luc godard’lar, eric rohmer’ler, claude chabrol’ler, jacques rivette’ler, chris merker’ler, andre bazin’ler bu üst düzey insanların arasında en çekingen olanı truffaut’dur.sinema, gerçek hayattan daha mı önemlidir? sorusuna truffaut’un cevabı, evettir. kesinlikle, evettir! çünkü, sinema bir yetenektir. sinema; gerçek hayatı resmetmenin ve onu algılamanın yeteneğidir. bu yüzden de her filminde hayatın pek çok ayrıntısına yer verir. önemsiz gibi görünen pek çok ayrıntı, aslında truffaut’un ne denli usta bir gözlemci olduğunu ve hayatı çok derinden kavradığını da gösterir. gençlerin kimlik krizlerini, onların gözünden ve onların dilinden aktarmayı başaran truffaut; öte yandan da hayatın şiirini yazar, belli etmeden.
john williams john williams
26 yaşında çektiği ilk film olan les quatre cents coups* ile hem kendi hayatının başlangıç noktasına dokunabilmiş, hem de fransız beyaz perdesinde nouvelle vague*'na hız kazandırmış ve öncüsü konumuna geçmiş yönetmendir. yapımlarına farklı noktalardan bakmıştır her zaman ve aslında bir yönetmenin, aslında kendisinin, her filminin tek bir filme ait olduğunu savunan ve uygulayan bir kişi olmuştur. bunu da kendi cümlesi ile şöyle tanımlar: 'yönetmen tüm yaşamında yalnızca bir film yapar. sonra onu bir kaç yıl arayla parçalara böler'.

ilk filmindeki profilini çizdiği antoine doinel gibi evlilik dışı bir ilişki ile dünyaya gelmiştir yönetmen, bununla birlikte bir üçgende büyütülmeye çalışılmış*** ve belki de daha küçücükken fransa sokaklarında, büyümeden yaşlanır. devam eden yıllarda, öyküsüne de üç filmle devam eder antoine ile yönetmen. auteur teorisi ile de pek çoklarına yön veren truffaut, filmografisine 25 yapım sığdırmıştır. 52 yaşında beyin timöründen hayatını kaybederken son filmi yarım kalmış ve claude miller tamamlamıştır.
dgozde dgozde
iflah olmaz bir bacak düşkünüdür. kadın bacaklarının salına salına resmedildiği planı olmayan bir filmine rastlamadım. hitchcock ile yaptığı söyleşileri okumak felaket keyiflidir.
jef costello jef costello
eleştirmenlikten vazgeçip eline kamerayı alması da ilginç bir hadiseye dayanan yönetmen. bir film dağıtıcısının kızıyla 1957 yılında evlenmiş, ancak kayınpederinin dağıtımını yaptığı filmlere de çok sert eleştiriler getirmeye devam etmiş. kayınpeder damadına bir müddet sonra patlayarak ''madem çok iyi biliyorsun bu işi, sen de bir film yap da ense traşını görelim'' demiş.

çekişme tabii truffaut lehine biter. yeni dalga'nın mihenk taşlarından, benim de kişisel favorilerimden birisi olan 400 darbe filmi çekilir ve truffaut efsanesi başlar.
sırmalısultan sırmalısultan
the 400 blows başyapıtıyla tanıştığımız antoine doinel karakterini çocukluktan alıp beş ayrı filmle büyüten sinemanın dahi yönetmeni. sırf jean pierre-leaud gibi mükemmel bir adamı sinemaya kazandırmış olması bile yeter onu sevmek için. jules et jim'ine bilhassa aşık olunandır, birtanecik woody allen'ın rol modellerinden olup benimse en sevdiğim yönetmendir kendileri.