full metal jacket

1 /
spyder spyder
matthew modin'in başrolde olduğu savaş karşıtı stanley kubrick filmi.

pogue colonel: marine, what is that button on your body armor?
private joker: a peace symbol, sir.
pogue colonel: where'd you get it?
private joker: i don't remember, sir.
pogue colonel: what is that you've got written on your helmet?
private joker: "born to kill," sir.
pogue colonel: you write "born to kill" on your helmet and you wear a peace button. what's that supposed to be, some kind of sick joke?
private joker: no, sir.
pogue colonel: you'd better get your head and your ass wired together, or i will take a giant shit on you.
private joker: yes, sir.
pogue colonel: now answer my question or you'll be standing tall before the man.
private joker: i think i was trying to suggest something about the duality of man, sir.
pogue colonel: the what?
private joker: the duality of man. the jungian thing, sir.
pogue colonel: whose side are you on, son?
private joker: our side, sir.
pogue colonel: don't you love your country?
private joker: yes, sir.
pogue colonel: then how about getting with the program? why don't you jump on the team and come on in for the big win?
private joker: yes, sir.
pogue colonel: son, all i've ever asked of my marines is that they obey my orders as they would the word of god. we are here to help the vietnamese, because inside every gook there is an american trying to get out. it's a hardball world, son. we've gotta keep our heads until this peace craze blows over.
private joker: aye-aye, sir. *
soulforged soulforged
çeşitli saldırı tüfeklerinde ve özellikle uzun menzilli dürbünlü tüfeklerde kullanılan mermi çeşidi. delici özelliği çok yüksektir fakat üretimi gayet zordur. askeri literatürde fmj olarak geçer.

ayrıca bir de amerikan hard rock grubu (bkz: full devil jacket)
neverland neverland
vietnam'la ilgili yapılmış en kötü film. kubrick ilk kez vietnam konusunda amerikalıları ahmak yerine koyan bir hollywood filmi çekmeye çalışırken kaliteden oldukça uzaklaşmış ve ortaya en kötü kubrick filmlerinden biri çıkmış...
(bkz: kötü film)
eyes wide shot'un yanından geçemez tabi vasatlık konusunda...
(bkz: film eleştirisinin en sevilmeyen eser olması)
(bkz: ben beğendim niye sen de övmüyosun diye eksilemek)
geleceği gören kunduz geleceği gören kunduz
sadece militarizm hakkında olmayan film. özellikle ilk yarısını izlerken aklıma ilkokul ve orta okul yıllarım geldi, işte nerden geldiği: herkesle aynı konumda başlayan ama dış görünüşü, pek atletik olmayışı ve pek parlak olmayan zekası(hangisi zekiydi zaten tartışılır) yüzünden dışlanan private pyle'ın hikayesi. daha spoiler olamasın, zaten kapan kapmıştır.

spoiler
nedense ne zaman aklıma filmin sonunda private jokerın söyledikleri gelse, umuda kapılırım, bir garip olur içim. ahanda dedikleri: i am in a world of shit. yes, but i am alive and i am not afraid. yapmış yani adam.

(bkz: i am in a world of shit)
(bkz: hangimiz değiliz ki)

spoiler


kısacası iyi filmdi. ışık berrak, görüntüler fotoğraf gibi, mekan süper, yönetmen canım, oyuncular döktürmüş, senaryo desen yanıyo, özellikle başındaki diyaloglar çok komikti(you are so ugly you could be a modern art masterpiece gibi mesela) ve şarkılarda bir efsaneydi.

ayrıca
(bkz: mary jane rottencrotch )
(bkz: great homecoming fuck fantasy)
hepten aykırı hepten aykırı
silah tüfekle kafayı bozmuş, ama çatışmaya girerken büyük ihtimalle altına sıçacak ve hatta anne diye bağıracak olan gaz insanların izlemesi gereken bir film. joker yerine koyuyorum hep kendimi. kasketim de born to kill yazacak ama göğsümden barış rozeti eksik olmayacak sanki.
mosquito hunter mosquito hunter
en son sahnesinin büyük tepki çekme olasılığına karşılık değiştirildiği söylenir bu filmin. rivayete göre askerler malum kişinin (bkz: spoiler) kafatasıyla maç yapmaktadırlar.
petrucciante petrucciante
filmin ilk yarısını, yani eğitim kampını izlerken karnınıza kramplar sokan bir film. mükemmel düşünülmüş, ipince espri ve tekerlemelerle seyirciyi ikinci kısma hazırlıyor biraz da aslında. ikinci kısmı ise acı dolu, ama yine de, her ne kadar bundan sonra çıkan filmlerin bu filmden esinlendiği söylenilse de piyanist daha bir dram dolu bir filmdi zannımca. ama olsun kubricktir, babadır, üstaddır, ruhu şad olsun.
olty olty
savaş psikolojisini oldukça başarılı bir biçimde anlatan kubrick filmi. filmin ilk yarısında eğitim çavuşunun zekice(!) küfürleri, ikinci yarısında ise amerikalıların tek bir sniper karşısındaki acizliği görülmeye değer. ayrıca kubrick abimiz bu filmde savaş filmlerinin sadece kanlı ve gore sahnelerle çekilmeyeceğini kanıtlamıştır.
tembel tembel
temalarından biri de güç duygusu, ve bu duygunun insan ruhunda yarattığı tahribat olan filmdir. en önemli karakter sayılabilecek joker'de bu dönüşümün nasıl gerçekleştiği adım adım izlenmektedir. filme pasifist, insan sever, alaycı bir karakter olarak adım atar joker (bkz: mathew modine). ardından, önce eğitim kampında, sonrasında ve daha bariz olarak ise savaş alanında, pasifizmin kana susamışlığa, insan severliğin kör milliyetçiliğe doğru evrilmesine tanık olunur. alaycılık baki olsa da artık zeka yerine pislikle dolu hale gelmiştir.

filmin sonlarında, keskin nişancı wietkong kızını kurşun, süngü, tekme ve yumrukla paçavraya çevirirken, artık arkadaşlarını koruma dürtüsü ya da başlarda alay ettiği saf görev duygusuyla değil, intikam hırsı, daha da beteri güç kullanma arzusuyla güdülenen bir joker vardır karşımızda. işin vahim tarafı, bu tür dönüşümlerin karakterlerin çürüklüğü, kötülüğe meyliyle bir ilgisi bulunmamasıdır. savaş ortamının, savaş ilişkilerinin doğal sonucu, yan falan değil bizzat beklenen ve istenen etkileridir bunlar. joker gibi entelektüel kuşkuculuğa sahip ve bu özelliğini gururla taşıyan bir karakter seçilmesi de bu yüzden olsa gerektir. filmi izleyen ve kendini çok akıllı, çok iyi zanneden biz kalın kafalı seyircilere, savaşın ve ona bağlı güç ilişkilerinin bozucu etkisinden bağışık olunamayacağını gösterir kubrick. insanlığımızı korumanın tek yolu savaşa izin vermemektir.
1 /