funkybaggins

ne bu tantana ne bu tantana
geçen bir laf etmiştim bir başlıkta, mesajda ultra saygılı ve nazik bir üslupla diyalog kurabildik, fikir ayrılığının üzerine de konuşabildik. naif bir yazar, üstteki yazarın da dediği gibi pozitiflik katılıyor. sağolsun, var olsun. fırça'ya selamlar.
1
autumn sonata autumn sonata
oğğ noooo, ben açacaktım ama jan dostumun nickaltını.

bu yetenekli adamı anlatmak zor. ne diyeyim ki funkycim, iyi ki çağırmışım seni buraya, instela artık daha güzel.
7
renfri renfri
ben kendisini orta dünya' dan sanıyordum
lakin mevzu çok star wars çıktı.
hali hazırdaki profil fotoğrafına bakarken yanlışlıkla arayabilirsiniz.
4
renfri renfri
sevgili dostum, ucuz şarap ve aksak tabure yıllarımızın aydınlık yüzü, ağaç ev sohbetlerimizin çiçeği burnunda babası, sanat eseri sigaralarımızın son zıvana bükücüsü...
kendisinin ilk babalar gününü her şeyi çalıştıran kumanda ile kutlamamın ardından, 'sayende artık gerçek bir baba oldum' itirafında bulundu ve senelerdir reddettiği arabeski biraz modifiye ederek sıyrıldı rockn roll' dan. daim olsun.


4
bi niyan vardı bi niyan vardı
yetenekli, komik ve zeki bir yazar arkadaşımız. sözlükteki enerjisi ve belli ki arkadaşlıkları muazzam. kendisini katharsis saati'ne konuk almak ve uzmanlıklarından faydalanmak için çırpınıyorum ancak naz yapıyor. çözelim bu işi funky...

ayrıca kedisine bayılıyorum.
1
polia polia
kafası güzel bir yazar. literally.

kelime oyunlarına bayılıyorum her ne kadar genelde anlayamasam da^^
sanatçı ruhlu ve kişilikli bir arkadaş. heykelleri resimleri kedisi bile muhteşem.
ufaklığa benden bir öpücük.
gayfe gayfe
ifffffşaaaaa, bir kere onlar soğan değil antalya sıcağında çimlenmiş patatesler tamam mı. soyut bir algıyla çizdim patatesleri, güneşten kızarmış, antalya nın sıcağına refer ediyor. hangi erkeğe eserlerimi gösterdimse, benim çok yetenekli olduğumu, iyi bir gözlemci ve harika bir anne olacağımı söyledi. ne anlarsın sanattan sen. her yere sanat okulu açarsan olacağı bu. hıh. çokzel resim yapıyom bir kere.





lorquet lorquet
dovahkiin.
kehanetlerde geçen dragonborn olduğunu öğrendiğimizden beri kendine gitti jbl go bir hoperlör (apollö) aldı. paso fon müziği ile dolaşıyor.


yetmiyor ortama girerken bizden sunum istiyor:
dovahkiin, dovahkiin
naal ok zin los vahriin
wah dein vokul mahfaeraak ahst vaal!
ahrk fin norok paal graan
fod nust hon zindro zaan
dovahkiin, fah hin kogaan mu draal!

çileden çıkıyor yavaş yavaş.
2
üç hürellerin dördüncüsü üç hürellerin dördüncüsü
belli ki çok değişik bir kafa yaşıyor, çok renkli bir dünyası var bu abinin. ilk defa görenin tanımaya çalışanın anlayamayacağı, hatta reddeceği tasvip etmeyeceği bir kafa.

ama emin olun, zararı da faydası da kendine ve bence bu haliyle çok mutlu. hatta aklımızın alamayacağı kadar çok mutlu. böyle insanların allah ağzının tadını bozmasın.
2
nusseltvereynoldskardeşlerinschrödingercinsikedisi nusseltvereynoldskardeşlerinschrödingercinsikedisi
fazladan bi wacken bi de oef biletim olsa ikisini de gözüm kapali uzatip ellerimizde biralarla seke seke festival alanina gidebileceğim high profile instela yazari. instela ve high profile görünce sasirdiniz biliyorum. i can feel you canlarims ama instela bi cikolata kutusu gibidir. icinden ne cikacagini asla bilemezsiniz ahshs.

iyi insan. iyi yazar. iyi çizer. iyi uretici. iyi dinleyici. iyi kulak.

done.

best regards,
nusseltvereynoldskardeslerinblabla
5