futbol asla sadece futbol değildir

1 /
cagrilanyakup cagrilanyakup
doğru bir önerme. türkiyede biraz iki yüzlülüktür. biraz kara para aklamadır. biraz anarşizm (nasılsa) biraz ülkücülük, biraz lümpenlik, biraz birbirinin anasını bacısını siken takımlar, biraz haftalıkların tümünü maç biletine yatıran çırakların üç beş pembe yanaklı yabancı göttenbacağı seyretmek için haftaboyu aç gezmesi, kaza kurşunuyla vurulan insanlar, derbylerin olduğu günlerde tıkanan trafikler, büyüklerin küçüklerini daima yeneyeceğini ispatlamaya çalışan bir dünya özlemi, bir kimliksizlik içinde kimlik arayışı, bir boş yaygara, bir mecburiyet, bir yaşama biçimi... aslında sanki sadece basit ve tatlı bir heyecan...

evet futbol...biz de bir çok insanın hiçbir şeyi olmadığı için bir çok insanın her şeyi...
lefteyenine lefteyenine
birşeyi anlamaya çalışmakla, her s.ke anlam yüklemeye çalışma absürtlüğünün birbirine geçtiği noktadır.

futbol, 22 adamın topun peşinden koşturması değildir sadece. futbol, seyir zevki yaratan, anlayanının en basit pastan bile radiohead tadı alacağı bir spordur. futbol, toplumcudur. iyi bir onbirin 90 dakika nasıl bir işbirliği sergileyebildiği açısından büyütülerek örneklenebilecek bir spordur. futbol, kahveye maç seyretmeye gitiğinizde "meymenetsiz" dediğiniz, daha önceden hiç tanımadığınız adamla maç boyu muhabbet edip, maç çıkışı selamlaşıp ayrıldığınız bir sosyalleşme aracıdır. futbol, canınız sıkıldığında oturup sevdiğiniz takıma forma dizayn ettiğiniz, tere çamura bulanacak kumaşların da ne kadar iyi işlenebileceğinin kanıtı olan bir sanat aracıdır. futbol, üzerinizdeki bütün siniri, ana avrat sövüp, el kol, canhıraş bağıra çağıra seyredererek sizi deşarj eden bir rehabilitasyon vasıtasıdır. futbol, aslında "ayak topu" değil "beyinin ulaştığı son nokta olan ayaklarla oynanan top"tur. fiziksel ve zihinsel bir mücadeleye giriştiğiniz, haftada bir defa da olsa hakkıyla oynadığınızda sizi zinde tutacak bir sağlık gerecidir. futbol, "cacık olmayacak" adamların kenar mahallelerde hapçılıktan kurtulup dünyayı ayaklarına çivilemelerini sağlayabilen bir endüstridir.

ama sonuçta aslında futbol sadece futboldur. eğlencedir, kafa yormaya ardında komplo teorileri ve pislik aramaya değmez.
tuygun tuygun
"football is not just a matter of life and death: it's much more important than that" bill shankly

edit: bari türkçesini yazalım da giri'ye azıcık türkçe bulaşsın: "futbol bir ölüm kalım meselesi değildir, ondan çok daha önemlidir."
ornitrin ornitrin
üzerine konuşmak istediğim önerme.* yazmak kesmiyor, anlatmalıyım ben bunu, umarım ileride o da olacak.

bu cümle, söyleyen kişiye göre doğru ya da yanlış olabilir. amaç içeriği fena halde etkilemektedir.

simon kuper'in dikkat çekmeye çalıştığı üzre, en kısa tanımıyla, futbol endüstrisinde dönen dolapları belirtmek amaçlı söylenirse ne ala, öp de başının üstüne koy.

ekonomik kriz mi varmış; siyasi gerilim mi varmış; işsiz miymişşin; maaşın yetersiz miymiş; her şeye zam mı gelmiş; küresel ısınma mı varmış; içme suları hızla azalıyor muymuş; ülkemizin eğitim ve sağlık gibi temel konularda büyük sorunları mı varmış; emeklilik yaşı kaç olmuş; özgürlükler mi kısıtlanmış; kadının hala adı yok muymuş; hala tecavüz vakaları mı yaşanıyormuş; töre cinayetleri mi varmış; insan hakları ayaklar altında mıymış; işçiler sürekli ölüyor, ölmeyenler daha da eziliyorlar mıymış; yolsuzluklar, rüşvet almış başını yürümüş müymüş; ikiyüzlülük damarlarımızda mı dolaşmaya başlamış...v.s. bütün bunları bir kenara bırakan; hayatını futbola endeksleyen; hayattan tek beklentisi takımının alacağı üç puan olan; gerekirse adam dövmeyi, bıçaklamayı, öldürmeyi, linç etmeyi aptalca bir sorumluluk bilinciyele kafasına yerleştiren; sadece futbolla mutlu olabilen; hayattaki varlığını futbolla özdeşleştiren; mücadele diyince aklına ilk olarak futbol sahası gelen; vergilere, sömürüye sesini çıkarmayan; gücü sadece karısına yeten; patron karşısında titreyen; sevinince de silaha sarılıp şuuursuzca bir vahşetten mutluluk duyabilen...v.s. gibi ve benzeri saçmalıkların başrolü olan kişilerden duyduğumda ise çevresindekiler için acıma ile kendisi için müstahak kavramlarını çağrıştıran cümle. koyun gibisin kardeşim*, o yeşil çimenlere olan ilahi ve sorgulamayan bağlılığın bunu içindir belki de.
john wayne john wayne
simon kuper'in özellikle futbol aşığı ülkelerde sükse yaratan kitabıdır. futbol ile ilgili olan kişi veya kişilerin okuması gereken kitapların başında gelmektedir. çünkü saatlerini,günlerini hatta yıllarını neye ve neden harcadıklarına bir nebze de olsa cevap bulacaktır kişiler bu kitapta.
kitap "bir ara futbolda ne dolaplar dönüyordan çok fanatikler romanıdır, hikayedir okumazlar bari bunu kaktiralımda okusunlar" mantığına sarsa da bazı anlatımlarda fanatik kişilere durup düşünmeyi de sağlamaktadır.
1 /