gaius baltar

iao iao
kaypak ibişin tekidir. acımasız canavar kötü tripleriyle gezmez ama battlestar galactica'da insan ırkının çoğunun yokoluşunun sebebi bu adamdır.

savunma bakanlığının kodlarını number six'e verir, bunu sadece amsalak olmasıyla sınırlamamak lazım. ayrıca number six kimliğini açıkladıktan sonra da bir tepki vermez bombalanmadan onun sayesinde kurtulur, sharon valerii'nin cylon olduğunu çakar ama tepki gene vermez. battlestar pegasus'tan gelen kanlı canlı number six'i görür nutku tutulur, kaçmasını sağlar, gider bir ona nükleer başlık hediye eder güvenin sembolü olarak. (bir demet gülle ispat edemiyor musun ona duyduğun güveni şerefsiz) hediyesiyle de number six gider cloud nine'ı havaya uçurur gene bir sürü insanın ölümüne sebep olur kılkuyruk gaius.

new caprica'da iki yüz kişinin idamını onaylamadan önce iki dakika direnmesi de adamı gözümde hiç yüceltmemektedir. aşırı derecede ölüm korkusu olduğundan paşa paşa imzayı basar zaten. sonra new caprica'dan kaçış sırasında cylon kafilesinin kuyruğuna takılır, gene ölümle tehdit edildiğinden dünya'nın yeri hakkında bulduğu tüm bilgileri verir hayatı karşılığı ve bir kere daha insan ırkının kalan son parçasını da tehlikeye sokar.

özetle gaius baltar'ın kimseye eyvallahı yoktur, kıçını kurtarması için her yol mübahtır. sırf ölümden kurtulmak için en büyük isteği son beş cylondan biri olmaktır ki çok büyük ihtimalle bu olmayacak ve bu da elinde patlayacaktır. yaptığı bir kaç iyi şey olsa da artılar eksileri silemeyecek kadar az. ama buna rağmen tekrar yakalanıp yargılandığında idamı tüm bahis kalemlerinde banko çekmesine rağmen avukatı lee adama'nın süper tiradı ve william adama'nın "lawfulluğu" tuttuğundan serbest kalmıştır.

şimdi ise muz tarikatı başı olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. son sezonun son bölümünde kendisinden hasta çocuğunu kutsamasını isteyen mal bir karakter gördük, bu kadar yediği boktan sonra kurtarıcı diye çıksa da kendisi benim için ancak demet akalın şarkısı olur. ibiş işte.

james callis tarafından mükemmel bir şekilde canlandırılmaktadır ayrıca.
tembel tembel
john colicos tarafından canlandırıldığı orijinal battlestar galactica'da insan ırkını bir defa satmış fakat tam satmıştı. cylon ana gemilerinde, centurionların tepesinde, astığı astık kestiği kestik bir karizmatik kötü adam, bir imparator palpatine edasında takılıyor, arada sırada "nıhahaha" şeklinde turgut özatay kahkahaları savuruyordu.

"re-imagined" galactica'daki baltar ise bu stilize kötülüğün bir parça dışında kalmış. bir defa eskiden sadece baltar veya kont baltar diye geçen arkadaşımızı hem tutup bilim adamı yapmışlar, hem de bir ön ad (gaius) vererek iyice insanileştirmişler. pişmanlıklar içinde kavrulan, savrulan, bir yandan kendinden nefret ederken bir yandan her yaptığı maymunluğu haklı çıkarmak için olmadık bahaneler tasarlamaktan geri kalmayan, böyle daha bir trajik, daha bir şekspiryen, daha bir katmandu kötü adam olmuş. bir insanları bir saylonları satıp satıp duruyor, devamlı satış halinde.

üçüncü sezonda kendisini nihayet bir cylon base ship güvertesinde gören eski galactica severler bir an için heyecan yaptılar. saylon kızlarıyla orji alemlerine katılan, hybridlerle hasbıhal eden bu baltar acaba eski ali kıran başkesen günlerine dönüş sinyalleri mi veriyor diye. ama öyle olmadı. baltar'ın içindeki satış aşkı bambaşkaydı. ve birkaç bölüm sonra onu bu kez de saylonları satmış, ve kapağı yine galactica'ya atmış vaziyette bulacaktık. (nınınının)
cant do a thing with ashes cant do a thing with ashes
dizi yapımcısının özel isteği (bence). hani senaristlere sanki yazdırırken altına not düşmüş, "çok orospu çocuğu gördüm ama bunun gibisini görmedim" diyebileceğim bir karakter yaratın diye.
laughing madcap laughing madcap
aslında gezegenini satan bilge tarzı birisi değil de kendisi için birşeyler yaparken yanlışlıkla milyonları öldüren ve pişman olan adamdır gaius baltar. sürekli dört ayak üstüne düşmesi sebebiyle şanslı gibi görünse de aslında sürekli bir aksiyon içinde, sürekli kötü kararlar vermek durumunda olan talihsiz bir insandır. kanımca battlestar galactica tarihinin en etkileyici sahnelerinden birinde de başroldedir.

gaius baltar: you know, i know about farming. *ağlar*

budur.
imawesome imawesome
battlestar galactica dizisini bırakmama yol açmış olan karakter. yani nasıl bir hayal ürününün dölüdür bu cisim anlamadım arkadaş. 3.sezon finalinde 'bir insan sinirden kendini nasıl siker?' sorusuna cevap yapıcaktı eleman beni nerdeyse. güzelim diziyi izlemiyorum şu piç karakter yüzünden.

not: evet uykum da bu piç yüzünden kaçtı.
magistrate magistrate
insanlığın alter egosu. mükemmel canlandırılmış bir karakter.
vatanı bir kadın memesine değil, birden çok kadın memesine satmıştır.

james callis rol için teklifi ilk aldığında "bu ne amına koyayım" demiş.
sonra paşa paşa gelmiş tabii muhtelif sebeplerden ötürü.
feton feton
buraya spoilerın allahını verebilirim ama yapmıyorum sevgili battlestar galactica'yı sıfırdan izleyebilecek şansa sahip insanlar. seviyorum bu adamı.
iao iao
-- spoiler --

şu diziyi n kere izledim, bugün yine depreşti son 10 dakikasını gene izledim.

gaius baltar'ın zayıflığına, bencilliğine her daim sinir olsam da -james callis cidden efsanevi bir performans sergiliyor- şu adamın son dakikalarda "you know, ı know about farming." deyip de ağladığı sahne var ya, çok dokunuyor bana. sanki hep yapması gereken buydu da başarmış gibi.

nitekim baltar tarım kolonisi aerilion doğumlu, kestane çıkmış kabuğunu beğenmemiş misali bilim okumaya gidip köklerini reddetmiş bir insandır.

asıl mevzuya gelirsek şu finalde virtual six ve baltarın diyalogu aslında virtual baltar sadece bir "melek" değil de tanrının ta kendisi midir diye sordurtur insana.

head-six: mathematics. law of averages. let a complex system repeat itself long enough, eventually something surprising might occur. that, too, is in god's plan.
head-baltar: you know ıt doesn't like that name.
[she gives him a look]
head-baltar: silly me. silly, silly me.

six'in o bakışı, baltar'ın gözlükleri çıkarıp havalı bir mimik yapması.

tanrının sureti dizinin en gri karakteri gaius baltar mıydı diye sorar insan, mantıklı da gelir bir yandan.

six onun başmeleği midir yoksa perfect couple modunda mı takılmaktadırlar tabii bunlar hep sorular sorular.

adam tanrı çıktı bildiğin. galiba.
gauldoth gauldoth
dizi içerisinde karakter oyuncusu olarak izlediğim en iyi oyunculuklardan birine imza atmıştır. bir insanın kendi içerisinde yaşadığı ikilemler, insani zaaflar ve hayatta kalma içgüdüsünü bu derece güçlü yansıtan bir oyunculuk gördüğümü hatırlamıyorum.