galatasaray

317 /
brsmsl brsmsl
yaklaşık 38 yıldır desteklediğim maçlarını kaçırmamaya çalıştığım renklerine bağlandığım takımım...

merak etmeyin oturup da fanatizm dolu entry girmeyeceğim..
çok üzgünüm. hem de çok...
kadrosuna ve yöneticilerine bakıp da üzülmemek ve bu takımdan başarı beklemekte mi hata yapıyoruz?

koskoca takım nasıl 2 arizona kertenkelesi ( onyekuru ve diagne ) bir tane hacivat
( mitroglu) kılıklı adamdan medet umar hale geldi?

bu hale nasıl geldik?

tutup da gomis'i ve rodriges'i neden gönderdiniz edebiyatı yapmayacağım. mutlaka vardır bizim bilmediğimiz bir sebebi.

dün akşam erzurum'da oynanan maçı sonuna kadar izledim sorun hava sıcaklığı falan değil kardeşim. sen şampiyonluğa oynayacaksan, hava koşulları seni olumsuz yönde etkilememeli. sahayı, hakemi ya da aleyhine verilen kararları bahane edemezsin.

peki temel sorunlar ne?
1) takım forvetsiz oynamaya o kadar alışmış ki kanat oyuncuları kendilerini hala da forvet sanıyor. ve takımdaki forvetlerimizin hepsi hava topuna alışkın olmasına rağmen bizim kazma kanat oyuncuları orta yapmaktan aciz. adamlar orta yapamıyor amk.

2) galatasaray'ın en önemli özelliği olan oyunu rakip yarı sahaya yıkması, yani ileri uç oyuncularının ki bunu eski dönemlerde hakan şükür yapardı, deli dana gibi pres yapması özelliğinin tamamen yitirilmesi.
bizim arizona kertenkelisi kılıklı diagne son 25 dakikada oyuna girdi bırak pres yapmayı ayağına top 2 defa ya değdi ya değmedi.

3) orta sahada oynayan godiklerin futbol zekasından yoksun olması.
örnek vermek gerekirse belhanda'yı tutup da okan buruk, hagi, emre belözoğlu veya tugay kerimoğlu ile kıyaslayabilir misiniz?

peki ya onyekuru'ya ne demeli? adam sırf atlet. topu alıyor gidiyor sıfıra iniyor ama orta yapamıyor. adam tam bir bal yapamayan arı kıvamında.

4) tam sabri sarıoğlu'ndan kurtulduk diye seviniyordum. anaaaa dün akşam bir baktım başımıza emre taşdemir diye başka bir kazma çıktı.
ben bu yaşımda daha güzel vururum o topa. bir de orta yaptıktan sonra topa bakıyor o top nasıl öyle gitti diye....kazma ya....
yok abi adam bildiğin akciğer kanseri yapar.

5) peki ya marcao teixeria'ya ne demeli? benfica maçında penaltı yaptırdı. dün akşam oynadığımız erzurumspor maçında da hatası sayesinde golü yedik.

sonuç: ne forvetimiz ne de orta sahamız pres yapıyor. hatta orta sahadaki futbolcular bırakın pres yapmayı üst üste 4 pas bile yapamıyorlar.
beşiktaş ve fenerbahçe'nin hali de ortada.
bu durumda ligdeki diğer takımlardan herhangi birinin şampiyon olması kaçınılmazdır.


başakşehir'in şampiyonluğu hayırlı olsun diyelim. kim kutlayacaksa da kutlasın.
afedersiniz ama şampiyonluk kutlamasında tavuk döner yanına da ayran ikram ettiler mi inanın onbinlerce adam toplanır orada...
fatih terim takımı diri tutmak için önümüzde daha 10 maç var falan diyor ama...
bu maçlardan biri fener'le kadıköy'de. o maç zaten gitti, diğeri de başakşehir'le. biz bu oyunla başakşehir'i kendi evimizde de yenmekte zorlanırız. beşiktaş maçını hiç saymadım.
e arada zaten 8 puan fark var...

umutlar 2019-2020 sezonuna diyoruz.
keşke nitelikli yerli futbolcu yetiştirebilsek de takımımızı bu arizona kertenkelesi kılıklı apaçilerden kurtarabilsek.

galatasaray'ın yetiştirdiği nitelikli yerli futbolculara örnek vermek gerekirse:
tugay kerimoğlu
okan buruk
cüneyt tanman
sırma saçlı suat kaya
ergün penbe
ve cesur yürek bülent korkmaz
ahh ulan ahhh gel de özleme şu adamları.
2
dikkatsi dikkatsi
adnan polat'tan sonra mevcut başkan mustafa cengiz'i de ibra etmeyerek deviren üyelere sahip spor klubü. her ikisinin de galatasaray lisesi mazisi olmayışı tesadüf olamaz pek tabi. hatta inan kıraç'ın "kimse liselileri yok saymaya kalkmasın" minvalindeki açıklamaları, lise mezunlarının başkandan rahatsız olduğunun ipuçlarını veriyordu.

ibra edilmeme olayının hemen akabinde en meşhur taraftar grubu ultraslan da "kişisel menfaatlerinin galatasaray'ın önünde tutanları affetmeyeceğiz" tarzı açıklamalarda bulundu.

pek tabi bu durum galatasaray liselilerin mi yoksa herkesin mi tartışmalarını beraberinde getirdi. fenerbahçe ve beşiktaş taraftarları bu olayı "bizim takım halkın takımı galatasaray liselilerin" gibi açıklamalarla karşıladı.

kendi adına bir lisesi olan ve onlar tarafından kurulmuş bir kulüp elbetteki onların. burada yanlış olan ise tarihsel süreçte bu durumun dışına çıkılmasına engel olmamaları. bugün, "galatasaraylıyım" diyen kişi sayısının milyon mertebesinde olduğunu düşünürsek, gelinen noktada taraftar adı altındaki kitlenin bu kulüp ile etkileşime geçmemesini beklemek anormal olurdu. ama bakıldığında rahatça görülüyor ki, kulüp milyonlarca taraftarın getirdiği maddi ve manevi gücü reddetmezken liseli güruh bu kitleyi yöneten gizli güç olarak kalma derdinde.

umarım taraflar anlaşır.
di mi ama di mi ama
sporcu ve teknik heyetleri geçtim, yönetici ve yönetimler çok amatör ve yetersiz kalmış durumda. geçmişten bugüne, özellikle de son dönemlerde sahiplenilecek çok da iyi bir kulüp yönetim tablosu yok. neyin sahiplenilmesi ya da paylaşılamaması olduğunu da anlayabilmiş değilim.

ayrıca; 2019 yılında seviyenin liseden üniversiteye bile çekilememiş olması da ayrı bir vizyon olsa gerek. galatasaray spor kulübünün geldiği noktaya göre bir düzenleme yapamayanlardan da fazlasını beklemek hayal olurdu sanırım.


adettendir: liselim
avangard jazz avangard jazz
sosyal medyada çomar taraftarlarının 'galatasaray lisesi kapatılsın' gibi tepkiler verdiği, verebildiği kulüp.

yavrum galatasaray'ı galatasaray yapan o lisedir. ister maddi ister manevi ister katakulli her türlü başarılarının arkasındaki rüzgardır o lise. galatasaray lisesi'ni camiadan ayırırsanız trabzonspor'dan farkınız kalmaz.

ffp denetiminde olup 140 milyon euro zarar edip de uefa tarafından turnuvaya kabul edilebilen bir kulüp daha yok.. hatta koskoca milan kulübü bile afalladı kendi davasında örnek gösterdi düşün. hayırdır bu işler diye.. bırak 140 milyonu sınır olan 30 milyonun bile bir kuruş aşağısına düşse fenerin beşiktaşın içinden geçeceklerine hiç şüphe yok.

galatasaray lisesi hem ülke içinde hem avrupada gs taraftarının tamamının sandığından çok daha büyük (belki biraz da esrarengiz) bir güç. yok kodamanlar yok dinozorlar yok enteller diyerek kendilerini 'büyük' yapan kuruma, adamlara taş atıyorlar.

dön bi bak 1987 sezonuna kadar şampiyonluk sıralamasına. sonra dön git elini öp o dinozorların amk. zamanında kendi içinde bölünüp "güneş sk" diye bir yan kulüp bile ortaya çıkmıştı, sonra tekrar gs bünyesine girdi. git bi bak kendi tarihine nerelerden nerelere gelmişsin.. sonra yüzün varsa söv hangi liseliye sövüyorsan.

şuraya bırakayım bu floodu okursunuz, biraz anlarsınız eski gs neymiş sonra ne olmuş.


metrobusdelisi metrobusdelisi
renklerini, tarihini, taraftarlarını, yani kısaca bir bütün olarak çok sevdiğim takımdır. tek bir şey hariç; liseli zihniyeti. bu zihniyet nedeniyle galatasaray bir arpa boyu yol alamaz. ne zaman yükselişe geçse liseli kafalar hemen aşağı çeker. geçmişte de böyle oldu, şimdi de.
mgun mgun
türkiye kupası'nda yine finalde...

artık haber niteliği taşımayan bu giri yüzünden 5 saniyenizi çaldım... affınıza sığınıyorum...

götler!
mgun mgun
yine haber niteliği olmayan işler içerisinde... yine şampiyonluk yolunda...

yaw bu ülkede hiç farklı bir şey olmayacak mı len mq!

götler!
317 /