gazneli mahmud a ayar veren kadın

clitor eastwood clitor eastwood
sultan mahmud'u adeta yerin dibine sokmuş, gücendirmiş; lakin sultandan "git işine kadın, devlet yönetiyoz burda biz, devlet!" diye bir cevap almadığı gibi; "psikolojisi bozuk, ne dediğini bilmiyor" veya "sen koca sultan mahmud'la nasıl böyle konuşursun" çıkışları da görmemiş, herhangi bir şeyle suçlanmamıştır. aksine sultan mahmud'a iyi bir ders olmuştur bu olay.

selçuklu veziri nizamülmülk'ün siyasetname kitabının 10. faslı hükümdarın, topraklarında meydana gelmiş olan her türlü hadiseyi bilmesi ve durumları kontrol edebilmesiyle ilgilidir.

nizamülmülk, bu fasılda bir hikaye anlatır:

"sultan mahmud'un ırak'ı fethettiği zamanlarda eşkiyalar, deyr-i geçi kervansarayında yolcu bir kadının malını gasp ettiler. kadıncağız, sultan mahmud'un dergahına varıp şikayetini şöylece arz etti:
'eşkiyalar malımı deyr-i geçi'de gasp ettiler. ya malımı onlardan geri al yahut malımın bedelini bana öde!'
mahmud: 'deyr-i geçi nereye düşer?' dedi.
kadın: 'hakkında malumat sahibi olup idare ve muhafaza edebileceğin kadar memleket fethet!' dedi.
sultan: 'haklısın, lakin bu hırsızların cinsi cinsiyeti nedir, nereden geldikleri hakkında bir fikrin var mı?'
kadın: 'kuç u beluç idiler, kirman ilinden gelmişlerdir.'
sultan: 'bahsettiğin yer pek uzak ve dahi benim hakimiyet alanım dışında olduğu için elimden bir şey gelmez.'
kadın: 'madem ki tebayı kollayamıyorsun, cihanın jandarmalığına ne diye soyundun? daha koyunları kurttan koruyamıyorken bu ne çobanlık davasıdır? şimdi benim şu zayıflığıma, senin şu acziyetine bak.' dedi.

sultan mahmud'un gözleri dolu dolu oldu ve 'doğru dersin, mallarının bedelini ben vereceğim, hırsızlara da elimden geldiğince gerekeni yapacağım.' diyerek malının tazmin esilmesini emretti."

akabinde sultan mahmud girişimlerde bulunarak duruma el atar. lakin yediği ayar ona ders olur, daha dikkatli bir hükümdar olmakta gayret eder.