gece gece akla gelen napıyoruz biz ki düşüncesi

a sami bayraklı a sami bayraklı
yalnızlığın tanımını yemek sonrası tv karşısında sızıp kaldığımda üstümü örten, içim geçtikten 40 dakika sonra gece uyuyamazsın hadi kalk diyen birilerini bulamadığımda yaptım.

o akşamların geceleri uzun oldu. düşünecek çok vakti oluyor insanın. i̇şte o anlarda kendime napıyoruz biz ki sorusunu yöneltiyorum. çünkü o kapılar açılsın lütfen. kilitli kapılar açılsın. bizler yaşamaya geldik dünyaya. kardeş kardeşe kıymasın çünkü arada vesile kardeşlerimiz var, gönüllerimiz var. kendimize gelelim lütfen. napıyoruz biz ki? biz napıyoruz ki? ben çok doluyum.
fahisenin cignenen onru fahisenin cignenen onru
(bkz: biz nöbeti teslim edeceğimiz günü beklemekteyiz)

filiz akın: selma = s
sadri alışık: arif = a

s: biliyor musun? annemle babam da çok seviyorlar seni.
a: berhudar olsunlar.
s: açık yüreklisin, iyi kalplisin, gizlin-kapaklın yok.
a: hüsn-ü teveccühünüz, sizlere layık bir muameleye dûçar olduysam, bilâkis iftiharımdır yani.
s: aah! böyle olacağı aklımdan bile geçmemişti.
a: ne oldu ki? hı?
s: hiç...
a: haa, iyi o zaman.
s: memnun musun arif?
a: neden?
s: beraberiz işte. her gün görüşüyoruz. birbirimizi her an görebiliyoruz.
a: bu lafların hiçbir luzum-u harbiyesi yok. neden dersen, çünkü bunların hepsi hoş; fakat boştur. senin yolun düz, bizimkisi yokuştur.
s: niçin böyle ümitsizsin? (arif'in koluna girerek) tevekkelli efkarlı demişler sana.
a: (elini çekerek) yok öyle fazla samimiyetten hoşlanmam; laubalilik getirir, yüz göz oluruz. bak bayan selma; biz... ümitli yahut ümitsiz olmak bize düşmez. biz nöbeti teslim edeceğimiz günü beklemekteyiz.
s: oh... benimle beraber olmak istemiyorsun demek?
a: senin başka lafın yok mu arkadaş? karagöz ile hacivattan bahsedelim biraz. fenerbahçe bu hafta kaç çeker mesela? oyuncak fiyatlarına zam tevatürü varmış; çocuk kardeşlerimizin teessürü kafa-karış oynamakla geçer mi acaba?
s: ben isterdim ki...
a: ne isterdin?
s: bu oyun şaka olmasın.
a: bizim gibi koca bebeklere de, aşk-ı sevdayı evcilik oyunu yakışır zaten.

(bkz: efkarlı sosyetede )