gece kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yok

1 /
written and directed by written and directed by
rte'nin bir seneden fazladır kapalı kalan mekanlara alakalı konuşurken ağzındaki baklayı çıkardığı açıklaması. tam hali şudur:
"müzikle ilgili kısıtlamaları 24.00'e çekiyoruz. kusura bakmayın, gece kimsenin kimseyi rahatsız etme hakkı yok." pandemi bahane demiş resmen.

1 temmuz itibariyle tüm kısıtlamalar kalkarken, müzikli ve alkollü mekanlar gece 12 sınırlamasıyla açılacak. ve açıklamaya bakılırsa bu karar bizim ilelebet normalimiz olacak.

twitter.com
bu sefer kesin bu sefer kesin
rte beyanı.
müzikli mekanlar ses yalıtımı yapılmış yerlerdir ve etraflarında ev bulunmaz genelde.
varsa da bilerek o yeri seçmişlerdir, gürültüden rahatsız olmazlar.
ülkenin dört bir tarafında en sakin mahallede bile bulunan camiiler ise öyle değil, onlar için geçerli mesela kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yok durumu. yani gece 22:40'da da okunuyor ezan , sabaha karşı 03.20'de de. rahatsızım.
faurbourg faurbourg
bunca yıllık hayatımda hiç gece 12den sonra çalan müzikten hiç rahatsızlık duymadım. madem halkin rahatını bu kadar önemseniyor öncelikle şunlara yasak gelmeli:

- bayramda, düğünde sağa sola ateş edenler
- düğün ve asker konvoyu yapanlar, bilhassa yol kesen türlerine
- filtreleri bakımsız/yetersiz fabrikalar, gölleri doğayı atıklarıyla kirleten fabrikalar
- trafikte emniyet şeridi kullananlar
- ihtiyaç dışı çakarlı araç kullananlar

madem ki halkın rahatı umursanıyor, yaşam bir sanat dalına değil de bu tip davranışlara gelmeli.
1
siz beni nereden tanımıyorsunuz siz beni nereden tanımıyorsunuz
bu açıklama üzerine bazı aveller ortaya çıktı, "ama eğropa'da da böyle" dediler. sanırım bu paydada buluşmak için sesege de ortaya atladı. ya ben sizin zihninizdeki körlüğe sıçayım. salak salak çıkarımlar yapmak, akp'yi aklamak ne demek? çok mu iyimsersiniz yoksa çok mu safsınız? 20 yıldır siz hangi ülkede yaşıyorsunuz? gerçekten insanlar rahatsız olmasın diye mi yasaklanıyor müzik?

yeter aq aptallığın da bir sınırı olmalı.
dumrul dumrul
her yıl bir ay boyunca sabahın dördünde beşinde ülkenin her sokağında tangır tungur davul çaldıran, sabahın köründe her sabah müezzin bağırtan adamlar, ruhsatlı, ses yalıtımı yapılmış, zaten taksim, kadıköy gibi 24 saat yaşayan muhitlerde odaklanmış olan mekanlardaki müziğin verdiği rahatsızlıktan bahsediyor.

sözde pandemi yasaklarından yaşam tarzına dair olanların kurumsallaştırılacağını, bunların pandemi ile hiç ilgisinin olmadığını başından beri söylüyorduk. takiyeci sürü ise "şizofrenleeeeğğğğrrrr" diye anırıyordu.

ee ne oldu? dertleri neymiş? pandemi miymiş?

hemen beraberindeki evlilik ve çocuk muhabbetini de ekleyin. bunların bağlamı tam olarak bir. tek dertleri 6 yüzyıl arap kültürü ve mitolojisini senin yaşamına hakim kılmak. sen asıl meseleye sürekli gözünü kapatırsan her seferinde senin yaşamına yaptıkları müdahaleleri bir adım ileri taşımaya devam edecekler. sen hem yaşam tarzını hem de 6 yüzyıl arap mitolojisini aynı anda koruyamazsın. bunu anlayıp seçimini yapma vakti çoktan geldi. bugüne kadar yapmadıysanız artık bunu düşünün gençler.
acarabi acarabi
bu yasakla beraber camilerden günde beş vakit son ses hoparlörlerden yapılan ezan seslerine de kısıtlama beklentisini gündeme getiren uygulamadır.
madem toplumun rahatsızlığı bu kadar hassas bir konu -ki rahatsız olan yok- o zaman sabahın köründe ve gecenin bir yarısında olmak üzere bir kaç saatte bir toplum sağlığını önemsemeden yapılan ezan yayınlarını da düzenleyin.
ama maksadın toplum rahatsızlığı değil, topluma dayatma olduğu o kadar açık ki.
tanımos: mızrağın çuvala sığmadığını gösteren açıklamadır.
anabacı vokke anabacı vokke
valla ben adamlara kızmıyorum. adamlar her istediklerini ama takiyye yaparak ama zemin yoklayarak ama göstere göstere hayata geçiriyorlar. cidden bu adamlardan ne yapmasını bekliyordunuz yani? müsade ederseniz daha fazlasını da yaparlar. ama benim asıl kızdığım iki kesim var...

birincisi bu adamların destekçileri. ha bu arada bu destekçiler her yerdedir, büyük çoğunluğu eski dyp-anap kafasından gelir. ama nagehan-rok çifti gibi sosyal demokrasiden, liberalizmden gelenler de vardır. ha bu adamlar akp'yi cidden geceleri diskolara gidememek,ramazanlarda sigara içememek için mi desteklemektedir? tabi ki hayır... içlerinde zencilerle date yapıp grup seks yapanlar bile vardır: (#18151889) ama kendilerinin yalılarda oturabilmesi, içip sıçabilmesi için 80 milyonun imam nikahı yapması, içki içememesi gerekmektedir! işte bu yüzden bu yasağı da savunurlar. ama bunu savunurken hangi çorbacıdadırlar, hangi orospunun jigolonun kolarındadırlar allah bilir...

bir de kömürcü makarnacılar var ki onları geçin. verdikleri oylarla iktidarı değiştirmeseler sadece acımanın nesnesi olabilir onlar. ama asıl güçlü olanlar değme gavurdan güzel hayatlar yaşayıp halka bir barda oturup içmeyi bile çok görenler...

ikinci kesim ise osuruktan muhalifler... ki bu osuruktan muhalefet maalesef türk orijinli muhalefetin yüzde 99.9999'unu kapsar. güya kürtten daha akıllıdır, radikal söylem ve taleplerden kaçınarak aklı sıra canını korur. akıllı muhalefet yapar, buna da ilm-i siyaset der... ama günün sonunda iş egemenle pazarlığa geldiğinde bir şey kazanamaz. çünkü o masaya bileğinin hakkıyla değil zararsız olduğu için oturtulmuştur. zararsız oturan da kar elde etmeden kalkar o masadan... bu hep böyle olmuştur ama hala akıllanmazlar. en son after party yapıcaz demişler. ya arkadaş akp dışarıdan ezan sesini verse adımız dinsize çıkmasın diye öüziği kapatırsınız siz. artistliğiniz kime? eminim akp de çok korkmuştur after party yapacaksınız diye... adamlar biliyor zaten sizin bu ilm-i siyasetinizle, osuruktan muhalif tarzınızla after party bile yapamayacağınızı. işte bu osuruktan muhalefet tarzıyla kendinizi ezdirmediniz belki ama sonunda gece 12'den sonra bile partileyemez hale geldiniz işte...

bu iki kesimi yokedin, hadi ikincisini yok etmeyin ama radikalleştirin akp dediğiniz şey kendiliğinden biter zaten. ilk kesim "skerler arkadaş tamam bizi iyi beslediniz de sizin yüzünüzden akşam bir boğazda rakı içemez hale geldik" dese, ikinci kesim de "aman ağzımızın tadı kaçmasın ali rıza beyciğim" ayaklaırnı bıraksa cidden akp 2 gün iktidarda kalabilir mi bilmiyorum. yani sonuç olarak artık lafı kıvıracak noktayı çoktan geçtik. velev ki terörist ne olacak denmesi gerekiyor artık bu adamlara...
1 /