geceye şiir

1 /
paul k paul k
olur da olamazsam buralarda
yanağındaki küçük çukura saklanmak istiyorum,uyumak..
yüzyıllarca uyumak..
illa isim konulacaksa ben masal değil hayat demekten yanayım bu yolları yan yana yürümekten yanayım..
erguvanlar açmaya başladı,
mavi mi pembe mi ayırt edemiyorum renkleri,kokuna bi isim bulmaya çalışmaktan da vazgeçtim.
geldiğinde bir masada kahvemizi yudumlayıp, heyecanla dedikodu yapacağız,
sana kaçırmadan anlatmam gereken aylar biriktirdim..
biraz sessizlik olacak sonra
sen hüzünlü gözlerini uzaklara salacaksın.
cümlelerim topallayacak,ağır aksak kelimelerle soracağım;
nasılsın? nasılsın derken bile iyi olmana dualar ediyor olacağım..
hiçbir sözümüz umutsuzluk taşımayacak, inanacağız, inandıracağız, yaşadığımız cehennemin cennete dönüşeceğine.
herkesin unuttuğu küçük bir çocuğa gülümseyerek, insanların koşarak geçerken farketmediği selpakçı amcanın gülüşüne karşılık vererek..
ve bırakarak bu dünyanın tüm kandırmacılarını kendimize insanca bir yol çizeceğiz!
gelmek isteyen ardımıza düşecek..
gel ! orda mutlu olduğunu biliyorum ama inan bencilce değil bu isteğim.
birgün hiç gelmemeye karar vererek gidersen,bavulumu hazırladım
geçmişi koymadım içine,adı ' geçmiş' olacak gelecekleri beraber yaşayalım diye !
gitme ! seni şah damarıma sakladım,adım atarsan yırtılır derim,kanar dizlerim.
ölürüm.
birdaha ayrılığı kaldıramam ,yüküm ağır !
susma ! kelimelerin senin ayak izlerin. nereye gittiğini bulamazsa ölür benim ellerim !
seni seviyorum …


leonunu kaybetmiş mathilda leonunu kaybetmiş mathilda
handan,hamamdan geçtik
gün ışığındaki hissemize razıydık
saadetinden geçtik
ümidine razıydık
hiçbirini bulamadık
kendimize hüzünler icadettik
avunamadık
yoksa biz...
biz bu dünyadan değil miydik?

üstad orhan veli.
cantay cantay
düşümde düşününce

düşümdeki kişi
şöyle demişti bana
bir düşüştür ömrün

şöyle demişti bana
bir düş değil mi gördüğün
yer yer berduş
yer yer diğer
hallerde göründüğün

demişti ki düşümdeki bana
sonu belli olmayan
bir düşüştür ömrün
kaçınılmaz bir tesadüfün
vefasızlığı senden yana

aslında var olmanın en belirgin
karşılığıdır yok olup gitmek
kişi ürperse de başında
bir boyut tutar seni
bir adında bir yaşında
düş nedeni seratonin tadında
kendini özgür hissedersin önce
ters orantılı olarak korkun
yere yaklaştıkça büyür
yere yaklaştıkça büyür

(bkz: mahmut sezen )
cantay cantay
oto b*ka yazı yazanların hazmedemediği başlık. git sen "asansörde sevişme" ya da "sanal seks" başlıklarına yaz. biz sana "orada niye yazdın?" diyor muyuz?
bolşekerlidemliçay bolşekerlidemliçay
gidişini öperek uyandırdım bu sabah ayrılığı.
fırından yeni çıkan bekleyişler satın aldım.
kırmızı mavi ekoseli yalnızlığımı serdim masaya.
manzaraysa ayrılığa sıfır!
işte herşey hazır…
acılarımla iki lafın belini kırdık.
yokluğunda bir kuş sütü eksik…
yalnızlığım ve ben…
seni çok bekledik…

büyük bir ihtimalle ölmüştük
şehir kan kıyametti ayaklarımızda
gökyüzünü katlayıp bir köşeye koymuştuk
yıldızlar kaldırımlara dökülmüştü bütün
hamza bütün parmaklarını ortaya dökmüştü
yirmi yıldır cebinde biriktirdiği parmaklarını
hamza son şarkıyı kırka bölmüştü
doğrusu iyi idare etmiştik
doğrusu iyi haltetmiştik
yaşayanlar unutmuştu bizi
biz öldüğümüzle kalmıştık.

cemal süreya
bir damla mavi bir damla mavi
bak yıllar geçer
sever biri beni de sen gibi...
laf lafı açar...
ne bileyim hiç aşık oldun mu der durup dururken...
yok desem
ona yazık... sana ayıp
bana günah.. dile haram...
sussam.. gözlerimi kaçırsam..
yutkunsam hafiften
hani belli belirsiz gülsem
çenemle dudağımla filan oynasam
lafı değiştirmeye uğraşsam ya da..
bak kuş geçiyor diye çocuklaşsam
yakışık almaz..
olmaz değil mi..

iyi de ben bir daha sevemem ki böyle..
böyle maşuk olamam ki
inkar edemem
yok diyemem ki...
şimdi sana; ya sen.. diyemem ki...
soramam ki.. olmaz ki...
kendi ülkemde vatan hasreti çektirme bana ne olursun...
tellibaykuş tellibaykuş
bakırköyden mektup var
sensizdim kendime bir iş aradım,
baştan savıp asabımı bozdular.
hatırşinas dostlarıma uğradım,
sağolsunlar müdür beye yazdılar.

müdür bey gerçekten yufka yürekmiş,
işim inşaatta kazma kürekmiş,
bir sağlık raporu almam gerekmiş,
tam teşekkül hastaneye yazdılar.

yağışlı gözümün hazan çağı da,
olur olmaz yerde başlar ağıda,
sinir servisine giden kağıda,
aklından zoru var diye yazdılar.

bir saat anlattım tek bir buseni,
doktorlar efsane sandılar seni,
belki de alaya aldılar beni,
bana palavracı diye kızdılar.

bir ara sensizlik krizim tuttu,
bilmem ki o anda ne olup bitti.
hekimler heyeti havale etti,
acil vak'a bakırköy'e yazdılar.

bu çağda bu sevda abes dediler,
cezası çelikten kafes dediler,
ben kime ne yaptım,ne istediler,
bana bu çukuru niye kazdılar.

burda ne sen varsın, ne de bir iş var,
üç adım voltalık gidiş geliş var.
en ayıp sözlerle kaplı dört duvar,
bunca küfrü kime,niye yazdılar.

açmak için zahmet etme zarf açık,
hala bana sevgin varsa birazcık,
mektubumu alır almaz yola çık,
gözyaşlarım bir acayip azdılar,
gözyaşlarım bir acayip azdılar.

cemal safi
1 /