geçmiş

2 /
avluda oturan sizofren avluda oturan sizofren
bugünün içinden şekillendirdiğimiz algısal bir haldir, yani olmuş bitmiş statik bir durum değildir. bugünle ve gelecekle ilintisi karmaşık ve bakidir. unutmayalım ki, zamanın oku sadece teorik olarak ileri doğru akar.
norcalchica norcalchica
siz geride bırakmak istedikçe ayağınıza dolanan, anlar bütünü. ne kadar unutmak için çaba harcasanız da geride bırakıp hiç yaşanmamış gibi yapmaya çalışsanız da ayağınıza takılmış bir pranga gibidir, asla çıkmayan. paslıysa da hele azcık çok canınızı yakar, yaşlarınız donar kalır gözlerinizde bir türlü akmaz. akar aslında ama dışarı doğru değil, gözyaşının yolu ancak şimdiki zamanda yanaklardan çeneye doğrudur, geçmişten kalanlar hep içe akar. unutmayı çok isteseniz de içinizde bir yerde onu yaşatmaya çalışan çok güçlü bir his vardır ki, kimi zaman size nefes bile aldırmaz.
cornelius cornelius
biten ama kaybolmayacak olandır. her zaman bir parçası mutlaka görünen bir köşede duracak ve bazen görmek istemesek de kendine baktıracaktır. bunun ne kadar iyi ya da ne kadar kötü olduğu ise görecedir, üstüne konuşmak doğru değildir.
dambil dambil
kaçmak zordur, o yüzden en uygun şekilde faydalanmak gerekir. ders almak gerek derler ya, aslında yalan söylemezler. unuttuğun an sıçarsın..
aygız aygız
"geçmişe baktığım vakit, boşa harcadığım tüm anları, yaşam hakkındaki bilgisizliğim yüzünden yanılmalarla, yanılgılarla, önemsiz işlerle yitirdiğim tüm anları düşündükçe bir kan damlası yüreğimi kaplıyor. en iyiye ulaşmak için değiştireceğim kendimi. tüm umudum bundadır."

- dostoyevski
sanki cazorla sanki cazorla
bunun "geçmişte kaldığını" söyleyen siktirsin gitsin.
geçmiş geçmişte kalmıştır lafını hangi göt ağzından çıkardı bilemiyorum ama çıkardığı yere soksun geri.

çok acayiptir ama inanın bugünde ve hatta anın tam da göbeğindedir geçmiş.
bir ses duyarsın kendini gösterir, bir koku duyarsın kendini gösterir..

ağzına sıçtığımın şeyi, seninle romantik yeşilçam filmlerinde çiftlerin yaptığı "ağaç dansı"nı yapar sanki. .
bi sağa bi sola..

velhasıl.
geçmişte kalmaz.
zd99 zd99
yüzleşmediğin sürece geçmeyecek olandır. ,
"geçmiş" olabilmesi için gerekli ve yeterli şartların yerine getirilmediği birşeye geçmiş diyebilmek için sadece aptal olmak gerekir.
geçmişin ölülüğü, sönüklüğü ve geri plana itilmişliğini bulamazsın onda. o diridir, canlıdır ve seni bekliyordur.
yazıyorum öyleyse boşum yazıyorum öyleyse boşum
geçmiş.. anlamı gibi geçip gitse, kaybolsa, yok olsa dedirtir insana lakin hiçbir zaman geçmez gitmez ve bu yüzden aslında hiçbir zaman geçmiş olmaz.. geride bırakmak istenilen o kadar çok şey vardır ki, pişman olunan, keşke denilen, kendinden nefret etmene sebep olan o kadar çok şey yaşamışsındır ki.. istersin ki geride arkamda kalsın ben ilerleyeyim ama o orada dursun.. durmaz hatta yaşayacak olduğun yeni şeylerin bile önüne geçer.. o kadar hızlıdır ki koşsan yetişmeye çalışsan hayatı çok ama çok hızlı da yaşasan o her an her dakika senden daha hızlıdır. unutman, önüne geçmen, geride bırakman mümkün değildir.. kısacası hiçbir zaman geçmiş olmayandır.. hep kalan ve seni yüküyle boğandır geçmiş..
2 /