geleceğe yatırım

venom venom
özellikle erkekler arasında geçen, şaka amaçlı muhabbet öğesidir.
mekandan küçük bir kız geçmesi üzerine sarfedilir. örneklersek;

-hacı, baksana lan hoşmuş
(kızcağız yaklaşır)
+oğlum çok ufak
-yok lan
+baksana lan baya ufak
-en fazla beş yaş abi
+ee işte ufak...
-eee..
+iyi şimdi kap, geleceğe yatırım yaparsın.
setheleh setheleh
okul servisi olmadığında eve dönmeyi başaramayacak kadar küçük olduğum zamanlar...pipi,çük gibi kelimeleri bile daha yeni yeni lügatıma ekliyordum.servisin arka koltuğunda oturan bir eziktim o zamanlar ve her şey pek bir ironikti.amerikan filmlerinde yemekhanede dalga geçilen,kambur yürüyen, gözlüklü tiplerin küçük boylularındanım o sıralar ve arada bir enseye tokat,kıça tekme vesilesiyle kaslı zenci çocuklarla temasımız oluyor.tabii fizyolojime bakıp da enseye tokat yapıyordu davarlar.şimdi olsa ağzını yüzünü kırardım hepsinin ama işte danoneye geç başladım,lanet olsun flashback geldi birden kötü oldum.

bir de güzel mi güzel bir kız vardı ki serdar ortaç'ın karabiberim şarkısı o dönemler pek popüler ve bildiğim tek şarkı..siyah saçlı,beyaz tenli,mavi gözlü bir kıza bu şarkıyla serenat yapmak benim gibi bir mal için bile çok saçma bir davranış olurdu.camdan baktığımda görebildiğim site bakkalı,biraz arka tarafında kalan kumul ve saat 11 yönündeki inşaattan başka bir yer de bilmiyordum ki kızı dışarı çıkarayım.hem kesin kaybolurdum bakkala giderken bile apartman girişlerini sayardım,annem de camdan bakar ben yanlış apartmana giriyorken yukardan seslenir ve bana doğru yolu gösterirdi.bana hep yol göstermiştir sağolsun.inşaatın işlevleri hakkında da ön bilgim olmadığı için o seçenek de bir şey ifade etmiyordu.kumul zaten olmaz.

bir şeyler yapmam gerektiğini hissediyordum.kapuşonlu bir rapçi içime kaçmıştı sanki.bir de çaresizlik yok mu?sınav kağıdımı elime aldığımda hissettiğim duyguyu hissediyordum onu görünce.kalbim atıyordu gerçekten de.onu elimden kaçırmamalıydım.estetik kavramını henüz oturtamasam da çok güzel bir kız olduğunu düşünüyordum.servisçinin bir kaç kez "ne güzel kızsın sen öyle..az gelsene" dediğini duymuştum.evet,kesin güzel olmalıydı.bendense bir bok olmayacağını düşünüyordum nedense.hani aynaya baktığımda "yok yok iyi kumaş değil seninkisi.ilerde alnın açılır,bir de göbek yaparsın" diyordu iç ses.düşündüm;onunla kesin evlenmeliydim!

bir yaz günüydü.dört tekerlekten iki tekerleğe modifiye edilmiş bisikletimle periyodik olarak düşmekteydim.ona bugün planlarımızdan bahsedecektim.benimle evlenecek,ikisi erkek biri kız nur topu gibi üç çocuk doğuracak,evde oturup el işi yapacaktı.bisikleti apartmanın girişine park ettim ve zar zor ezberlediğim evlerine doğru harekete geçtim.tüm cesaretimi toplayıp,kapıyı vurdum.hiç ses gelmedi.apartman karanlıktı,ışığı da bulamayınca korktum,kaçtım.iki gün sonra annemin "füsun hanımlar da taşındılar a blok çok sessiz" demesiyle kıllandım.serviste de göremeyince onu tamamen kaybetmiş olduğum gerçeğiyle yüzleştim.yatağıma girdim ağladım.kederden kızamık olmuşum.zaten ardından kabakulak,boğmaca vs. geldi.onu seviyordum,o benim geleceğe yatırımımdı...o yaz hayatımdaki en boktan yaz değilse de sanırım ilk boktan yazdı.