gelecek uzun sürer

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
6
nereyeucarturnalar
özcan alper'in fiyakalı filmidir. evet iyi bir sinema eleştirmeni değilim belki haddim de değil ama hakkında birkaç kelam farzdır. harun-sumru-ahmet üç ana karakterdir.

harun inandığı değerler uğruna ki çok sevdiği -şiir tadında sevdiği- sumru'yu bırakıp gidecek kadar inanmıştır değerlerine. onu çok fazla göremeyiz ama o hep bir yerlerdedir. adeta gidenlerin türküsünü söylemektedir ve sumru'ya andrey voznesenski'nin kitabını bırakmıştır.

sumru -hopa'lı ve annesi ile telefonda hemşince konuşacak kadar kendi kültürüne hakimdir- diyarbakır'a ağıt derlemeleri yapmak amacıyla gelmiştir. ahmet ile tanışmış ve ahmet ile aralarında dostluk ve aşk ilişkisi arasında gidip gelen muntazam, tam kıvamında fiyakalı bir ilişki kurulmuştur. bu süreç boyunca bölgedeki devlet güçleri tarafından kayıpların hikayelerini toplamış ve sonuçta yola çıkış nedeni olan kendi kayıp hikayesiyle yüzleşmiştir adeta.

ahmet, bölgedeki mücadelenin en şaşalı zamanında -90'lı yılların ortası- dicle üniversitesinde felsefe bölümünde okumuş ve sonra sinemaya merak salmıştır. diyarbakır sokaklarında film cd leri satarak yaşamaktadır ve bisikleti vardır ve bisikleti ile diyarbakır sokaklarında gezerken bir tutam özgürlük hissini yaşar ve yaşatır hepimize. ahmet, gidebilmek ile gidememek arasında sıkışmıştır. filmin kurgu ile belgeseli birlikte ve çok kıvamında harmanladığı söylenebilir ve ahmet'in de bir kayıp hikayesi vardır. ama ahmet arada kalmış olup, ne sisteme ayak uydurmuş ne de sistemi bir şekilde reddedebilmiştir, sinema ile kendisine bir hayat kurmuştur.

şarap içilerek tekrar tekrar izlenmesi tavsiye edilir, çünkü gelecek uzun sürmektedir. müziklerin şahaneliğine hiç girmiyorum ama ne yazık ki iki parça söz konusudur ve sıkıntılı zamanlarda youtube sayesinde dinlenebilir.

film zaman bakımından da bence kurgu ve gerçekliğe uygundur. takriben ki filmde de geçtiği üzere 2005-2006 dönemlerinde üniversite gençlik hareketinde yer almıştır harun ile sumru. yıl da bir kez de olsa trenle gidilen ankara'daki sendika mitinglerini kim unutmaz.

unutmadan filmin başında geçen ve sonunda köylülerin anlattığı at hikayesi de unutulmazdır.

üç ana karakterimizin en sevdiği ve mısralarını ezbere bildiği şair andrey voznesenski den iki mısra ile bitirelim.

...
ne korkunç, bir başına düşünmek şimdi seni,
daha da korkunç bir başına değilsen oysa...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
simsar
bugün oturup bir daha izledim özcan abimizin bu filmini. insanlar tartışıyorlar; bir ağıt derlemecisinin türkiye gerçekliğine uymadığını, kürt meselesiyle ilgili film çekeyim derken o siyasallıkta boğulduğunu anlatıyorlar. haklılar muhtemelen. ama ben şu cümleyi düşünüp durdum:

"savaş birgün biterse kendimize şunu sormalıyız: peki ya ölüleri ne yapacağız? neden öldüler?"
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
mevlüt şekeri hüznü
"gezi lice değildir" diyenlere inat, tüm parklarda gösterilse, kürt halkı lice'de neden karakol istemiyor ayan olur herkese.

ohal'i ve kürt halkının çektiği zulmü bilen bilemeyen, duyan duymayan herkesi etkileyecek derecede hoş bir örgü. şahsım adına, sonbahar'dan daha sürükleyici bir film olmuş.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
deli degilim
özcan alper filmi.
müzikler çok güzel.
görüntüler harika.
görüntü yönetmeni şahane.

ve fakat sumru ile ahmet karakteri ve diyaloglarla ilgili eksik bir şey var. soğuk, mesafeli, içtenliksiz sumru insanı itiyor. diyarbakır'a gideceksin, orada bir arkadaşın olacak, senden de hafif etkilenmiş, gezeceksin, tozacaksın, dayanışacaksın ve muhabbetin davranışların bu kadar sıkıcı olacak. ilişki biçimleri ve diyalogları gerçekçi olmamış.

bir sonbahar değil. ama izlenmeli.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
30 madeni
özcan alper filmidir. filme ; kayıp yakinlariyla yapilan konusmalar belgesel havasi katmis, sumru karakteri yeterince iyi canladirilamamis oyuncuya bir beden buyuk gelmis, bitis sahnesi daha iyi olabilirmis vs. tarzi elestiriler yapilabilir. ama oyle bir konu islenmis ki yapilan hicbir elestiriyi duymayabiliriz.

pkk adina savasanlarin bir kadina ya da adama olan asklarindan vazgecip komunizme olan asklari ugruna olmelerine deginmesi, ozcan alper in bolgeye hakim oldugunun diplomasi gibi olmus.

film inanılmaz bir muzik esliginde bitiyor. ayrica film icinde kullanilan her bir ses ve muzik uzerinde harcanan emek insanin gozune batiyor. yapan ve emegi gecen (bkz:kafa ciddi ) herkesin ellerine saglik.

oyle bir filmki insanin aklina vedat aydin, mazhar k., salih b., sakine f., mesude ç. vs. geliyor. uygulanan politikalar sonucu yapilan katliamlar, gozunu kapattiginda gozkapaklarinda bir film gibi oynuyor.

cok guzel bir konu gercekten inanilmaz.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
oyhavar
''sevgili sumru,
umarım beni anlarsın ve böyle çekip gitmemden dolayı kızmazsın. ne yapayım ki başka çarem yoktu. en doğru olan buydu. diğer türlü sana haber verip gitmem inan benim için de çok zor olurdu. sanırım bir daha karşılaşmayacağız; ama insan yine de umut etmek istiyor. çünkü umut etmeden yaşamak ne kadar zor değil mi? bir gün hiç beklemediğin bir an, hiç beklemediğin bir yerde karşılaşa bilmeyi nasıl istediğimi anlatamam.
şimdi güneşli ve güzel günlere olan inancımızda sözleşelim. o günler geldiğinde seninle hep gitmek istediğimiz çocukluğumun geçtiği siyasümbül gölü'nün kıyısından birlikte geleceğe yürüyeceğiz. hakkında pek bir şey bilmediğimiz bir gelecekte değil, çoktan başlamış bir gelecekte, bizim adımızı taşıyan bir gelecekte...
tüm sevgimle, senin dağın.''
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
6
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın