gelenek

1 /
marooned marooned
bir toplumun zaman içinde süregelen kültürel,sosyal,dini,ahlaki değerlerinin tümü.örf ve adetten daha geniş bir kavramdır.
petersellers petersellers
tip ten kopan bir grup insanın 1986 yılından beri çıkarmakta olduğu marksist teorik dergi. gelenek zamanla bir dergi isminden çok ülkeye aynı perspektiften bakan marksist leninistlerin politik örgütsel biraradalığını tarif eden bir hissiyat olmuştur. gelenek ekibi sosyalist türkiye partisi(bkz: stp) ile partili siyasete geri dönmüş, stp nin kapatılmasından sonra sosyalist iktidar partisi(bkz:sip ) ile devam ederken sip in adını türkiye komünist partisi(bkz:tkp ) olarak değiştirerek türkiye de sosyalist devrim mücadelesini sürdürmektedir.
tekillaseventavşan tekillaseventavşan
si̇p (sosyalist iktidar partisi) yayın organı. tipten atılan bir çevrenin (atılma sebebi tkp'ye ve sola muhalefettir) 1980li yıllarda çıkarmaya başladığı dergidir. sonradan bu çevre sosyalist iktidar partisini kurmuş ardından gene bu çevre 2001 yılın tkp adını gaspetmiştir.
dipnot: hatırlatmak gerekir örgütün geçmişi anti-tkpci tavırlarla doludur. bu sebepten ismi gaspettiklerini söylemek hatalı değildir.
ilim ilim
eskiden japonya'da pek çok kişinin katıldığı "en yüksek sesle ve en uzun süre osurma" yarışmaları yapılıyor ve kazananlara büyük ödüller veriliyordu.

massachusetts'te uzun süren ayinler sırasında kilisede uyuyanları uyandırmakla görevli kişiler vardı. ellerindeki uzun ve ucunda tahta küre olan sopalarını uyuyanların kafalarına
indirirlerdi.

eski mısır'da rahipler ziyafet verdikleri zaman bile yemeğin ortasında masaya bir mumya getirilir ve herkese gösterilirdi. amaç en büyük eğlencede bile insanlara ölümü hatırlatmaktı.

19. yüzyıl başında herkesin içinde pantolon ve külot demek son derece ayıptı.

eski çin'de ve afrika'nın bazı kabilelerinde ergenliğe ulaşan kızların vajina dudakları iffeti korumak adına dikilir ve evleninceye kadar açılmazdı. bir kocanın da aynı şekilde,
savaşa ya da uzun bir yolculuğa giderken karısının vajinasını diktirme hakkı normal karşılanırdı.

elizabeth çağı ingiltere'sinde kaşık o kadar eksantrik bir yenilik olarak kabul edilirdi ki ziyafetlere giden insanlar kendi kaşıklarını büyük bir gösterişle yanlarında taşırdı.

tibet yaylalarında yaşayanların içtikleri çay tuz ve ekşimiş yak yağından yapılır.

hurma ağaçları geleneksel ırak'ta aile servetinin bir parçası kabul edilirdi. her hurma ağacının bir adı vardı ve geçmişiyle ilgili kayıt tutulurdu.

ortaçağ boyunca alman erkekleri berbere sadece traş olmaya değil, banyo yapmak, diş çektirmek vb. işler için de giderdi.

14. louis döneminin versailles sarayında bir odaya girmeden önce kapıyı parmaklarla çalmak büyük bir ayıp sayılırdı. onun yerine sol elin küçük tırnağını kapıya sürtmek
yeterliydi. sırf bu nedenden, sarayda bulunanlar genellikle sol el serçe parmaklarındaki tırnağı uzatırdı.

1800 yılının amerika'sında;

-hiç genel kütüphane yoktu
-bıçakların ucunu körelttiği için evlerde çanak çömlek kullanılmazdı
-halkın %20'den fazlası virginia eyaletinde yaşardı
-ev içinde yerlere tükürmek ve haftada 1 yıkanmak normal sayılırdı
-yemeğini bitiren kişi daha fazla istemediğini belirtmek için kaşığını bardağının üzerine bırakırdı
-beyefendiler peruk takar ve saçlarını pudralarlardı


madagaskar'da betsileo yerlileri arasında 18. yüzyıla kadar "ramanga" adı verilen bir hizmetçi-köle sınıfı vardı. ramanga'nın görevi üst sınıftan biri yaralandığı zaman onun
yaralarını yalayarak tedavi etmek, hatta tırnaklarını kesen efendisinin tırnaklarını yemekti.

ortaçağ japonya'sında, nedeni ne olursa olsun, kocası dışında bir erkekle tek başına bir odada yakalanan kadın hemen orada idam edilirdi.

ortaçağ ispanya'sında dişleri bekletilmiş idrarla temizlemek yaygın bir adetti. inançlarına göre idrar dişleri hem parlatıyor hem de sağlamlaştırıyordu.

19.yüzyıl başında avrupa'da sokakta gözlük takmak iç çamaşırıyla gezmek kadar ayıptı. herkes gözlüğünü ancak kendi evinde takardı.

kuzey amerikalı chippewa yerlilerinde adet gören bir kadın köyün dışında bir çadıra bırakılır ve adet dönemi bitene kadar köye alınmazdı. regl dönemindeki kadının herhangi
bir eşyaya dokunmasının eşya sahibine uğursuzluk hatta ölüm getireceği kabul edilir ve kadın çocuklarıyla bile görüştürülmezdi. av bölgelerine, nehirlere de yaklaşması yasaktı.

ortaçağ boyunca ingiltere ve fransa'da yeni evlenen bir genç kızın bekaretini bozma hakkı kocasına değil, evlenen çiftin bağlı bulunduğu derebeyine aitti ve bu geleneğe droit
du seignuer (efendinin hakkı) denirdi. derebeyine bağlılığın bir simgesi olarak ona yeni evlendiği eşini sunmak yaygın bir adetti.

fransız devrimi boyunca, devrimin ilk günlerinde basılan bastille hapishanesinin çatısındaki kurşun levhaların sökülüp yeniden değerlendirilmesiyle yapılan enfiye kutuları
paris'in en prestijli malları arasındaydı.

masa örtüsü ilk kullanılmaya başladığı dönemde asıl amaç masaya oturan konukların yemekten sonra ellerini ve ağızlarını bu örtüyle temizlemeleriydi. sonraki yıllarda
peçetenin ortaya çıkışıyla bu işlev ortadan kalktı.

kuzeydoğu burma'nın dağlık bölgelerinde 20. yüzyıl ortalarına kadar süren ve perah adı verilen bir gelenek vardı: savaşta öldürülen bir düşmanın tüm kanı vücudundan çekilir
ve bir bambu çubuğa doldurulurdu. bir akşam yemeğe çok özel bir konuk geldiğinde güneşte kurutulan bu bambu çubuk kırılır ve bu pıhtılaşmış düşman kanı tatlı niyetine yenirdi.

18. yüzyılda londra'daki st. mary of bethlehem akıl hastanesine gelen konuklar dilerlerse kafeslere kapatılmış hastaları para karşılığı seyredebilirlerdi. hatta isteyen ziyaretçiler
daha fazla para ödeyerek hastaları sopayla dövmek, onlara taş atmak ya da maytap atmak gibi eğlenceleri deneyebilirlerdi.

19.yüzyıla kadar çinliler arasında (hayatında hiç elleriyle iş görmek zorunda olmadığını gösterdiği için) çok çok uzun tırnaklara sahip olmak zenginlik ve prestij göstergesiydi.
bu uzun tırnakların kırılmaması için kadınlar da erkekler de parmaklarına gümüş ya da altın koruyucular takardı.
ip ip
sitelerinde de görebileceğiniz üzere yazıp çizdiklerini açıktan yayınlamak yerine para ile satmaya karar vermiş yayın organıdır.

not: bir siyasi oluşumun nasıl kıvırdığına bakmak için bu cd'lere gözatmakta fayda var.
sırıtık sırıtık
ince sesli teyzenin kına merasiminde başına al örtülmüş gelini ağlatmak amacıyla yanık yanık yorumladığı yorumlarken de güğüm götü ya da tepsi altı enstrümanlarının tınısının eşlik ettiği türküdür.
1 /