gençler çok çabuk bunalıma giriyor

salon beyefendisi salon beyefendisi
aynen öyle bu bir gerçektir.

ben bir hayat boyu neler yaşadım.32 sinde amcam öldü.21 yaşındaki hanımı ve 2 5 yaşındaki çocuğunun yükü babamın üzerine kaldı.babaannem sürekli baabmı didikleyip malını küçük kardeşine ver diyordu.3 halamın kocası aldatıyordu.9 yaşımda babam kan kanseri oldu.3 kardeşim 28 şubat sürecinde katsayıdan mağdur oldu.eğer onlara bir şey olmasa ben şimdi o rahat gençler gibi olur.kolejlerden çıkmaz.orada okurdum.abim uyuşturucu kullanması annemin beyin kanamasından ölmesi teyzemin ciğer hastalığı kocasının 14 ay hapis yatması öbür abimde kalp tansiyon şeker pankreas çıkması
gibi bir sürü çevrede olumsuzluk var.

benim intihar etmem lazım oysa ki bir çok gençten farklı olarak rahip hayatı yaşıyorum diyebilirim.bir çok gencin yaptıklarını günah diye yapmıyorum.üniversite bütün olması gerekenler devam ediyor.yapıyorum.

gençler şeyi unutuyor.bu hayatta hiçbir şey olay elde edilmiyor.kolay yaşam yok.
1
anoktainoktagnokta anoktainoktagnokta
gençlik ve yaşlılıkla alakası yoktur, "bunalımda" olmak şimdi daha işe yarar bir şeydir.

şartların çok zor olduğu, insanların birey olabilecek kadar kafasını kaldıramadığı zamanlarda zaten bunalımda olmanın hiçbir getirisi yok önce babadan dayak yersin, sonra bir bakarsın herkes boka batmış zaten. bu hoş ya da övünülecek bir durum değil, hala boktasın yoksulsun üstelik kendine ait bir hayatın bile yok istediğin kadar ben çok mutluyum bunalımda değilim taş gibiyim de bir şey değişmiyor. nasıl ki bunalımla hava atmak saçmaysa mutlulukla övünmek de gereksiz.

öte yandan şu an bunalımda olmanın getirileri vardır. mazeret olarak kullanabilirsin, ne kadar acı çektiğini gösterip saygı bekleyebilirsin, duygu sömürüsü olarak güzel gider ve kendi hayatına daha çok hakim olduğun için kimse sana karışmayacaktır kalk soğan doğra sikerim bunalımını diye.

ama hala saçma. bunalım bir ruh hali değildir, bunalım içinden çıkılması oldukça güç bir hayat durumu. bununla saygı görsen ne olur, görmesen ne olur yine bir şey değişmiyor? sen çökmedikçe yardım etmiyorsa insanlar zaten yaşama daha iyi. ayrıca oturup üzülmek çökmek bir işe de yaramıyor elinden geleni yapmamak için hiçbir sebep yok.

ben de akıl almaz şeyler yaşadım, alır aslında akıl niye almasın? "bunalımlarda takıldığım" da oldu zamanında, bir sike yaramadı daha kötü oldu her şey açıkçası. şimdi her koşulda mutlu olmaya çabalıyorum, gariptir ki mutluyum. ne övünülecek bir şey ne mutluyum diye az saygı görünce gücüme gidiyor, hedefim mutlu olmak milletin ne düşündüğüyle uğraşmak değil.
benim nickim benim kararım benim nickim benim kararım
bulunduğumuz çağın getirdiği bir zorluk, sendrom veya hastalık. nasıl bunalıma girmesin ki zaten?

3 yaşındaki çocuğun eline tableti, telefonu dayayıp "aman sussun da gerisi önemli değil" kafasıyla yetiştirmeye başlarsan olacağı budur. bir çocuğun eğitimi o yaşlarda başlıyor. sen ebeveyn olarak çocuğuna hayatın gerekliliklerini öğretmezsen, karşılaşacağı zorluklarla nasıl başa çıkabileceğinin eğitimini vermezsen, hayatını küçücük bir aletin içindeki geniş dünyanın inisiyatifine bırakırsan bunalıma da girer, intiharda eder şaşırmayacaksın!

sosyal medyanın içerisinde, kalitesiz yüzlerce youtube fenomeninin içerisinde yaşaya yaşaya, o dünyanın bir parçası haline geliyor. ilişki yaşamaya kalksa, yine teknolojinin getirdiği bir bolluktan dolayı, en ufak prüzde yeni aşklara yelken açıyor. aldatmayı bir maharet olarak görüyor o genç birey. sonra bir gün birine aşık olup, onun tarafından aldatıldığında da ne yapacağını bilemiyor. konuşmamışsın ki sen çocuğunla zamanında, gelip sana anlatamamış ki derdini. kendi içerisinde cehaletiyle çözmeye çalışıyor.

internette bulduğu çeşitli sitelerde, yaşadığı sorunları araştırıyor. kendi gibi yaşayanları okuyor, sonra onlardan da bir şey anlamıyor. çıkmazın içerisinde sürüklenip duruyor.

teknoloji her zaman dostunuz değil. çocuğunuza, yeğeninize, kardeşinize ilgi gösterin. sorunlarını dinleyin, tavsiyeler verin. en yakın arkadaşları olun, onlar gelişirken takip edin. öyle kendi haline bırakarak ancak sorunlu bireyler yetiştirirsiniz.
azureel azureel
böyle bir şey var mı bilmiyorum ama, eğer varsa sensory overload yüzündendir diye tahminde bulunabilirim.
- çok fazla uyaran var, özellikle sosyal medya ve mobil telefonlar beynimizi sürekli bilgi bombardımanına tutuyor.
- daha 5 bilemedin 10 senedir var bu teknolojiler ve binlerce senelik insan nesli buna hazır değil. beynimiz henüz bunun için evrimleşmedi.
- giderek daha da agresif reklam, pazarlama teknikleri (gamification vb) deneniyor üzerimizde.
- baş edemeyince de, bilinç kendini kapatıyor. daha içe dönük, daha depresif, daha katatonik, daha asosyal bireyler ortaya çıkıyor.
- bu konuda zerre bilgim yok, sadece aklıma gelenleri yazdım, yatırım tavsiyesi değildir.
- sosyologlara, psikologlara, ya da bu işin uzmanı kimse onlara soralım, varsın onlar söylesin doğrusunu, biz sadece fikir yürütmekle kalalım.