gençlik parkı

1 /
spalax spalax
küçüklüğümde gittiğimiz bir zamanlar ailelerin tatil gülerini geçirmek için gittikleri park.. şu sıralar sadece abaza erlerin tatil günlerinde gittikleri mekan
sitare sitare
çocukluk yıllarımda babam ve amcamın beni götürmesi için dua ettiğim park.. bir zamanlar çok güzel bir aile mekanıydı. şu an için çarşı iznine çıkmış askerler ile psikopat uyuşturucu kullanıcılarının mekanı.. ayrıca ankaragücü taraftarları maçtan önce gençlik parkı çevresinde içerler. gara yakındır ve ulustaki stadın tam karşısındadır...
blueye blueye
ankara dışından gelenlerin yaa bi gençlik parkına gidelim gezelim görelim dedikleri ama ankarada yaşayanların yaa boşver orayı diyerek gelen misafirleri hayal kırıklığına uğratan park.
pingus pingus
çocukluk yıllarımda gittiğimiz gezdiğimiz hatta o yıllarda yamulmuyorsam girişte para ödedeiğimiz bir zamanların ankara'nın şehir içinde nadide ve güzide bir eğlence ve dinlence alanıydı. şimdiki halini gördükçe üzülmemek elde değil
don draper don draper
biz küçükken girişi paralı olan, dolayısıyla tinerci mekanı olmayan, olamayan, içerisinde çay bahçeleri,gazinolar, lunapark, koskocaman havuzlar ve bir de nikah dairesi bulunan parktır. babam, annem, kardeşler hep beraber gazinolarda ünlüleri seyretmeye giderdik. yemyeşildi, nezih bir ortamı vardı. hiçbir şey yapılamasa haftasonu semaver-gözleme ikilisi için gidilirdi ki o yıllarda bu ikili henüz moda olmamıştı. hatıralarımdaki gençlik parkı macuncu amcanın gülümsemesi ve kağıt helva kokusu demektir benim için.
yorkshire yorkshire
vakti zamanında norveç genç bayan voleybol milli takımını görmüş bir parktır. zannımca o gün bugündür kendine gelememiştir. şöyle ki:

`http://www.milliyet.com.tr/2006/05/27/son/sontur05.asp`
fingon fingon
içinde bulunan lunaparktaki çarpışan arabalarda, kravatsız takım elbise giymiş, tek elinde sigara diğer eliyle direksiyon tutan, çarpınca çok ilginç 'tööbe tööbe'vari triplere giren, bayan sürücüleri tabiri caizse affetmeyen abilere rastlanabilen, süper, aşmış mekan.
bimekan bimekan
büyüklerimiz anlatır, ankara'da zamanın en güzel yerlerinden biriymiş. gazinolarında emel sayın'ın, zeki müren'in, müzeyyen senar'ın çıktığı...
onlar büyümüş ve kirlenmiş...
bize lunapark'ı kalmış. parkın içi gene güzel gibi dursa da, akşamları uyuşturucu çekenlerin yuvası oluyormuş.

lunapark'ını çok severdim. bir tren vardı, gençlik parkı ekspresi miydi neydi adı. binerdik, tünellerin içinden falan geçe geçe gezerdik. büyük tur-küçük tur.

türkiye'nin ne güzel lunapark'ıydı bana göre orası. sonra kaydırak vardı bir tane, kimse talep göstermezdi, biz binerdik hep.
çarpışan arabalar, türkiye'nin en hızlılarıydı sanki, başka yerdeki tatmin etmezdi beni.
labirente bir girerdim, çıkışı bulana kadar akla karayı seçerdim. çıkarken alttan bir gürültü ve bir rüzgar...
korku tüneline çok girmedim, çocuktum, korkardım, sihirli aynalar da güzeldi.
salıncaklar...
hep heveslenip de hiçbir zaman kullanmadım hedef vurma silahları...

mısırcılar, mısır yerken nasıl kurtulacağımı bilemediğim sallanan dişimi kırmam...

önce tren kaldırıldı oradan.
sonra lunaparka yavaş yavaş it kopuk takılmaya başladı, eski nezihliği, güzelliği kalmadı.
şimdi de kapalı, ya da açık ama o eski rengi yok, eski güzelliği yok.

biz büyüyünce daha da kirlendi dünya.
alerion alerion
ne yazlık sinemalardan ne de gazinolardan eser kalmamış parktır. en son her taraf inşaat alanı halindeydi. yenileniyormuş ama yeni halinden de çoktan ümidi kesmiş durumdayız. parkın oluru kalmamıştır.
zaphod zaphod
hala yenilenmektedir fakat açılmıştır da aynı zamanda.. yeni bir alet eklemişler.. adını bilmiyorum.. bir direk düşünün iki ucunda da 4 kişinin salıncak gibi sallanan koltuklarda oturduğu ve bu direğin kendi ekseni etrafında aşağıdan yukarı bir şekilde döndüğünü.. işte böyle bir alet.. denemek biraz cesaret işi.. ama fazla düşünmeden sıraya girerseniz yapabiliyorsunuz..ben denedim oradan biliyorum..en korkunç anı yaklaşık 70 metre yukarıdayken takla atmanız ve o hızla aşağıya doğru ivmelenmeniz..sonra sizi yukarıda bekletiyorlar aşağıdakiler iniyor bu sırada yerine yeni 4 kişi biniyor..parkın en korkunç görünen aleti bu.. fakat sadece görünüşte böyle aslında arkalara doğru asansörün yanına koydukları bir alet var ki adı discovery.. işte bu baktığında belki korkutmuyor olabilir ama hepsini deneyerek rahatlıkla söylüyorum kesinlikle en korkuncu budur..ilk denediğimde hatırladığım kadarıyla çığlık atmaya bayılan biri olarak sesim kesilmişti korkudan..yanımdaki amca kalpten gidiyordu galiba..ama adrenalin bağımlısı oldum galiba..bir daha tövbe diyenlerden değilim..bir daha, bir daha, bir daha...

kamikaze, asansör, gondol, crazy dance, disco, galaxy gibi aletler de var ama kesinlikle yukarıda anlattığım iki aletin tadı farklıdır..yurtdışında çok aşmış aletler var onları da bir an önce denemek istiyorum..ya onları buraya getirsinler ya da ben gidiyorum...
ford prefect ford prefect
yenilenmeye ihtiyacı vardı evet. lakin ben etrafına üç metrelik demir parmaklıklar çekilmiş bir alana park demeye devam eden zihniyetin amına koyayım.

edit. ayrıca park dediğimiz alan tüm halka açık bir alansa bu alanı uyuşturucu içen, karıya kıza sarkan, pislik halkın da kullanmasını hoş görmemiz gerekir. zaten biz normal insanlar, biz paylaşı, hoşgörü ve sevgi pıtırcıkları, biz yorgun demokratlar hakimiyetimiz altındaki bu alanları ertesi gün işe gidebilmek için geceleri terkediyoruz. bırakalım esrarkeşler, tecavüzcüler filan da geceleri takılsın. açık hava lan. istisnasız herkese iyi gelir. zihin açar.
mare nubium mare nubium
yenilenmiş hali güzeldir. daha bir aydınlık daha bir geniştir. ama hala eski günlerdeki bela kokusunu üzerinden atamamıştır. gündüz golf arabaları ile gezerken sık sık görülebilen güvenlik elemanları hava karardıktan sonra kapı önlerinde toplaşmış muhabbet ettiğinden park içerisinde kendilerini görebilmek oldukça zordur.

tasarım açısından yorumlayayım biraz;

1- o ters ahşap piramitler ne olaki? hadi bi tane koydun da 3 tane ne oluyor anlamak mümkün değil.
2- havuzun içerisine mavi görünümü vermek için yerleştirilmiş izolasyon malzemesi buruşuk buruşuk iğrenç bir halde gözüküyor. bunun başka yolu yok muydu? hele havuz kenarlarından pot yapmış bir şekilde gözükmesi olayı daha da iğrençleştiriyor.
3- park açılalı havuz su doldurulalı daha bir kaç hafta olmasına rağmen havuzun dibi kum yığını olmuş, çamur rengi verilmeye çalışılan turkuaz havuz imajını bozmuş. bir şekilde temiz tutacak bir sistem yapılabilirdi.
4- ya çok iyi gizlenmiş ya da ben hiç güvenlik kamerası göremedim.
5- güvenlik elemanları neden boyları kadar cop taşıyor. daha insani boyutlarda olanı yok muydu?
6- gündüz vakti milletin içinden golf arabalarıyla atv lerle geçip artizlik yapmaları hiç hoşuma gitmedi.
7- nikah salonu ünlüdür, nostaljiktir. ama o kadar yenilemenin içinde eski, terkedilmiş hali ile kötü gözüküyor. ona da bir el atalım.
bunları düzelt sonra tekrar konuşalım melihçim. olmamış.
melihin adamı melihin adamı
melih gökçek'in çağdaş eserlerinden yalnızca birisi. eskiden gündüz bile girilmeye çekinilen(korkulan), tinerci yuvası olan gençlik parkı onyıllar öncesinde olduğu gibi şimdi de ailelere, 7'den 77'ye tüm türkiye halkına hitap eden bir sosyal tesis olmuştur.
1 /