geniş zamanlar

1 /
dreamlike dreamlike
klasik fakir kız zengin oğlan hikayesine sırtını dayamış,mahinur ergun'un akıcı senaryosu ve güçlü oyunculuklarılya dikkat çeken star dizilerinden.
ice t ice t
yönetmenin serdar akar olduğun görünce dumur olduğum, zuhal olcay ve özge özberk için izlemeye çalışacağım dizi.
sofistikbalık sofistikbalık
zuhal olcay oynadığı için izlemeye başladığım sonradan da kaptırıp izlemeye devam ettiğim dizi...senaryo da oyuncular da iyi,kaliteli bir yapım olmuş...umarım yayın saatini sürekli değiştirip sonra da diziyi bitirmezler çünkü böyle kaliteli dizilerin sonu ne yazık ki bu şekilde geliyor...
sos sos
ayşe kulin'in geniş zamanlar kitabını zamanında başucu kitabı yapmış bir insanın iyi oyuncu kadrosuna rağmen ısınamadığı dizidir.
nickim konusunda kararsızım nickim konusunda kararsızım
bu aralar ekranlarda izlenebilecek nadir türk yapımlarından...zuhal olcay'ı doya doya izleme şansını vermesi de cabası..
ek:aynı zamanda gökhan kırdar olmasa diziler ne yapardı diye düşünmekteyim,o ne güzel bir jenerik müziği..
anosias anosias
hayatın tam içinden kesitlerin gösterildiği ayşe kulin romanından uyarlama dizi. bu dizi kanald'de ya da atv'de yayınlanıyor olsaydı, bu kadroyla kesin binbir gece ile kapışırdı. açıkcası kitabı okumamış biri olarak sonunu çok merak ediyorum. özellikle zuhal olcayın mükemmel oyunculuğu için izlenmeli. insanın kocasına karşı en ufak bir sevgi kırıntısı kalmamış bile olsa, aldatıldığında ne hallere geldiğini o kadar iyi göstermiştir ki. o kendini yerlerde sürükler ki, biz aslında aldatılan insanın sevgisinden değil, hayatının baştan aşağı değişeceğinden kendini parçaladığını biliyorduk zaten.

neler mi var bu dizide. çok klasik bir şekilde başladı aslında. zengin çocuk-fakir kız aşkı. zuhal olcay, küçükken kızına arkadaş olsun diye hizmetçilerinin kızını evine almış ve onu öz kızı gibi büyütmüş, ona her tür eğitimi vermiş, kendi kızından hiç ayırmamış çok başarılı bir boşanma avukatıdır*. yetiştirdiği kız* hemşire olduktan sonra son derece zengin ve statü meraklısı bir ailesi olan doktorla* tanışır ve ona gerçek ailesini anlatamaz. mezuniyet günü bunu öğrenen çocuk kızı hamile olduğunu bilmeden terk eder ve hikaye tam bu noktada başlar.

diğer yandan da başarılı avukatımız zuhal olcay'ın kocası, bir anlık (!) uçkurunun peşinde gitmesi sonucu karısını ver kızını kaybeder. adamın aldatma sonrası pişmanlıkla yaşadığı suçluluk duygusu sahneleri sanırım aldatamaya meyili olan tüm erkekler ve kadınlar tarafından bir kere izlenmelidir. hele ki bu sahneler zuhal olcay'ın yerlerde süründüğü sahnelerle birlikte izlenirse, en azından birlikte geçirilen zamana olan saygıdan kimse kimseyi aldatmayacaktır.

oktay kaynarca ise başka bir telden çalıyor. evinde yardımcısıyla konuşurken, karadeniz lehçesiyle, insanalrın içine topluma çıktı mı istanbul türkçesiyle konuşuyor. çakır mı olsam, idealist belediye başkanı mı diye ortalarda kalmış olsa da, sürünmekte olan ve aşkın ne olduğunu hayatı boyu hiç görmemiş bir kadına aşkı öğretiyor yavaş yavaş.
rhododendronluteum rhododendronluteum
ilk önce ayşe kulin kitabından uyarlama olduğunu duyduğumda izleyeceğimi düşünmediğim,ancak dizide zuhal olcay'ın oynuyo olması üzerine kaçırmadan izlediğim muhteşem dizi.zuhal olcay dizide aldatıldığında kendisi gibi güçlü davranabilen,karakterli,asil bir kadını canlandırıyor.diğer oyuncular da gayet başarılı.izlenesi,içten bir dizi kesinlikle!
van den budenmayer van den budenmayer
izlenirliliğini tamamen zuhal olcay ve oktay kaynarca'ya borçlu olan cumartesi akşamlarımı güzelleştiren dizi...

bir de özellikle dizideki yürüme engelli aydın karakterini oynayan evren bingöl'e değinmeden geçemeyeceğim... insan rolünün hakkını bu kadar mı güzel verir?... neredeyse ben bile inanacağım engelli olduğuna... yalnız bir sorun var o da aydın'ın kullandığı tekerlekli sandalyenin acilen değiştirilmesi... adam kullanmak için fena kasıyor... "izor" yani izmir ortopedi'nin tekerlekli sandalyesi... 22 yıldır tekerlekli sandalye kullanan biri olmama rağmen birkaç ay önce aynı tekerlekli sandalyeyi birkaç günlük denemenin ardından kullanamayıp geri iade ettim... o adamın halini düşünemiyorum bile... halı üzerinde gitmeyen, kocaman bir tekerlekli sandalye... özellikle kapalı mekan çekimlerinde büyük zorluk çıkardığı belli... misal: yayınlanan son bölümde aydın'ın evin girişinden geri dönüp yatak odasına gittiği sahne... manevrayı güçlükle yapıp, odaya zor-bela girdi...
1 /