george harrison

1 /
seemann seemann
ilah. tuhaf bir şekilde objelerden yola çıkarak şarkılar -daha doğrusu klasikler- yazması ile tanınır. yazık ki genç sayılabilecek yaşta kanserden göçmüştür aramızdan. üzücüdür.
o c o c
lennon/mccartney gölgesinde kalmış olduğu tamamen doğru değildir.

bir kere the beatles'ın en iyi 10 şarkısının çoğuna imzasını atmıştır, gerçi söz konusu the beatles olunca bir liste yapmak pek mümkün değildir ama something, while my guitar gently weeps ve daha nice 10/10 şarkı yazmıştır.

the beatles'ta beste yapmayı sağlayan kişi asıl olarak george martin'di. kendisiyle yapılan bir röportajda "john ve paul bir beste yapma yarışına girmişti - ki bu yarışta da açık ara galip olan paul'du-- ancak onlar o kadar çok iyi beste yapıyorlardı ki ben george'u hiç cesaretlendirmek için uğraşmadım. bundan dolayı pişman olduğumu söyleyebilirim" gibi birşey demişti.

sadece şarkı yazmakla da kalmamıştır. bir ringo starr bestesi olan octopus s garden'ın da yazılmasına yardımcı olmuştur, ve gitarist olarak beatles'ı kurtarmıştır. bilenler bilir, o yıllarda paul gitari hiç çalamıyordu, sanırım paul'un gitarcılıkta gelişmesi de solo kariyerinden sonra olmuştur.
tekgitar tekgitar
lennon/mccartney in gölgesinde kaldığı asılsızdır ancak grup içinde diğer 2sine nazaran daha çok çalışmak zorunda kalmış kişidir, zira mccartney zaman zaman okadarda iyi olmayan birşarkısını albüme sokmuştur ancak harrisona geldiğinde illaki reddedilemeyecek kadar iyi birşeyle gelmek durumunda kalmıştır, george martin yıllar sonra bir röportajda harrison diğer 2sine göre hep daha çok çalışmak zorunda kaldı lennon mccartney işi daha azçalışıp yetenekle götürürdü gibi bir cümlede sarfetmiştir.
cd temizleme bezi cd temizleme bezi
anısına 2002 deconcert for george isimli efsane bir konser verilmiş bidılsın mistik elemanı, üstad. kendisinin en güzel şarkıları kendisinin en yakın dostları tarafından en güzel şekilde seslendirilmiştir.insan dinlerken tam anlamıyla kendinden geçer bir yandan şarkıları dinleyip bir yandan ustaların enstruman çalışını izlerken ağzında harika sesleriyle..gönül isterdi ki daha çok beste yapsın da devamlı while my guitar gently weeps, wah wah, my sweet lord gibi şarkıları defalarca dinlemek zorunda kalmasaydık.
phallos phallos
efsanevi ingiliz beatles grubunun üyelerinden george harrison 25 şubat 1943’te bir otobüs şoförünün oğlu olarak liverpool’da doğdu. haylaz bir çocukluk dönemi geçiriyordu, ta ki paul mccartney ile tanışana kadar. ergenlik dönemlerinde tanışan iki genç, daha iyi bir hayat için birbirlerine söz verdiler. tüm yaşıtları gibi rock ‘n’ roll fırtınasına kapılan harrison, 14 yaşında 3 sterline bir gitar alarak müzik aşkını ilerletmeye başladı. 1962’de yıllarca müzik dünyasını sarsacak beatles grubuna katıldı.

harrison herzaman en isteksiz beatles üyesi olarak anılırdı, zaten grubun sıradışı başarısı hakkında da herzaman karmaşık duygular içerisinde olduğunu itiraf etmişti. harrison 1979 yılında yazdığı kitabı «i, me, mine»da bu serüvenin ve deneyimin verdiği yorgunluğa ve bu ünün verdiği hisse yönelik düşüncelerini anlatmıştı. kötü kaderin sebebini çok önemli bulduğu kişiselliği koruyamamalarına bağlıyordu ve «hayvanat bahçesindeki maymunlar gibiydik» benzetmesini yapıyordu. grubu eleştirmesine rağmen onlarla birlikteydi ama kendini geri planda hissediyordu ve «john ve paul grubun starlarıydı» diyordu. zaten grup dağıldıktan sonra da paul mccartney ile yıldızı pek barışamadı ama john lennon ile çok yakındılar. onu çok severdi.

ama 1992 yılında the daily telegraph’a verdiği röpörtajda daha iyimser bir yaklaşımla «hızlı bir yaşam deneyimi edindik sonra da yıllarca buna güldük» açıklamasını yaptı
o c o c
ateist bir genç iken, gerek uyuşturucular *** olsun, gerekse hindistan'daki yaşam tarzıyla, zamanla dine yönelmiş, budist olmuş, öldükten sonra yakılmış, inanılmaz bir değişim geçirmiş, hayatta huzurlu yaşayıp, huzurlu ölmüş iyi insan.

tanrı arayışına fazla takmıştır ama, örneğin long long long'da tanrıyı aradığını öğrenince çok şaşırabilirsiniz (sözleri sevgiliye yazılmış gibi duruyor) röportajlarında falan da hep referanslar yapmıştır, bu öbür dünya mevzusunda örneğin, "john tanrıya ve huzura kavuştu" gibi bir laf etmiştir, işin komiğiyse, john lennon'un ateistlerin allahı olmasıdır.
o c o c
george harrison, şarkı yazma** işinde paul mccartney ve john lennon'dan geri kalmıştı, hamburg'da barlarda çalarken john ve paul aynı zamanda besteler yapıyor, hatta okul zamanlarından bile birtakım klasiklere imza atıyorlardı.

(bkz: when i m sixty four)
(bkz: one after 909)
(bkz: love me do)

falan filan, daha vardır da (şimdi aklıma geldi, `blackbird) boşverin, olay şu ki, george harrison böyle yetenekli adamların yanında bir beatles* albümüne şarkı sokmakta fazlasıyla zorlanıyordu, o da bundan dolayı, grubun `gitarist`i oluvermişti, yıllar sonra yapacağı (en basitinden) `while my guitar gently weeps` gibi şarkılarla ne kadar ziyan edildiği görülecek olsa da, paul ve john zaten yeterince iş yaptıkları için, ne grup üyeler, ne de `george martin` ona bu konuda destek vermemişti, en azından teşvik etmemişti. bu yüzdendir ki, adamın ilk işi, tee 1963 (grubun faal hâle geçmesinden 3-4 yıl sonra) yılında `with the beatles albümünden don't bother me` olmuştur.
1 /