gerizekalı

1 /
zahidem gurbanımov zahidem gurbanımov
metne dökülmüş haliyle de çok güldüren, efsane bir yiğit özgür karikatürü. şöyle oluyor:

"sabah saat sekizde uyanıyorum. oğlum keremsu'yu okuluna götürüyorum, ama bırakmı...yorum. çünkü okulu çok pis.özel hocası var, onu alıp eve geçiyoruz. ne olur ne olmaz, dersten önce hocayı güzelce yıkıyorum. kirini bokunu iyice akıtıyorum.

onlar derse başlayınca ben de gazetelere göz gezdiriyorum. siyasetle yakından ilgiliyim. ak partisi, chpc-e, mhkp-c, hepsini biliyorum. terör örgütü kktc'den nefret ediyorum. ülkemizi bölmek isteyenler defolup gidebilirler mi lütfen?...teşekkürleeeer.

ülkemizde yaşayan insanların aç ve işsiz olmaları, pis kokmaları beni çok üzüyor. dört kişilik bir ailenin mutfak masası çok küçük bence. orada yiyemezler. dolayısıyla aç kalıp pis kokarlar. kişi başına düşen gayrı sufi filli hafıza da çok düşük. arttırılabilir mi lütfen?

ve laiklik... yani din ve devlet bahçeli'nin birbirinden ayrılması. bunu yapmak bu kadar zor olmamalı. artık benim halkımın din istismarıyla kandırılmasını istemiyorum. bu ülkede yaşayanların çoğu insandır bunu unutmayalım. zaten %98'i müslüman bir ülkede yaşıyoruz. kalan %2 de aptaldır aziz nezin'in dediği gibi.

kimse kimsenin dini inançlarına saygısızlık etmesin. kimse allah'la arama girmesin. ayrıca ezanla da arama girmesinler. eskiden ne güzel ezan türkçe okunuyormuş... camii falan da türkçeymiş. haa, yine türkçe olsa namaza gider misin derseniz gitmem ama italyanca olursa belki iki rekatto kılarım. hah hah haay, selam sana cehennem!!! şaka şaka tövbe.askerlerimizi çok seviyorum. onlar olmasa rahat uyuyamazdık. şimdi uyuyoruz. bence daha çok silah, uçak ve albay satın almalıyız. güzel bir şarkımız var bununla ilgili: erler erbaşa, erbaşlar fidana, fidanlar ağaca çıkmalı yurdumda. bedelli askerlik bekleyen gençlerimize de buradan seslenmek istiyorum: inşallah çıkmaz.polislerimize tavsiyem biber gazı kullanmasınlar lütfen. rezalet bir kokusu var ve haftalarca insanın üstünden çıkmıyor. ben de biber gazı taşıyordum oradan biliyorum. bir gün fakir bir adamcağıza çok acıdım. ölsün diye sıktım.sigara içtiği için alev aldı, yandı öldü. ne demişler: biber gazı yanmasın. anlamı: fakirler yanmasın, şeker de yerken ölebilsinler... elbette kesme şekerden bahsediyorum. yutella yiyen bir fakir düşünemiyorum. keza hariboru.üçüncü sayfa haberlerini hemen geçiyorum çünkü genelde kokan insanlarla ilgili haberler oluyor. pis pis ölüyorlar. asansöre falan sıkışıyorlar, hemen bi tarafları kopuyor. motosiklete biniyolar, hoop kafaları kopuyor...hiç sevmem kafası kopan insanı. zorla değil ya? ayrıca ölüp gitseler neyse leş gibi de kokuyorlar. bari ölünce kokmasınlar. tarım ve köy yumurtası bakanlığı'nın bu konuda yapacak bir şeyleri olmalı. ayrıca enerji ve tabii ki de kaynaklar bakanlığı... ya ne olacaktı?elbette ülkemizde güzel şeyler de oluyor. mesela biz yardım baloları düzenliyoruz. oradan topladığımız paralarla daha büyük yardım baloları yapmaya çalışıyoruz. balodan aldığımızı yine baloya yatırıyoruz yani, cebimize atmıyoruz.bazen de defileler düzenleyip kendi tasarımlarız olan kıyafetleri sergiliyoruz. satılan kıyafet olursa gelirini kimsesiz ve beyinsiz çocuklara gönderiyoruz. ama maalesef pek satış olmuyor. o zaman da kıyafetleri yolluyoruz çocuklara. yazık o kadar seviniyorlar ki, hemen kokuyorlar.biraz da spor: dünya kupasını takip etmeye çalışıyorum ama bu konuda çok bilgili değilim. paraguay ile uruguay'ın farkı nedir deseniz bilmem. ama ortak noktaları nedir, iyi bilirim. kokuyorlar...ayrıca ne zaman kamera onları çekse çimlere kusuyorlar. öbürküler de bazen tükürüyor ama temiz temiz. tuf! diye minik top kağıt mendil gibi bişey çıkarıyorlar. pele yaşasaydı bence o da kusardı."
road and trip road and trip
şu yaşıma kadar kimseye kullanmamıştım, insanlara salak çok demişimdir, sonucunu düşünmediği için saf demişimdir ama gerizekalı bunlarla aynı yerde değildir, ağırdır kendisi. ama gün itibari ile birisi hakkında gerçekten bunu düşünüyorum, onu tarif edebileceğim tek kelime bu, evet.
uguray1247 uguray1247
"akıl, obje algılanırken aralarında ilişki kuran nöronlar topluluğu, zeka ise, ilişki kuran nöronlar arasındaki elektriğin iletilme hızı olarak niteleyebiliriz."

yani bu zeka seviyesine sahip insanlarda herhangi bir nedenle (kaza,hastalık,rahatsızlık,eğitimsizlik)nesne ve objeler hakkında herhangi bir ilişki kuramadıkları için normal zekaya sahip insanlara bu tip insanların cümleleri gayet mantıksız gelir.

ne olursa olsun kimseye kullanılmaması gereken kelimedir ki o insanlar gerizakalı olmasalardı böyle olmak istemezlerdi.
agresif gitar agresif gitar
'gerizekalı' kelimesinin vücut bulduğuna inandığım arkadaşım ve yaptığı 'gerizekalılık' şudur:
yaklaşık 9-10 yıl önce, ben ve arkadaşım 12-13 yaşlarındayken arkadaşımın gözüne bir cisim kaçıyor. küçücük bişey ama gözükmüyor. beraber eve gidiyoruz. birkaç dakika sonra odasından çıkıyor. aman allahım gözünde bir yara bandı var.. açıklaması da şöyle: göze çöp batması da bi yaralanma. bu da yara bandı olduğuna göre... puhahahahaha!!!!
gerisini hatırlamıyorum...
rki rki
bir an kedizekalı diye okudum; çok bir şey değişmedi tabii.

tanım: türkçede olmayan kelimedir. kedizekalı da türkçede olmayan kelimedir o yönden benzettim ikisini.
utangaç ve yüzsüz utangaç ve yüzsüz
en yakın arkadaşımın bana layık gördüğü insan özelliklerinden bir tanesi.. geçen hafta gidilen düğünde damadın bir arkadaşı sizi beğenir araya insan sokuşturur ve bu vesileyle arkadaş arar, şahsı över ve bir takım özelliklerinden bahseder en sonunda ben telefonda değil ama mail yoluyla konuşmayı kabul ederim..nasılsın iyiyim, ben düğün sahibinin şurdan arkadaşıyım ben de burdan derken konu görüşmeye çekilir:

g : gerizekalı
b : ben

g: ben senin iş yerine geleyim yarın görüşelim.
b: yok ben işyerimde görüşmek istemiyorum hem bir süre bu şekilde konuşmak daha iyi olacaktır.
içses: oldu canım gel de milletin diline düşür beni.
g: hangi şekilde ?
b: yani mail yoluyla yüz yüze gelmeden.
g: tamam dışarda görüşmeyelim o zaman ben yarın dersim bitince senin işyerine uğrayayım.
b: !!!!!
içses : gerizekalıııı ben sana ne dedim az önceeeee..



g: bu hafta içi mutlaka görüşelim lütfen.
b: çok erken olduğunu düşünüyorum hem hafta sonunu tercih ederim öyle bir durumda çünkü hafta içi işten kaçta çıkacağım hiç belli olmuyor.
g: tamam sorun değil ben işten çıkmanı beklerim.
b: ama diyorum ki saat veremem sana baya bi geç olabilir.
g: geç olsun benim için fark etmez..
b:!!!!!!
içses: lan mal benim için fark eder belki sorsana allahın öküzü..

not : en yakın arkadaşın tabiri caizse ağzına sıçılır..arkadaşa münasip bir dille görüşülemeyeceği anlatılır. bu bile zor olmuştur. olur da burayı okursan nedeni yukarıda yazanlar kardeş yani tez zamanda bu şehirden gitmek gibi bir planım yok..
1 /