gezi parkı direnişi

49 /
ruhsuz gitarist ruhsuz gitarist


ilk 2 belki 3 gün anlamlıydı. geçirdiğim en anlamlı günlerden bir kaçıydı. üzgünüm ama paraya domalmadık, salakta olmadık. kitap okurken gaz yedik, dururken dayak yedik, dışarıda olduğumuz için öldük, ekmek alırken öldük, özgürlük diyince hain olduk. kim ne derse desin ilk 2 gün oldukça anlamlıydı. sonrası provokasyon.
solgun masumiyet solgun masumiyet
güzel bir direniştir.unutulmayacaktır.utanç verici olan akp yandaşlarına göre dış güçlerin planıdır.tabi çadırlarında yatan çevreci gruba biber gazı sıkılarak yerde tekmelenmesi batı ve ameriganın bir oyunuydu.bunlar dış güçlerce tertiplenmiş gösteri görmemişler.ukrayna'da, iran'da kamu binaları işgal edilmiş gerillalar polisle çatışmalara girmişti.gezi'de kalabalığa bir biber gazı müdahalesi yapıldığında daha doğru düzgün kendilerine gelemiyorlardı.ulan bu nasıl dış güçlerin tertibi?hükümete öyle bir koymuştur ki bu direniş,direniş sırasında uydurulan kabataş yalanı gibi yalanlar bir yana 4 senedir hala ağlıyorlar.
abcd02561 abcd02561
zaten gezi direnişine katılan biri senin yanına bırak 1 metre 1 kilometre bile yaklaşmaz cnm.
eleştirenlerin önce ağızlarındaki arap döllerini tükürmesi gereken direniş.
confessions confessions
apo pkk köpeği dhkp-c gibi taşeron tetikçiler sonradan olaya dahil oldu. eğer bu kan emen asalaklar olmasaydı ve bunların sahipleri yularlarından tutup hadi siz de sahaya girin demeseydi gezi olaylarının sonucu ne olurdu?
ilerde bunlar açıklanır. hiç bir pislik gizli kalamaz.
orada ölen yaralanan sivil insanlar polisleri unutmadık.

dsaewq dsaewq
direniş gibi direniştir. dünde hala daha birilerini korkudan konuşturduğuna göre etkisi devam etmektedir.

şurada 3- 5 tane çomarın kötülemesiyle kendinden birşey kaybetmeyecektir. sizler değil misiniz zaten; kabataş yalancıları, camide içki içtiler diyen kepazeler. kendi fantazilerinizi süsleyen çadırlarda sikiş dönüyor diyenler ki eminim bir çoğunuz o aralar çadırlarda olsaydım da beni sikseler diye hülyalanıp kendinizi defalarca ıslattınız.

direniş gibi direnişti, korkmanız normal, o tarihten sonra ülkenin emeğiyle kazanan bir yerlere gelen insanları size karşı birleşti, o tarihten sonra anladınız siktir edildiğiniz zaman vatansız köpekler olarak hayatınıza devam edeceğinizi.

size tavsiye falan veremem, ama siz siz olun geziyi her yıl siz hatırlayın. zira kaybedişiniz esas bu zamandan itibaren başladı.
laleli esnafı laleli esnafı
11 haziran'daki saldırıda o zamanki kız arkadaşım gazdan kendini kaybetti, meydandaki ottoman palace'e sığındık. onu kendine getirmeye çalıştım yaklaşık bir saat kadar. sonra dışarı çıkmaya çalıştık ama baktık ki kapıda barikat kurmuşlar. korkudan kimse başını bile uzatamıyor. gittim konuştum içeride insanlar çok kötü diye. tek bir yöne doğru gidilmesine müsaade edeceklerini söylediler. bir zamanların meşhur bir dizisinde oynayan genç bir kadın oyuncu da korkudan ağlıyordu hala bizimkinin yanında. ona da gel dedim, üçümüz çıktık oradan. enteresandır, yeni yeni ayılan kız arkadaşım o durumda bile kıskançlık yapmıştı. tabi o durumda saçmalıyorsun da diyemedim. neyse ; polislerin yanından yürürken ikisi de yere bakıyordu korkudan. bir polisin dalga geçerek güldüğünü , gayet yavşakça "bay bay" dediğini duydum. ikisi birden öyle titriyorlardı ki korkudan , dönüp " ayıp ediyorsunuz" bile diyemedim. bir an önce uzaklaşalım istedim. kızın evi yakınmış , onu bıraktık , sonra ben bizimkini vapura bindirdim. tek kaldım, çıktım tekrar yukarı, devam ettim. oteldeyken annem aramıştı, meğer halk tv kameramanları da otelde bizi çekiyormuş. görmüş, korkmuş. gece olaylar durulunca yanına doğru bir gideyim , görüneyim , rahatlasın dedim.

saat 2.30 falan. gittim yanına . şortumdan çıkardım talcidli su'yu. "neyse en azından onu taşımaya başlamışsın" dedi. "babam yaşında bir adam verdi durdurup, yoksa ağırlık sevmem bilirsin , ehehe mehehe" falan derken kapı açıldı , babam girdi içeri. üstü başı dağılmış, gaz maskesi de boynunda . beni gördü, " neredesin sen arkadaş ya , arıyorum neden açmıyorsun" diye bağırdı. "e taksim'de çatışıyordum , telefona mı bakacağım her saniye " dedim. " e ben de beşiktaş'ta çatışıyordum, yakındaysan oraya gelirsin diye aradım " dedi. sonra çıkardı talcidli suyu cebinden , masaya koydu. "ooo taşımaya başlamışsın" dedim , "yok be oğlum sen yaşlarda bir genç verdi bunu " dedi. annem bana baktı ; "ister misin onlar da baba-oğul olsunlar " dedi . durumu babama anlattık. çay içtik sabaha kadar. ben çıktım sonra yine.

baba - oğul ilişkisindeyken hiçbir zaman iyi anlaşamayan iki insan olarak ikimiz de solcuyken gerçekten iyi anlaşıyorduk , onu biliyordum. ama ikimiz de direnişçiyken çok daha iyi anlaştık o birkaç boyunca. birbirimizi sevdiğimizi en çok o birkaç ayda gösterdik, en çok o birkaç ayda sorduk birbirimize "nasılsın" diye. konuşmasak da olur dediğimiz hatta karşılaştığımızda "merhaba " diyerek birbirimizin yanından geçtiğimiz fazla zaman olmuştu. ama o birkaç ayda ne zaman o benim , ben de onun sesini duysak rahatlardık. iyiymiş diye.

hasılı sen güzeldin gezi. bize ' ya hep beraber ya hiçbirimiz ' dedirttiğin için güzeldin. bir olmayı, sesimizi çıkarmayı öğrettiğin , cesaret verdiğin için, umut olduğun için güzeldin. çok güzeldin.

emin ol o ateş bir gün yeniden yanacak ve senin ruhunla eskisinden daha da fazla büyüyecek.
tarık sezer ve orkestrası tarık sezer ve orkestrası
islamcı diktanın kabusu olmaya devam ediyormuş ahahahhahah. şimdiki diktanın binde biri vardı o zaman. sokağa çıktınız,protesto ettiniz noldu, ne geçti elinize, hiçbir şey. adam daha da güçlenerek çıktı.o gün yaptıklarının daha beterini yaptı ve yapıyor şu anda ve siz hiçbir şey yapamadınız yapamıyorsunuz şu anda da. şimdi durum daha kötü,hadi şimdi çıkın sokağa noluyor bakim. hahahaah zorla itaat edeceksiniz veya siktir olup gideceksiniz.

sizi şöyle alalım:

(bkz:türkiye den siktir olup gitmek )
beyond doubt beyond doubt
çapulcu kelimesinin ingilizceye girmesine neden olan direniş.
chapuller - dönemin başbakanı tarafından protestoculara verilen sim.
chapulling
1. gözüne biber gazı sıkılırken sıkana müdahale etmeden ayakta durmak.
2. meydanları ve boğaz köprüsünü dolduracak sayılara ulaşarak haksızlık karşısında hakkını aramak.
3. barışçıl protesto ile hakkını aramak ve insan yerine konulmayı talep etmek ve bu taleplerini sokaklara çıkarak dile getirmek.
4. evden dışarı çıkmadan pencereden balkondan tencere ve tavaları birbirine vurmak şeklinde barışçıl protestoya destek vermek.
5. herhangi bir siyasi partiye, ideolojiye bağlı olmaksızın etrafa zarar vermeden barışçıl bir şekilde hakkını aramak.

daha fazlası için buyrun burdan;

medium.com
49 /