gilles deleuze

1 /
chixculub chixculub
kendisi yirminnci yüzyılın en büyük fransız filozoflarındanmış. 70 yıl yaşamış ayrıca kedileri de severmiş. daha fazla bilgi için:
`http://en.wikipedia.org/wiki/Gilles_Deleuze`
aytok aytok
hemen hemen bütün çalışmalarını felix guattari ile birlikte yapan fransız felsefeci ve eleştirmen. özellikle kafka üzerine felix guattari ile birlikte yazdıkları "kafka / minör bir edebiyat için" incelemeleri bu alandaki en özgün ve en geniş araştırmalardan biridir.
absurdino absurdino
bir söyleşisinde felsefe tarihinin kendisi için bir alet edevat kutusu olduğundan bahseder. deleuze'ün felsefesini anlamanın ilk dersi gibi bir cümledir bu. deleuze felsefe tarihinden istediği kavramları dilediğince seçer ve görünür bir uyum olması kaygısını duymaksızın o kavramları dönüştürür ve kullanır. bağlam deleuze için çok fazla bir anlam ifade etmez bu manada. "oluş" en sevdiği, "diyalektik" ise en uyuz olduğu kavramdır. nietzsche'yi fransız felsefesine tanıtarak hegel'in fransadaki karizmasını fena sarsmıştır. "egemenlik sadece içine aldığı şeylere hükmeder" diyerek iktidarın mikro analizine bir pencerede o açmıştır.

(bkz: critique et clinique)
(bkz: le pli leibniz et la baroque)
(bkz: nietzsche et la philosophie)
(bkz: qu est ce que la philosophie)
jazzanova jazzanova
zor bir adamdır. felsefeyi mantık çerçevesinde belli temellere oturtularak yürütülen ve içten gelen çığlıklar olan diyerek ikiye ayırmıştır. kendisi her ne kadar belirlli çizgilerden sapmasa da kendi deyimi olarak içten gelen çığlıklarla felsefe yapmaya daha yakındır. spinozaya ve nietzsche'ye ayrı bir sempati duyar kendileri.
jouissance jouissance
gilles deleuze felsefesinde düşünceler daha doğrusu kavramlar koşarlar, yavaşlarlar, bazen form değiştirirek (hayvan oluş, kadın-oluş, çocuklaşmak) bir düzlemden başka düzlemlere sıçrarlar (edebiyattan bilime, belki de bir fare deliğinden çiçeğin taç yaprağına) durmadan hareket ederler, genel ifadesiyle yaşayan kavramlarla işler tüm deleuze düşüncesi ve yaşamayanı, işine yaramayanı ardında bırakır, çünkü düşünce merkezleştirici aygıta yakalanmamak için kaçış çizgileri üzerinden işler. sanırım deleuze'ü anlamak diye birşeyden bahsetmek de tam da bu yüzden zor olmakta, değil mi ki o hareketli bir makinedir, ancak ritmi tutturmak vardır ve bunu yapabildiğimiz anda düşünceden keyif almaya başlayabiliriz. ve sanıyorum ki kapitalizmin bugün ulaştığı aşamayı anlayabilmek için (gözetim toplumu, devlet makinasının yerliyurtlulaştırıcılığı ve kodlar üretmesi vs. vs.) en önemli basamaklardan biridir onun eleştirisi.

bir filozofun bedeni ve aktörlüğü onun en önemli parçasıdır düşüncesini anlayabilmekte (elbette tam bir anlamlandırma mümkün değildir, hele ki deleuze için, o yüzden ritmi kavrayabilmekte diyelim), işte bu yüzden onun "s'est defenestre" intiharı- ki akciğer kanserinden dolayı yatağa bağlı halde yaşamaya çalışıyordu- çok şey anlatır bize. uçuşan kavramların, yatağa bağlı bir adama ait olamayacağını en azından. ve deleuze'ün kendini camdan atışı (bunu kant ya da hegel için düşünemeyiz değil mi?), bir filozofun aktörlüğüne verilebilecek en mükemmel örneklerdendir.
plastiklahana plastiklahana
üst üste binmiş bir ahlağın yalın olamayacağını ve tehdit unsuru içinse ahlağın oluşmamasını göstermiş filozoftur. ayrıca ortodoks otoriter yapı içinse şurdan yakmış kibriti; "kederli ruhların desteklemek ve propagandasını yapmak için bir despota ihtiyaçları olduğu gibi, despotun da amacına ulaşmak için ruhların kederlenmesine ihtiyacı vardır."
aygız aygız
akbank sanat'ın istanbul fransız kültür merkezi işbirliği ile adına 5 yıldır seminerler düzenlediği kişidir. 31 mayıs ve 1-5 haziran 2010 tarihleri arasında sürecek olan bu seneki seminerin ana konusu "deleuze ve politikalar" olacak. konunun önemi şöyle açıklanmış,

"bu hassas bir mesele, çünkü deleuze'ün doğrudan politika üzerine çok metni yoktur. konu, gilles deleuze'ün ani ölümünden sonra, kendisinden etkilenmiş olan toni negri, michael hardt gibi filozoflar tarafından sık sık ele alınmıştır."

deleuze konferansları:

deleuze ve politikalar

31 mayıs pazartesi 18.30 / eric allıez - "guattari-deleuze etkisi"

1 haziran salı 18.30 / pierre zaouı - "peygamberci bir ufukdan yenilenmiş bir pragmatiğe: deleuze'cü büyük ve küçük politika"

2 haziran çarşamba 18.30 / pierre montebello - "politikalar ve dünyaya olan inanç"

3 haziran perşembe 18.30 / david lapoujade - "deleuze: politika ve enformasyon"

4 haziran cuma 18.30 / ali akay - "arzu politikaları"

5 haziran cumartesi 18.30 / ahmet sosyal - "siyasi deleuze"

etkinlikler ücretsiz olup konferanslarda simültane çeviri de yapılacakmış, oh la la!

aylık takvim akbank sanat, türkiye'de sanatın gelişimi için 20 yıldan bu yana birçok alanda çalışmalar gerçekleştirmiştir. bugüne kadar yayın, müzik, sahne sana... akbanksanat
biyolojiksaat biyolojiksaat
"modern gerçek artık bu dünyada, inanmadığımızı gösterir. başımıza
gelen olaylara, bizi yarı yarıya ilgilendirirmişcesine, inanmıyoruz
bile; aşk, ölüm... sinemayı yapan da bizler değiliz: bize kötü bir
filmmiş gibi bakan aslında dünya."
marmaledov marmaledov
içkiye benzer bişey.

''... önemli olan, hayatı, hayatın her bireyliğini bir biçim ya da biçimin bir gelişimi olarak değil, farklılaşan hızlar arasındaki, parçacıkların yavaşlama ve ivmelenmesi arasındaki karmaşık bir ilişki olarak anlamaktır. hızların ve yavaşlıkların bir içkinlik planı üzerindeki bir bestesi. aynı şekilde, müziksel bir biçim ses parçacıklarının hızları ve yavaşlıkları arasındaki karmaşık ilişkiye bağlıdır. bu sadece bir müzik sorunu değil, bir yaşama biçimi sorunudur: hız ve yavaşlık yoluyla şeylerin arasına karışılır, başka bir şeye bitişilir: hiçbir zaman sıfırdan başlanmaz, hiçbir zaman bir tabula rasa oluşturulmaz, arasına karışılır, ortasına girilir, ritimler biraraya getirilir ya da dayatılır.''
1 /