gloria

1 /
famenoth famenoth
cacharel'in 2004 yılının sonuna doğru çıkardığı iddialı parfümü. mükemmel kokar,oldukça dişidir..

aylar sonra ; artık üretilmeyen parfüm, hakikaten içler acısı..
white shadow white shadow
eğlenceli bir the doors şarkısı.

yeah, right.
did you hear about my baby? she come around,
she come round here, her head to the ground?
come round here just about midnight,
she makes me feel so good, make me feel all right.
she come round my street, now
she come to my house
knock upon my door
climbing up my stairs--one, two, three
come on baby
here she is in my room, oh boy
hey what's your name?
how old are you?
where'd you go to school?
well, now that we know each other a little bit better,
why don't you come over here and make me feel all right!
chorus: gloria--g-l-o-r-i-a
gloria--g-l-o-r-i-a
gloria--g-l-o-r-i-a
gloria--g-l-o-r-i-a
you were my queen and i was your fool,
riding home after school.
you took me home
to your house.
your father's at work,
your mama's out shopping around.
check me into your room.
show me your thing.
why'd you do it baby?
getting softer--slow it down, etc.
now you show me your thing.
wrap your legs around my neck,
wrap your arms around my feet,
wrap your hair around my skin.
i'm gonna huh--all right, ok, yeah.
it's getting harder--it's getting too darn fast, etc.
come on, now, let's get it on.
too late, too late, too late, too late, too late,
make me feel all right!
chorus
keep the whole thing going, baby
ferforje ferforje
1999 yapımı, sharon stone'un gelmiş geçmiş en müthiş ve seksi göründüğü filmdir. o kadar tatlı ötesi bi de rol arkadaşı vardır ki kaç kere izledim ikisinin müthiş ilişkileri beni kendimden geçirir, zırlarım hemen ilk göz temaslarında.

bu film'in bir de gena rowland'ın başrolünü oynadığı eski bir versiyonu vardır(gena rowland taş iken)
kelebeque kelebeque
ülkemizde daha çok "self control" şarkısı ile ünlenmiş olan laura branigan'ın seslendirdiği, yine 80'li yılların disko ritmlerini içinde barındıran güzel bir şarkıdır..

sözleri ise:

gloria, you're always on the run now
running after somebody, you gotta get him somehow
ı think you've got to slow down before you start to blow it
ı think you're headed for a breakdown, so be careful not to show it

you really don't remember, was it something that he said?
are the voices in your head calling, gloria?
gloria, don't you think you're fallin'?
ıf everybody wants you, why isn't anybody callin'?
you don't have to answer
leave them hangin' on the line, oh-oh-oh, calling gloria
gloria (gloria), ı think they got your number (gloria)
ı think they got the alias (gloria) that you've been living under (gloria)
but you really don't remember, was it something that they said?
are the voices in your head calling, gloria?

a-ha-ha, a-ha-ha, gloria, how's it gonna go down?
will you meet him on the main line, or will you catch him on the rebound?
will you marry for the money, take a lover in the afternoon?
feel your innocence slipping away, don't believe it's comin' back soon

and you really don't remember, was it something that he said?
are the voices in your head calling, gloria?
gloria, don't you think you're fallin'?
ıf everybody wants you, why isn't anybody callin'?
you don't have to answer
leave them hangin' on the line, oh-oh-oh, calling gloria
gloria (gloria), ı think they got your number (gloria)
ı think they got the alias (gloria) that you've been living under (gloria)
but you really don't remember, was it something that they said?
are the voices in your head calling, gloria?

(gloria, gloria, gloria, gloria, gloria)...
(gloria, gloria, gloria, gloria, gloria)...
nymphadora nymphadora
5. nesil yazar,nesildaş. entry listesinde bolca sevgili,eski sevgili,ayrılık temalarının işlendiğine şahit olabilirsiniz.biraz duygusal,az buçuk da kimseye eyvallahı olmayan arıdır kendisi,verilen tavsiyelere de sevecenlikle uyar. çok sevdim,bir anda kanım ısınıverdi ona. çok çok mutlu olmasını dilerim en kısa zamanda kendisine. (bkz: mutlu ol)
mumble mumble
benim cumartesilerim birbirine benzer. sadece akşam üstünden sonraları bazen değişiklik gösterir ama akşam üstüne kadar hep aynıdır. öğleye doğru uyanıp yarım saat sonrasına kadar simitle kahvaltı sonra gerine gerine internet başında biraz pineklemek. öğleye doğru premier league maçı varsa onu izler veya bilgisayarda rutin oyunlardan birini oynarım. son 4-5 yıldır cumartesilerim böyle geçer ve dediğim gibi hepsi de biribirine benzer.

ama o cumartesi farklıydı. yine simitle kahvaltı etmiştim, yine bilgisayarda rutin oyunlardan birini oynamıştım bir kaç levelden sonra biraz facebookta texas hold em poker de oynamış olabilirim, ama ondan sonrası hayatımdaki gloria gerçeğinin başlangıcına şahitlik etmiştir. onunla tanışmamızın üzerinden çok olmamıştı. belki çok olmuştu da çok fazla aynı atmosferi soluyamadığımız için fazla tanıma fırsatımız olmamıştı onunla birbirimizi. beni o gün yemeğe davet etti ( ben kendimi zorla davet ettirmiş de olabilirim ne var yani bunda ) sağolsun. hayatımda yediğim en güzel pilavı yedim ki bir pilav aşığı olarak iyi pilavdan anlarım. hayır hayır dünyanın en güzel pilavı değildi hatta bu yazıyı okuyan sen o pilavı yesen eminim sevmezdin ki benim kadar pilavdan anladığını düşünmüyorum (şaka, şaka). ama benim hayatımda yediğim en güzel pilavdı, çünkü yanında pilavın üzerine koyup tadının damağımda kalmasını sağlayan o muhabbeti vardı glorianın.

işte o cumartesi günü (artık pazar olmuştu gerçi) saat sabahın beşine doğru gelirken, taksimden eve dönüşümde onun nasıl bir şey olduğunu fark ettim. anlamadım, anlayamazdım da sadece fark ettim. değişikti, güzeldi, çiğ köfte gibiydi acıyla beraber gelen inanılmaz bir lezzet.

cumartesilerim değişmişti. onunla aynı atmosferi solumak için çabalamak, uğraşmak gibisinden bir anlam kazanmışlardı. onun yorgunluğunu gözlerinden anlıyordum ama o gözlerden çıkan bir ışık vardı ki dikkatli bakmak gerekiyordu onu görmek için. (ben o azıcık ışık için bile canımı veririm o ayrı konu şimdi konu dağılmasın) o azıcık ışık o yorgunlukların sebeplerini onun aklından ne kadar uzaklaştırırsan o kadar kuvvetleniyordu, harlanıyordu. hayatımda bir şeyi fark etmenin bu kadar mutluluk getirdiği olmamıştı bana. çünkü ben onun yanında onun eğlenmesi için ne kadar çabalalarsam o ışık daha da kuvvetli geliyordu. bilimin temel ilkelerinden biri sayılabilecek bir ispat yolunda ilerleyen bir bilim adamının koşar adım tabirine uyan coşkusuna sahiptim. çünkü ben ışığı keşfetmiştim.

elimden tutup ortaköyden yürümeye başlayıp yenikapıya vardığımızda yorgun gözlerindeki ışığın hiç görmediğim kadar parlak olduğunu farkettim. ama bunların hiç birini benim sevgilim olduğu için görmüyordum ya da hissetmiyordum (ki sevgilim değildi zaten)
bunların hiç birini benim sevgilim olmasını istediğim için de görmüyor ya da hissetmiyordum.
sadece bunları görüyor ve haz alıyordum.

bir gün benim yanımdayken arkadaşından makas istedi ve bi anda saçından bir tutam kesti. ben o anda irileşmiş gözlerle sadece "ne yaptın?" diyebildim. o da bana hayatımda aldığım en gerçek hediyeyi verdi. onun bana evet dediği an olduğunu anlayamamıştım o anda. almanyadan gelen amcam bana gelirken oyuncak bir itfaiye arabası almıştı çocukken, hayvani bir oyuncaktı ve ben o anda nasıl uyuşmuş ve saatlerce sadece elimde tutup o oyuncağı oynamadan ona dokunduysam aynı halime geri dönmüştüm elimde o her teli ayrı değerli bir tutam saç varken.

anlayamamıştım onun evet demek olduğunu. işte o günün üzerinden bir buçuk yılı aşkın bir zaman geçtikten sonra bir gün bu güzel anı arkadaş ortamında anlatılırken o uyuşukluk üzerimde değilken anladım ne olduğunu. söyledim ve gloria dünyanın en güzel gülümsemesini yine bana hediye etti.

işte o bir buçuk yılda gloriaile belki çok eğlendiğimiz anlar oldu, belki bazı zamanlar ona yardımcı olabildim, belki sadece onun mutlu olması için ufacık bir katkım olmuştur ama bunlar değil aklımda kalanlar. aklımda kalanlar ona verdiğim üzüntülerdir ki içimi yakan da onlar. onu çok büyük üzüntülere sürükledim ama ufacık bile olsalar benim için dayanılmazlar zaten. mübarek insandır kendisi affetmenin erdemini kocaman kocaman gördüm ondan.

huzurunuzda özür dilerim bütün verdiğim üzüntüler için, dünya üzerindeki sevilebilecek tek kadından...
sycrone one sycrone one
mando diao'nun yeni albümünün dikkat çeken parçalarından birisi. klip de çekmişler böyle 60'lar temalı, güzel bir bayanın arz-ı endam ettiği. başarılı.


well now, she don't need to see the sun
ahead
don't need that help from god above
if you're losing her don't be sad
cause she will offer you heart attacks

she's tired of problems that you caused
her mind
tired of all those lies in your freak show
tired of being alone at night
being the lowest cat on earth

so gloria steps out from the prison
gloria's no longer the wasted disco girl
you've been dreaming about
gloria alone now forever gloria away in
the air now
gloria she's no longer your slave

it's time for you to see yourself
all the misery you brought up
gloria's one day ahead
watching you from the heaven's gate

she's tired of problems that you caused
her mind
tired of all those lies in your freak show
tired of being alone at night
being the lowest cat on earth

so gloria steps out of the prison
gloria's no longer the wasted disco girl
you've been dreaming about
gloria alone now forever gloria away in
the air now
gloria she's no longer your slave

gloria alone now forever gloria away in
the air now
gloria she´s no longer your slave

no, not anymore

gloria steps out of the prison
gloria's no longer the wasted disco girl
you've been dreaming about
gloria alone now forever gloria away in
the air now
gloria she´s no longer your slave
1 /