godot yu beklerken

puxa vida puxa vida
a href="http://politikfilm.net/filmler/847-godotyu-beklerken-filmi-izle-waiting-for-godot-2001.html" target="_blank">http://politikfilm.net/filmler/847-godotyu-beklerken-filmi-izle-waiting-for-godot-2001.html
doktor hu doktor hu
"godo yu beklerken" şeklinde okunandır. bilmeyenler vardır belki hayrına söyliyim dedim.

edit: niye eksiliyonuz lan ben de bilmiyodum zamanında. size iyilik de yaramıyo.
çok zor soru değil bu hadi çöz ver çok zor soru değil bu hadi çöz ver
her şey, herkes beklenebilir, dolayısıyla godot herhangi biri veya herhangi bir şey olabilir. beklediğimiz şey hiç gelmeyeceği için de asla öğrenemeyeceğiz. sadece godot gelmediği için değil; beklerken beklentilerimiz de sürekli değiştiği için, beklemekten uyuştuğumuzdan neyi beklediğimizi bile unuttuğumuz için godot her gün hatta her an bir başka forma bürünür..

hiçbir zaman gerçekleşmeyecek düşler kurduğumuz acımasız bir dünyaya gönderilmiş olduğumuz gerçeğini kaldıramayanları acıtır.. çünkü bu düşler varlığımızın amacı olan "beklemek eylemi"nin alt ve önemsiz başlıkları gibidirler.. ayrıştırırlar fakat çoğu zaman okunmazlar..

samuel beckett eseri..
isteoyledegil isteoyledegil
''bırak, bırak tüm bunları diyecektim. kimin konuştuğunun ne önemi var,
biri kimin konuştuğunun ne önemi var dedi. biri kalkıp gidecek, giden
ben olacağım, ben olmayacağım o, ben burada olacağım, buradan uzaktayım
diyeceğim, ben olmayacağım o, hiçbir şey söylemeyeceğim, bir öykü
anlatılacak, biri öykü anlatmaya çabalayacak. evet, yadsımıyorum artık,
herşey düzmece, hiç kimse yok, anlaşıldı değil mi, hiçbir şey yok,
tümceler de kalmadı, hadi alıklaşalım, tüm zamanların, tüm zaman
kiplerinin alığı olalım, sona ermesini beklerken bunun, her şeyin geçip
sona ermesini, seslerin kesilmesini, yalnızca sesler var, yalnızca
yalanlar. buradan, gitmek buradan bir yere varmak, ya da kalmak burada
ama bir aşağı bir yukarı dolanarak. önce kımılda, bir beden gerekli,
eskisi gibi, yadsımıyorum bunu, yadsımayacağım artık, bir bedenim var
diyeceğim, ayağa kalkacağım, yaşamak diyeceğim buna, benim diyeceğim,
ayağa kalkacağım, düşünmeyi bırakacağım, işimle dolu olacağım, ayakta
durmakla, ayakta durmayı sürdürmekle, yer değiştirmekle, katlanmakla,
yarına, gelecek haftaya sağ çıkmaya çalışmakla, yeterli olacak
fazlasıyla bütün bunlar, bir hafta, ilkbaharda bir hafta fazlasıyla
yeterli olacak, yaşam şırıngalayacak içimize.''
heima heima
şehir tiyatroları ile ilgili yönetmelik değişikliklerine ithafen yapılan penguen kapağına konu olmuştu. zira içinde umut barındırmayan bir bekleyiştir. kısakürek der ki; "bırak vehmimde gölgeni, gelme, artık neye yarar..."

don quixote rosinantee don quixote rosinantee



godot'yu beklerken, irlandalı-fransız yazar ve oyun yazarı samuel beckett'ın en iyi bilinen eseridir. absürt tiyatronun ilk eserlerinden biri olarak oyun, drama için yeni olasılıklar çağına öncülük etti. eleştirmenleri keskin biçimde böldü: kimi onu modernliğin monotonluğunun ve anlamsızlığının parlak bir şekilde kaleme alınışı olarak görürken, diğerleri de can sıkıcı bir çöp olarak eseri başlarından defettiler. ilk görüş kesinlikle kazandı, çünkü beckett'ın 1969'da aldığı nobel edebiyat ödülü, godot'yu beklerken'i en büyük başarılarından biri hâline getirdi.


beckett (1906-1989), dublin yakınlarında doğdu. üniversitede latince kökenli diller çalıştıktan sonra, avrupa'yı büyük ölçüde dolaştı ve paris'te yerleşti. bir yazar olarak romanlar, kısa hikâyeler, şiir ve makaleler deneyerek farklı türlere takıldı. ama beckett'ın tanınışı en çok oyunlarıyla (bunlar arasında godot'yu beklerken şüphesiz en ünlüsüdür) olmuştur.


oyun boyunca çok az olay olur. bir akşam iki adam, vladimir ve estragon, bir yolun kenarında godot adında birini beklerken konuşurlar ve tartışırlar. çok geçmeden bir sicime bağlı kölesini sürükleyen bir adam yanlarından geçer. köle, bir dans yapar ve tuhaf bir doğaçlama sergiler. sonra godot'nun gecikeceğini ama sonraki gün geleceğini adamlara söyleyen bir çocuk ortaya çıkar. vladimir ve estragon, sonraki akşam geri gelirler ve köle sahibi ile tekrar karşılaşırlar; bu kez sebebi açıklanamayacak şekilde kördür, onları bir önceki gün gördüğüne dair hafızasında bir şey yoktur. sonraları önceki gün gördükleri aynı çocuk gelir ve godot'nun gelmeyeceğini belirtir. köle sahibi gibi çocuk da vladimir ve estragon'u önceden görmemiş gibidir. iki adam da ayrılmaktan ve eve gitmekten söz ederler, ama perde kapanırken beklemeye devam ediyorlardır.


godot'yu beklerken'de örneklendiği gibi absürt tiyatro, 1950'ler ve 1960'larda avrupa'da çiçeklendi. bu türdeki oyunlar, belli bir karşılığı olmayan kelimelerle yüklü tuhaf diyaloglarla, belirsiz ve minimal bir kurguyla çoğunlukla anlamsız veya mantıksız görünürler. gerçekten de godot'yu beklerken'in nerede geçtiği bilinmez ve metin hiçbir zaman godot'nun kim olduğunu veya iki adamın onu neden beklediklerini belirtmez. eleştirmenler oyunu, modern dünyanın varoluşsal kötü vaziyetinin, insanlığın anlamlı bir şeyleri bekleyişinin ama bu şeyin ne zaman geleceğinin, gelip gelmeyeceğinin veya onun ne olduğunu bile bilmeyişinin çıldırtıcı hareketsizliğinin temsili olarak ele alırlar.


ek bilgiler:


1. "godot'yu beklerken" tuhaf görünmesine karşın, beckett'ın eserlerinin çoğu ondan da tuhaftır. "mutlu günler"de (1961), kadın başkarakter beline kadar, daha sonra boğazına kadar kuma gömülür. "kelimeler olmadan hareket et" (1956) oyunu, pantomimi örnekler. "nefes" (1969), sadece otuz beş saniye uzunluğundadır.


2. beckett, çok ender röportaj vermiştir ve halk arasında çok az görülmüştür. 1969'da nobel ödülü kazandığı zaman, stockholm'deki ödül törenine katılmak yerine ödülü uzaktan kabul etmiştir.
psikopatpapatya psikopatpapatya
yeryüzünün gözyaşları hep sabit kalır. biri ağlamaya başlamışsa, başka bir yerde bir başkasının gözyaşları dinmiştir. aynı şey gülmek için de geçerlidir. [güler.]
kuşağımız için kötü söz etmeyelim, önceki kuşaklardan daha mutsuz değil çünkü. [bir an.]
iyi söz de etmeyelim. [bir an.] iyisi mi hiç söz etmeyelim. [bir an sakınarak.] nüfusun arttığı doğru.
psikopatpapatya psikopatpapatya
godot bazen tanrı, bazen biri, bazen bir nesne, hiç belli olmaz bir amaç da olabilir, bir sonuç da. velhasıl kelam hepimiz godot'u bekliyoruz. ben ilk kez absürd tiyatro okudum. absürd tiyatronun normal tiyatrodan farkı okuyucuyu daha aktif tutması. olay örgüsü yok, kopuk bir okuma hissiyatı uyandırıyor ama zaten niyeti kronolojik olarak bir olayı birebir aktarmak değil. varoluşculuk ve nihilizmle yoğrulmuş bi eser. bu yüzden sevdim. bir tane ağacın olduğu boş bir alanda vladimir ve estragon'un diyaloglarını okuyoruz. godot'u bekliyorlar ama godot'u tanımıyorlar bile. hep böyleyiz bekliyoruz. kimi? godot'u. peki godot kim? bilmiyoruz. ne zaman gelecek? bugün. ama nereden biliyorsun bugünün dün olmadığını? youtube'da filmi de var. ben iki kez izleme girişiminde bulundum ama sıkıldım. izlerseniz aklınızda bulunsun.