gökten indiği sanılan kitap

1 /
fakespeare fakespeare
atatürk'ün (dönemin şartlarını da düşünerek) yaptığı en cesur tanımlama cümlesi. en etkili cümlelerini sıralarken bu tanıma da yer verir. dinine bağlı bazı insanlar tarafından hala atatürk'e küfürler yağdırılmasına sebep olur. onların o küçük beyinleriyle anlayamacağı bu cümle aslında çok daha derindir.

işte o (küfür var buralarda aslında ama yazmadım siz hayal edin, hem de inanılmaz büyük küfürler) site

http://www.vimeo.com/4588376
das kesq das kesq
atatürk'ün dinlere nasıl baktıgını daha dogrusu inancını bariz bir şekilde hem de video ile canlı canlı kanıtlayan sözüdür.
itü sözlük gibi bir yerde sadece 3 entry girilmesi ilginçtir tabi.
video ise video kanıt ise kanıt alın size ;

amiral adama amiral adama
kesilikle adı kuran ı kerim olan kitap değildir. keza islam dinine göre, ne allah göksel bir tanrıdır ne de gökten inme ve göğe çıkma gibi bir konsept vardır. zaten allah bir tanrı da değildir. yok ben müslüman değilim, anlamıyorum bu işlerden dersen o başka. öte taraftan, hala kuran'ın gökten indiğini sanıp da islam dinini bildiğini iddia eden müslümanlar için de yapabilecek pek bir şeyimiz yok.
darkenfact darkenfact
50'lerden bu yana müslümanmış gibi gözüken, din tacirliği yapıp saf ve cahil halkı kandırarak oy, para, güç, sevgi ve saygı toplayan sahtekarlarla, mustafa kemal atatürk arasında nice dağlar kadar fark olduğunu gösteren cesur bir açıklamadır bu.
pastafaryan ceday pastafaryan ceday
bildiğin kuran'dır. hatta incil'dir, tevrat'tır, 10 emir'dir.
islamın tanrısı göksel bir tanrıdır. adı allah'tır. bunu bilmeyen ve kendine müslüman diyenler de var. ne garip.
elektro kaval elektro kaval
(bkz: adam haklı beyler)

bir ülke, gökten ve gaipten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla yönetilemez..

çok basit, anlaşılır ve doğrudur..

bu dogmalarla, ne çağa ayak uydurulabilir, ne haklı, haksız ayrımı yapılabilir, ne de bireylere inanç özgürlüğü sağlanabilir..

o yüzden bu dogmalar ile devlet şekillendirilemez..

belki vicdan şekillendirilebilir.. ama o da kişinin kendisini ilgilendirir.. ve devletin kuralları sayesinde, kendi içinizde, ne bok yerseniz yiyin, başkasının sikinde bile olmazsınız.. sağlıklı yapı budur.. dogmalarla devlet işleri birbirinden ayrı tutulmalıdır..

bunu savunmak için inançsız olmanız da gerekmez.. hatta inançlı olmanız gerekir amına koyayım! insan, benim inancıma kimse karışamasın, rahat rahat takılayım, ister..

inanan biri de, şahitleri vardır veya ne bileyim atatürk ünki gibi videosu vardır, "gökten indiği su götürmez bir gerçek olan kitap" der, olur biter..

amma büyüttünüz..
maszn maszn
harbiye marşında şöyle der; "göklerden gelen bir ses sana ne diyor dinle." ve "yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız." diye başlar.

27 mayıs dahil bütün darbe ve darbe teşebbüslerinde dinledik bu marşı, askeri törenlerde keza.

darbelere karşı çıkarken, ne bu göklerden bir ses mi geliyormuş, bu sesi mi dinliyorsunuz diye karşı çıkmadım.

kanlı pazarda, komünizmle mücadele dernekleri ve eli palalı, bir kısım cemaat köşelerinde beslenen para militer canilerle taksimde birbirimize girerken, vay bu adamlar gökten inen kitabın mücahitleri kavgamız bunlarla demedim.

yaşanan bunca acı, kırım katliam; sınıf egemenliğinin idamesi içindir. ve bu adamlarla mücadele etmek için, sınıf egemenliğinden mustarip insanların haklarına sahip çıkmaları yolunda kapılarını çalarken, onlara gökten inen üç kitabı gösterip, bak işte mesele bu, bu kitaplar olmasa sen mutlu olurdun demedim.

efsanelerle uğraşmak beyhudedir. insanlara kaybettiği onurunu, ekmeğini nerede kaybettiyse orayı göstermek, kaybettiği yerde kaybettiklerini yeniden kazanmak için çağrıda bulunmak gerekir.

marksizmden beri hadise budur. anti marksistler, pozitivistler, egemen sınıflar, henüz hegelci genç marksın bir ifadesine sarılırlar: din afyondur. ve sosyalizm mücahitleri de kapı kapı dolaşıp genç marksın, bağlamından koparılmış bu ifadesini anlatmak için mi çalışmalılar. yoksa sınıf meselesini mi aydınlığa çıkarmalılar. bir karar vermek gerekir.

12 eylülde darbeciler, göklerden gelen bir ses diye ortalığı inletirken, göklerden gelen sesi değil, gizli odalarda, karargahlarda, medya koridorlarında, üniversite senatolarının gizli toplantılarında hazırlanmış darbe anayasası kitabını millete zorla kabul ettir komutunu dinlemişlerdir.

gökten mi indi, yerden mi yükseldi tartışmaları marksistlere bir şey kazandırmamıştır. insanlarla aramıza sürekli bir gölge gibi girmiştir bu beyhude tartışma.
ben boyle iyiyim ben boyle iyiyim
atatürk'ün kutsal kitapları bilhassa kuran-ı kerim'i kastettiğini bildiğimiz kitaptır. sağa sola kıvırmanın alemi yok. toprağı bol olsun, inanmıyormuş işte. en azından belli bir süreden sonra.
atatürk'ün cenaze namazının kıldırılıp kıldırılmadığı konusunda bilgim yok ama zaten bir müslüman gibi de defn edilmemiştir.
çok önmli midir? bence değil. kurduğu devlet laik zaten. kendisi ateist olsa ne olur müslüman olsa ne olur.
1 /