gönül yarası

2 /
ilikci
filmi izledikten sonra insanın ne kadar büyük acılar yaşamış olsada yine hayata döndüğünü görmem beni çok etkilemişti...
fantastik karakter
pazartesi (6 şubat 2006) günü televizyonda ilk kez kanal d tarafından ve muhtemelen reklamların arasına serpiştirilerek gösterilecek film.

şahsi kanaatim meltem cumbul antipatizanları kendisine besledikleri antipatiden bu filmle birlikte caydı caydı, yoksa ömür billah besledikleri bu antipatiyi atamazlar içlerinden. eski bir meltem cumbul antipatizanı olarak daha da bir şey beklemiyorum kendilerinden. finalde söylediği "etek sarı sen etekten sarısın" türküsü hatrına aramızdaki buzları erittim. ha olur da benzer bir performans daha sergilerse eriyen buz suyundan çay yapar içerim.

öyküsü ve müziği güzel film.
mek
kanal d nin 6 şubat 2006 akşamı utanmayıp vcd den verdiği film. görüntü o kadar kötüydü ki mutlaka vcd olmalıydı. yerel kanallara özgü "sunny vcd 1.0" yazısını bekledim durdum, ama iyi kamufle ettiklerinden olacak rastlayamadım. bu adamlar hangi arada 2. cd yi taktılar yaw?
gülümsün
güzel bir türk filmi. özellikle türküler!**. kürtçe bir türkünün _kürtçe bilmesem de_ bana hissettirdikleriyle filmi beğenmeme neden olan noktalardan biridir.
ve bana göre filmdeki en etkili sahne (meltem cumbul kızına nasihat ediyor):
- sakın yakışıklılığa kanma. yakışıklılık geçicidir, güzellik geçicidir. seni şöyle seviyorum, böyle tapıyorum lafları laftır. önemli olan şefkattir, merhamettir. erkekte yiğitlik budur, bunu çok geç anladım. sen sakın geç kalma kızım.
özetle;(bkz: herkes kaderine boyun eğmeli)
karde
baştan sona her sahnesiyle,türküleriyle,sözleriyle gönüllere derin iz bırakan güzel bir yapıt... türkü barda geçen sahne müziğin yüreğimize,içimize ne kadar sahip olduğunu anlatıyor... baştan sona hüzün yumağı,ağlamamak imkansız...
ninca
"acılar çekiyoruz. acılar nefretleri, nefretler yıkımları getiriyor. hayatlar tel tel dağılıyor, paramparça oluyor ama kimi zaman yaşanan bir felaket büyük bir mutluluğun kaynağı olabiliyor. bir çocuğun ağzında dökülen kırık dökük sözcükler mucizeye dönüşebiliyor; yaşanan onca mağlubiyete rağmen..."

ve taksi galata köprüsü boyunca gider.
siradisi
meltem cumbul ve şener şen in muhteşem oyunculuklarıyla adeta kanımı durduran, nutkumun tutulmasına neden olan filmdir. 'aşkın yaşı yoktur' düşüncesi de inceden işlenmiştir. zira bu baba-kız yaşlarındaki iki kişi, birbirlerine aşık olmuşlar ve bunu engelleyememişlerdir. aşk konusu dışında bir öğretmenin kendisini mesleğine adarken kaybettiği aile ilişkileri de çok başarılı bir şekilde dramatize edilmiştir. devin özgün çınar da piraye (şener şen in kızı) rolündeki oldukça başarılı bir performans çizmiştir. karakterle oyuncu bütünleşmiş denilebilir.

filmin yönetmeni ve senaristi 1996 yılında eşkiya nın da yönetmenliğini yapan yavuz turguldur. çok başarılı bir yönetmen ve senarist olup, bu filmde de izleyenleri eşkiya da olduğu gibi etkilemeyi başarmıştır.

gönül yarası türk sinemasının en başarılı filmlerinden biri olarak görülebilir. muhakkak izlenmesi tavsiye olunur.
eleanor
yavuz turgul a ait bi şaheser daha diyebileceğim film..film güzeldir anlatımı şiirseldir oyunculuklar da gayet başarılı sadece meltem cumbul biraz aksamış gibi geldi ve timuçin esen kesinlikle çok çok iyi, şener şen zaten hiçbişey denemez ona bildiğiniz şener şen.filmden çıkınca boğazınızda bi yumru oluşuyor sanki bi 5 dakka konuşamıyosunuz gözleriniz dolu dolu boğazda bi yumru işte..neyse izleyin bu filmi pişman olmazsınız..
des
'benim adım neden nazım senin ki piraye ağabeyinin ki mehmet'

daha hayata başlamadan bazı şeyleri seçiyoruz aslında
2 /