gordon ramsay

charlienin dorduncu melegi charlienin dorduncu melegi
normal hayatında şeker gibi olan bir insanın, işinde resmen insanların götünden kan almasını şaşkınlıkla izliyorum, takdir de ediyorum açıkçası. ayrıca hell s kitchen'daki favori cümleleri "you donkey, it's raw, taste it!" ve "get the fuck out of here"dır. bunları duymadan bölüm geçmiyor ahah.
keyif pezevengi keyif pezevengi
hell's kitchen falan gibi şovlardaki süper küfürbaz-agresif tavırlarını -haliyle- şov için yapan adam. gerçek hayatta gayet de düzgün bi şef. yalnız bu adamın kısa yemek videolarını bence izlemeyin aga. birden kendinizi randy marsh gibi "oh yeah...spread that shit all over!" derken şehvetli bir havada bulabilirsiniz (bkz:
). ayrıca ben yumurta yapmayı bilmiyormuşum onu anladım:

buradan da gordon ramsey'in atarlı hasan usta ile karşılaşınca nasıl süt gibi olduğunu görebilirsiniz:
tozpembehayallerdenardakalantoz tozpembehayallerdenardakalantoz
hakkında en güzel sözü beşinci sezon yarışmacılarından bir tanesi söylemiştir; "burada insanlara istediğin gibi hakaret edebilirsin ancak dışarıda aynı şeyi yapmaya kalksan adımını attığın an suratına yumruğu yersin."
charlienin dorduncu melegi charlienin dorduncu melegi
öncelikle bir gözlemimi belirteyim. bu adamın "an" artikelini kullandığını hiç duymadım. türkçe transliterasyonu ile "ey" diyor. "ey amazing dish", "ey apple pie". herhalde iskoçlar böyle konuşuyor. not düşmüş olalım.

türkiye, yunanistan, italya ve fransa'yı hariç tutalım, güneyden başlayarak kuzeye doğru bütün avrupa'yı gezelim. sonra kıta değiştirelim, meksika'ya kadar aşağı inelim. heh, işte bu gezdiğimiz bölgenin yetiştirdiği şeflere biraz mesafeliyimdir ben normalde. sebebini bilmediğim bir şekilde küçümsüyorum onları. "ay götüm" dediğinizi duyar gibiyim ama öyle valla, ne yapayım. gordon ramsay ise benim için bir istisna.

arkadaş, bu adam harika bir adam ya. kendisini jüri olarak izlemek çok eğlenceli. sinirleniyor, küfrediyor, bağırıyor, çağırıyor ama gerçekten kötü durmuyor adamda. çok sempatik bir tip, ondan olsa gerek. ama bu adamı yemek yaparken izlediğinizde iş sempatik bulmaktan biraz öteye gidiyor. işte o zaman bu adama hayran oluyorsunuz. ben oluyorum yani. kötü bir yemeğin onu neden bu kadar sinirlendirdiğini o zaman anlıyorsunuz. çünkü bu adam yemek yaparken resmen bir sanat icra ediyor. gerçekten özenerek, severek yapıyor işini. belli yani. çok temiz ve düzenli çalışıyor. tariflerini çok güzel ve net bir şekilde anlatıyor. püf noktaları veriyor. bazen klasik takılıyor, bazen klasik tarifleri modifiye ediyor, bazen de farklı mutfaklardan malzemeleri birleştirerek kendine ait tarifler oluşturuyor ve siz bu yemeğin nasıl olabileceğini kafanızda canlandırdığınızda resmen ağzınızın suyu akıyor. yaptığı her şeyi gerçekten iştah açıcı bir şekilde sunuyor. e tabii siz de dayanamıyorsunuz ve gidip deniyorsunuz.
myrica myrica
fin mutfağıyla ilgili bölümde *its disgusting*,*do you eat this at home* diyerek orospu çocukluğunu,saygısızlığını ve iğrençliğini göstermiş bir (d)ingilizdir kendisi.
kendi olmayan iğrenç mutfağına laf edersek kafayı yer ama.
(bkz:tipik bir ırkçı ingiliz)
digital militia digital militia
gerçek bir reis.

zor bir çocukluk, yaşanan hayâl kırıklıkları ve hiç beklenmedik şekilde gelişen şeflik. ingiliz, italyan ve fransız mutfaklarında bu adamın ne denli ustalığa sahip olduğunu anlatmak bana düşmez ki başarısı ortada zaten. kendisiyle ilgili en çok dikkatimi çeken yön, sanatına onlarca yılını vermiş ustaların yanında öğrenciliğini bilmesi. ukalâlığın u'su yok adamda resmen.

yaratıcı esprileri ve yaşayan bir meme olmasına girmiyorum bile.




r.e.i.s
deep thinker deep thinker
boku paketleyip satana kızamam arkadaş. almasın kim alıyorsa. adamın başkalarını sikmesini izleyenler bildiğin porno izliyor. aşağılama hakaret pornosu. modern gladyatör oyunu resmen.

şunu izleyip keyif alanın cibilliyetini sikeyim ben. millet meraklı lan yenilen üzülen ağlayan kaybetmiş insan görmeye. bizde de göbekli sakallı bi orospu çocuğu türemişti aynı bunun gibi de uzun sürmedi.

hayvan bizden daha medeni. psikopatın medeniyet görmüşünden korkacaksın. ilkelken daha insandık.