görmek

bulentilgaz bulentilgaz
görmek konusunda zihin açıcı olabilecek üç şey:
1) görme sistemimiz tarafından kolaylıkla aldatılabiliriz. dolayısıyla görsel keskinlik ve her
seyi açık seçik olarak görebildiğimize yönelik yargı doğru değildir. görsel keskinlik, bakışlarımızı odakladığımız noktanın dışında azalır. gözlerimizi her an hareket ettirdiğimiz için; her yeri net bir şekilde görebildiğimizi sanıyor ve bu sınırlamayı gündelik hayatta fark edemiyoruz.
2) gözlerimizin sağladigi görsel bilgide belirsizlikler olabilir. aslında, görsel bilgi, gerçek dünyadaki nesneleri belirsizliğe yol açmadan yorumlamayı sağlamaz; çogu kez farklı bir çok yoruma açık bir bilgi türüdür.
3) görme bitiştirici bir süreçtir. beyin kendisine ulaşan görsel veriyi edilgin bir biçimde kaydetmek ile kalmaz; asıl işi onu yorumlamaktır. bunun en belirgin örneği 'boşluğu doldurma' olayıdır. beyne giden sinirler ağtabakanın bir noktasından çıkmak zorundadırlar ve doğal olarak o noktada ışık alıcıları bulunmaz. dolayısıyla, her nereye bakarsak bakalım görüş alanımızdaki bir nokta için tamamen kör olduğumuz söylenebilir. oysa herkesin bildiği gibi görüş alanımızda hiç bir boşluk ya da delik bulunmaz. beynimiz, kör noktayı orada ne olabileceğine ilişkin bir tahminde bulunarak kendisi doldurur. görme etkin ve bitiştirici bir süreçtir. beynimiz geçmiş deneyimlerimize ve gözlerimizin sağladığı sınırlı ve belirsiz bilgiye dayanarak kendince en akla uygun yorumu yapmaktadır. kısaca söylemek gerekirse görme; gözlerimizle gördüğümüz bir dıs dünya resminin kafamızın içindeki bir perdeye olduğu gibi yansıması değil; elimizde bazı parçaları eksik olan bir yapbozun eldeki parçalarından yola çıkarak resmini oluşturma işlemini andırmaktadır. zihnimizde oluşan resim ile dış dünya gerçekliği birebir örtüşmeyebilir; ancak, bu resmin dış dünyayı olası en iyi biçimde yansıttığı da bir gerçektir.
bu başlıktaki 22 giriyi daha gör