göstericiler sivas ta kimseyi kasıtlı yaralamadı

ofansif sol bek ofansif sol bek
nefret söylemleri, seviyesiz çıkışları ve içindeki öfkeyi, kini ve irini sağa sola akıtmasıyla isim yapan akit "gazetesi" "yazarı" ali karahasanoğlu'na ait beyan. osman kavala'ya verilen beraat kararıyla tekrar gündeme gelen gezi eylemleri ile 2 temmuz 1993'te 35 kişinin katledildiği sivas katliamı'nı kıyaslayan karahasanoğlu, sivas'ta 35 kişiyi diri diri yakarak öldüren katil sürüsünü savunarak gezi'ye çamur atmayı ihmal etmedi.

lan arkadaş, bu islamcılardaki nasıl bir mağduriyetmiş be! sivas'ta diri diri yakılan biz, gezi'de polis kurşunuyla, sivil faşistlerin linçiyle katledilen biz; ama yine de mağdur olan onlar. evet, sivas'ta kimse kasıtlı olarak yaralanmadı, onlarca insan katledildi. bu katliamın altı saat sürmesi, gezi'nin altı ay sürmesi falan da ne gezi'nin haklılığını ve meşruluğunu ortadan kaldırır, ne de sivas'taki o katil sürüsünü haklı çıkarır.


Yeni Akit yazarı Haziran direnişi ile Sivas katliamını “karşılaştırdı”
insan kaynaklı ilişkiler sorumlusu insan kaynaklı ilişkiler sorumlusu
ak-it paçavrasının körleşmiş zihinlerinden birinin kaleme döktüğü zırvadır. -kibar yazdım yine iyisin sakallı-
yok canım, deli misin... ellerinde benzin bidonlarıyla sadece mangal yakmak için orada bulunuyorlardı, seni şapşik...

doğasını koruyanlarla, cinayet işleyenleri, katliam yapanları kıyaslamak nasıl bir vicdansızlıktır... gezi bir direniş-sivas katliam'dır..
funkybaggins funkybaggins
tabii ki de göstericiler sivas'ta kimseyi kasıtlı yaralamdılar , "göstericiler" kudurmuşcasına attıkları dini sloganları eşliğinde otelin içinde sıkışıp kalan onlarca aydını kasıtlı olarak diri diri yaktılar, bidonlarla benzin taşıdılar , içlerinde yaralanan olmasın hepsi iyice ölsün diye itfaiyenin girişini engellediler , yangından kurtulanlardan örneğin aziz nesin'i itfaiyenin elinden alıp linç etmek istediler ki sadece darp edebildiler , ama sonuçta göstericiler tabii ki sivas'ta kimseyi yaralamak istemedi .. yaralamak ? ölenlerin aileleri ve sevenleri her gün yaralanmaya devam ediyor, ülkenin kültür ve sanat yaşamı ise onarılamayacak bir yara aldı..