göt korkusu

1 /
insert coin insert coin
sevişme esnasında partnerinizin annesinin sizi basması durumunda had safhada yaşanılan duygu durumudur. öyle ki, günlük hayatta 100 metre yürümeye üşenirken böyle bir durumda götünüzden vurulma korkusuyla 1500 metre (kapasiteye göre değişir) hiç durmadan depar atabilirsiniz. hatta ayakkabılarınızı giymek ilk 200 metrede aklınıza gelir.

(bkz: based on a true story)
muneccim muneccim
vücudun arka kısmında bulunan,sağ ve sol olararak iki loba ayrılan(genellikle yapılan bir eylem olarak değil);asıl görevi, üzerine rahatça oturabileceğimiz bir minder görevi yapmak iken,bedenimizdeki işe yaramayan maddelerin atılmasını sağlayan boşaltım sisteminin son durağının burada olması nedeniyle yardımcı görev üstlenenen malûm vücut bölümünden duyulan tedirginliği ifade eder.
büyüklüğü,şekli,yapısı,boşaltım sistemine yanlış yer ve zamanda yardımcı olması gibi durumlar bu tedirginliğinin korkuya dönüşmesi açısından en önemli sebepler arasında sayılabilir.
blackblood blackblood
yapacağı işten dolayı sanki birinin gelip anal şekilde tecavüz edeceği saçma bir korkudur. "göt korkusu" nun ayrıca bir terim olma sebebi ise vereceği acının çok büyük , manevi açıdan ise bıçaklanmasından daha büyük, çok büyük, en büyük acı olmasıdır.
deeperthanblack deeperthanblack
bir adanalı bir gün bursa'da bir kahvehaneye gider. bir masaya bıçağını saplayarak "bu bıçağın sağındakilerin anasını, solundakilerin bacısını sikeyim" diye.

bu duruma çok içerleyen bir bursalı ise apar topar adana'ya giderek acısını çıkartmak benzerini yapmak için gaza gelir. bir kahvehaneye girerek o da bıçağını masaya saplar. bıçağın saplandığını gören kahvehanedekiler ayağa kalkarak adamın üstüne yürür. bunun üzerine bursalı da, "sağdakiler anamı, soldakiler de bacımı siksin" der.

aslında burdaki amaç göt korkusunu gösterirken temel olarak sözlükteki adanalı-bursalı oranını ölçmekti. gelecek olan oyların yoğunluğundan kimin çoğunlukta olduğunu anlayacağımızı umuyorum. saygılar.
avluda oturan sizofren avluda oturan sizofren
homofobik çığlıklar atan bakanlarda ve ruh sağlığı uzmanlarında görülür. biri aileyi koruma, öbürü de akıl sağlığını koruma oyunu oynuyorlar. aileyi koruyacaksan, ücretsiz sağlık ve eğitim sağla, yoksullluk ve açlık sınırındaki 20 milyon insana, toplumsal servetten hakettiğini ver. nedir bu göt koruma ve kollama işlevi? bölünmez bütün ve çizilemez kestane gibi bir şey mi?


size pandik atan mı oldu da elele verip, tersine evrim oynuyorsunuz? bir de bunların sivil toplum ayağı var ki, sivil toplumdan anladıkları, itaat toplumu ve ahlak polisi devleti

hadi bir siyasetçi doğal olarak cahildir, ama o bol unvanlı psikiyatrların rezilliğine ne demeli? e siz de geri zekalısınız ama pekala 'akıl üstad'ı rolü kesebiliyorsuz.
paribas paribas
insanı türlü şekillere sokan şey.

bu sabah bunun nasıl bir şey olduğunu çok iyi anladığım bir olay yaşadım. oturduğumuz apartmanın yanında eski bir bina vardı. onu yıkıp yerine yenisini yapacaklar. bu sabah dozerler dayanmış ve evi yıkmaya başlamışlar. tabii bundan haberi olmayan zavallılar olarak sabah deli gibi bir sallantıyla uyandık. doğal olarak ben deprem oluyor sandım. zira odadaki tüm eşyalar zangır zangır titriyordu. bir kaç saniye sonra kendimi koltuğun yanında yere uzanmış vaziyette evin yıkılmasını beklerken buldum. genelde salavat falan çeker depremin geçmesini beklerdim böyle durumlarda. çok geliştirmişim kendimi ya. gözlerim yaşardı.

sonra sallantıya dozerlerin sebep olduğu anlaşıldı tabii. olaydan sonra annemin tepkisi ise "hiç gelip bize bakmak aklına gelmedi mi" oldu. göt korkusu böyle bir şey işte, insana anayı babayı unutturur. o an cidden hiç aklıma gelmemişti. ama sürekli telkin edildiği gibi sağlam bir eşyanın yanında durarak depremin geçmesini bekleme bilincini kazanmışım demek ki. ona sevindim bak.
1 /