gözaltı

1 /
fempusay fempusay
geçici süreli olarak bir suç işlediğinden şüphelenilen kişinin (şüpheli) hürriyetinin kısıtlanması durumudur. bu hürriyeti kısıtlama ilgilinin bir adli birime sevki ile sona erer. şu durumda gözaltı; kişinin kendi hür iradesi ile herhangi bir şekilde kolluğun yanından ayrılamaması durumuna kadar indirgenebilir.
easy company easy company
türkiye'de resmi azami süresi kişiler için 48 saat, toplu gözaltılar için 1 hafta olan yaptırım. uzatılması için savcılıktan izin alınması gerekir...
fempusay fempusay
tek kişinin işlediği suçlar için 24 saat çok kişi veya karmaşık olaylar için süre 48 saat olarak işletilir. gün arttırımı savcının yazılı talimatıyla 4 güne kadar olabilir. ayrıca gözaltında bulunduğunuz sürec içerisinde yaşamınıza dair her türlü gereksinim devlet tarafından karşılanır. müdafiden yararlanma hakkı dahil olmak üzere
halfelf halfelf
çilekeş'in y.o.k adlı albümündeki 4. parçası olup sözleri

yanlış yolda kayboldu
doğrular hiç oldu içim dolu kural kesti kolu
ölü dağlardan battal gazi
komiser olamaz kovalar mazi
dağda ovada işkence var
sana da bana mabusta tek çare kapuska
apışma kel yapışma len karışma sen yoluma giden ben özgürsem
hakimiyet kimde kalır rüşvet satın alır
paraya tapın yaraya bakın
infaz ölümden sonrada var
yan gelip yatın bende kaybolan her gencin adı
damağında kaldı iyilerin tadı örümcek ağında emilir kanı
dönersek bu yoldan yerde kalır kanı
ödeşir mahşerde büyücüde cadı

bile bile ölmek zor geliyor sonuna kadar kahrolmaktan
direnene yollar dar geliyor esir olmaktan...

politikası ışık söndürür tavuk karası avukat haaoh çarkı döndürür
yarasına tuz basılan hücresine asılan gardiyan kasılan şaşıran
kaşınma ama yaşanma taşınmadan kaldır taşınmadan saldır yakınmadan
lolo yapan denyoları takip eder adam anneleri kalbi kanayan yara

bile bile ölmek zor geliyor sonuna kadar kahrolmaktan
direnene yollar dar geliyor esir olmaktan...

aynı kandan rock ve rap yatsipere fuat ve çilekeşş...
malina malina
olağanüstü hal zamanlarında akılalmaz sürelere uzatılabilen, insanın her türlü hakkından mahrum bırakıldığı, etrafındaki iki üç polisin veya askerin insafına kaldığın durumlara taşınabilmektedir. express dergisinin bu ayki sayısında ümit kardaş'ın anlattıklarından aktarayım:

"ben 1980-81'de, diyarbakır'da askeri savcıydım. birçok şey yaşadım, mücadelelerim de oldu. işkenceyle ölüm olayları vardı. gözaltı süresi 90 gündü. aldıkları kişiyi 90. gün savcının önüne getiriyorlardı. yediden yetmişe, kadın-erkek, bizim önümüze kim geldiyse işkence görmüştü. belki sizi yoldan geçerken almışlar, önemli değil, yöre halkındansanız, potansiyel suçlusunuz, 90 günde bu hale getiriyorlardı."
ash ketchum ash ketchum
rock ve rap in müthiş uyumunu barındıran şarkı. harbiden aynı kandanmış gibi hissettiriyor. öyle olmadığını düşünen biri tarafından bile öyle zannediliyor en azından. bu şarkıda yakalanan rap-rock uyumu bir daha yakalanır mı tahmin etmek zor. keşke bunlardan daha çok olsa.
chubbchubb chubbchubb
küçük bir çocuğun ilerde hiç unutamayacağı anılara sahip olmasına sebep olabilecek durum.

saf olur küçük bir çocuk. etrafında olan bitenden habersizdir, tek derdi misketleri ya da barbie bebeğidir. ara sıra gidip akrabalarının evinde kalır, yaşıt çocuklarıyla oynar. yine bu tür kalmalardan birindedir. 3-4 gün olmuştur evden geleli. baba almaya gelir. gitmek istemez, biraz daha kalayım der, babayı eve yalnız yollar. sonra günler geçer. orada kalmaya devam eder. anneyle telefonda konuşur ama gelmez baba onu ordan almaya. sonradan öğrenir, baba o akşam eve döndüğünde kendisini evin önünde bekleyen polislerle karşılaşmıştır. sadece eşine telefon edebilmiş, "ben emniyete kadar gidiyorum" diyebilmiştir. sonra günlerce sorguda tutulmuş, kimbilir neler yaşamıştır. ama çocuk farkına varamaz bunların o yaşında, haberi bile olmaz.

aradan 4 yıl geçer. büyümüştür biraz. çalışkan çocuktur, artık dersleri, okuludur derdi. akşam eve döndüğünde babanın bir arkadaşı arar telefonla annesini. anlar bu kez ters giden bir şeylerin varlığını. baba gözaltındadır yine. akrabalar gelir eve, destek olmaya. akşam boyunca panzerler, polis arabaları geçer evin önünden. anne apar topar bir şeyleri toplamaya çalışır. yasadışı olmasalar da polis tarafından suç olarak gösterilebilecek dergiler, kasetler, sendika belgeleri saklanır. ertesi gün okulu olduğu için erken yatar çocuk. sabah kalktığında dağıtılan kitaplığını, dağıtılıp yeniden toparlandığı belli olan kıyafet dolabını görür. polis dağıtınca evi bu kadar, anne çocuğu fark etmesin diye sabaha kadar oturup yeniden düzenlemeye çalışmıştır evi elinden geldiğince. bunun ne büyük bir fedakarlık olduğunu yıllar sonra anlar ancak çocuk. o sabah kalkıp okula gittiğinde arkadaşları "babanı televizyonda gördük", "senin baban terörist mi?" derler. ama çocuk görmemiştir ne şekilde gösterildiğini babasının. sonradan öğrenir ki bazı kanallarda örgüt evlerine yapılan baskınlar, gözaltına alınanlar ve evlerde ele geçirilen silahlar, bombalar, patlayıcılar gösterilmiştir. oysa bilir ki çocuk, babasının bobmayla, silahla işi yoktur ve o gece evden böyle bir şey çıkmamıştır. o günden sonra nefret eder medyadan, çıkan her habere inanmamayı öğrenir. bir de evi aramaya gelip hırsızlık yapan, para çalan polislerden nefret eder, polisin bile hırsız olabildiği bu ülkede kime güveneceğini bilemez. büyüyünce o günlerden kalan anıları düşündüğünde çocuk, halasını hatırlar çok net bir şekilde. 2 çekyatlı salonda arkasını dönüp ağlayan halasını. bir de babasının eve döndüğü günü unutamaz hiç. okuldan dönmektedir, kapının önüne gelmiştir. evden çıkan bir yakını "hadi gözün aydın, gelmiş baban" der. uçarak girer eve çocuk. sarılır babasına ama hiçbir şey diyemez, konuşamaz, babasına onu özlediğini bile söyleyemez. zor tutar kendisini ağlamamak, babasını üzmemek için. aslında her şeyi kesin olarak anladığı andır o an. tüm hayatı boyunca bilir ki çocuğuna böyle sarılan bir babanın onun daha güzel bir ülkede yaşamasını istemekten başka bir amacı yoktur. inandığı haklı mücadelesinde hep destek olur babasına ve onun izinden gitmeye karar verir.

çocukluğunda farkına varamasa da birçok şeyin, bu anıların, gözaltılarının onu büyütüğünü, fikirlerinin oluşmasında yardımcı olduğunu anlar büyüyünce. belki de yaşarken hiç göremeyeceği aydınlık günlerin hayallerini kurar.
gelu gelu
çilekeş'in y.o.k. albümünden fuat'ı da misafir ettikleri parça. size tavsiyem, şarkıyı beğendiyseniz çilekeş'in bir konserine gidin ve boğazınız parçalanasıya çilekeş!!!! diye böğürmenin insanı nasıl gaza getirdiğini görün.
cüsseli harikalar kumpanyası cüsseli harikalar kumpanyası
şüpheliyle alakalı biraz daha derinlemesine bir araştırma yapalım demek için uygulanır. yakalanan kişi savcı tarafından derhal bırakılmazsa göz altına alınır. yolda geçecek süreler(en fazla 12 saat) hariç, özel bazı haller dışında en fazla 24 saattir. ama canlarım benim, en fazla 24 saati "illa 24 saat burda tutacağız" diye anlıyor malesef.

hele cuma günü bir gözaltına alının da görün. pazartesiye kadar batak oynatırlar adama.
1 /