gradiva

nusseltvereynoldskardeşlerinschrödingercinsikedisi nusseltvereynoldskardeşlerinschrödingercinsikedisi
wilhelm jensen'in bi romani. ayni zamanda uc kagitci freud'un ekurisi jung'un "knk burdaki ruyalari yorumlasana be" diye freud'a onerdigi kitaptir.  freud kitabi jung'dan odunc aldiysa kesin geri gitmemistir o kitap. neden? cunku freud sen iflah olmaz bi uc kagitcisin. neyse. ciddi degildim  taaam.

freud bu kitaptan cok etkileniyor ve jensenla yine o darlayici mektuplari ile iletisime gecmek istiyor ama jensen  orali olmadigi ve gayet ketum davrandigi icin freud kelimenin tam anlamiyla duvara tosluyor ( kralsin jensen). oyle herkes senin sayfalarca suren mektuplarina cevap vermek  zorunda degil freud..keske biraz kisa kesmeyi bilseydin.

kitapta bi arkeolog var ve bi gun bi rölyefte yürüyen  bir kadin görüyor. o kadindan, ozellikle adim atma seklinden, ayağının yer ile yaptığı  derecesinden vs cok etkileniyor ve ona yürüyen  kadin anlamina gelen gradiva adini veriyor. o rolyefi bırakayim asagiya bi de siz bakin. ben pek bi sey hissedemedim de bakinca..
https://d2homsd77vx6d2.cloudfront.net/cache/c/c/170f8e1765b1ac478a97aa9dbd503b.jpg
neyse iste bu adam manyak oluyor. odasina bi kopyasini aliyor ve gece gündüz bu rolyefe bakiyor. bi gun ruyasinda bu kadini goruyor bla bla kitabın hepsini de anlatmayayim aw. sonra uzaklasmak için i̇talya' ya gidiyor ve gradiva'nin hayaleti olduğunu dusundugu bir kadinla rastlasiyor. bundan sonra iyice devreler yaniyor adamda zaten. sonra o kadin baska biri cikiyor vs spoiler vermeyeyim simdi okumak isteyen  vardir.

kitapta serbest çağrışım yöntemi kullanılıyor.  artik freud' dan evvel mi sonra mi orasini bilen yok. freud kendisinden evvel bulduğunu soyluyordu sanırım. hatirlamiyorum. dediyse de helal. kırk yilda bi kral bi hareket yapmış  olabilir.

beynim nasil calisiyor köşesi:

kitapta düs gören bi kahramanimiz var ve bunu yazan da wilhelm jensen sonuc olarak. düşlediği karakterinin romanda düs gormesi bana puslu kıtalar atlasını hatirlatti. wilhemlardan freudlardan ihsan oktaya geldim. neden böyle gereksiz seyleri düşünüyorum  bilmiyorum. neyse kitabin su kismi:

"rendekâr düşünüyor olmasından varolduğu sonucunu çıkarıyor. ben de düşünüyorum, dolayısıyla varım, ama kimim? ...hangimiz düş ve hangimiz gerçek? düşünüyorum, o halde ben varım. düşünen bir adamı düşünüyorum ve onun, kendisinin düşündüğünü bildiğini düşlüyorum. bu adam düşünüyor olmasından varolduğu sonucunu çıkarıyor. ve ben, onun çıkarımının doğru olduğunu biliyorum. çünkü o, benim düşüm. varolduğunu böylece haklı olarak ileri süren bu adamın beni düşlediğini düşünüyorum. öyleyse, gerçek olan biri beni düşlüyor. o gerçek, ben ise bir düş oluyorum."

bak simdi...puslu kitalar atlasindan ben yüzyıllık  yalnızliga da giderim default olarak... neyse konu dağılacak. adama o kadar laf ettik freud gibi yazdikca yazıyorum dallandirip budaklandirip...

ee ne demis freud " kinadigin basina gelmeden ölmezsin" 

(son cumleyi salladim he.)