green card

1 /
myrmidon
her yıl green card lottery denen bir çekilişle dağıtılan, başvuruların aracısız yapılması durumunda hatalı olma ihtimali yüzünden aracılığın müthiş bir sektör haline geldiği, abd'de oturma ve çalışma hakkının yanı sıra vatandaşlık haklarının çoğuna sahip olunmasını sağlayan, olmaması halinde çalışmak isteyenlerin genelde pek de insani olmayan şartlarda çalıştırıldığı, bir adım ötesinin abd vatandaşlığı olduğu, ismi yeşil rengi pembe kart.
man on the moon
ben bu kadar spam mail atan bir şey daha görmedim. hotmail accountumu aldığımdan beri her güne geliyor inboxa. sanırım bu kart yolda, sokakta kazı kazan misali satılıyor. hatta aldığım bir duyuma göre anamıza, babamıza, bacımıza dahi hayrına veriyorlar.
wondrous
şimdi bu kart yüce amerikan devletinin (bkz: amerikan köpekleri) bir hizmeti ama amcalar doğal olarak bu kartı öyle herkese vermiyor, gizli bir "başvuruyu becerebilecek mi bu adam" sınavından geçiriyorlar. e durum böyle olunca çeşitli şirketler kuruluşlar vesikalık biçme hizmeti vererek bu olaydan rant elde ediyor, umut tacirliği yapıyorlar.

ben bizzat baktım amerika'da işini halledebilecek kadar ingilizce bilen ve zekaya sahip her insan kendi de rahat rahat başvurabilir. yok vesikalığını kesmekten aciz bir insan varsa manhattan'da pompacılık yapmasın efendim, gitsin türkiye'de benzin istasyonu mu yok.
spyder
peter weir'ın senaryasonu yazıp yönettiği 1990 yılına ait romantik komedi filmi. başrollerde andie macdowell ve gerard depardieu var. depardieu sevimli şapşal tiplemesine çok uygun tabii, macdowell ise her zamanki çekici ama melankolik, içine kapalı, yalnız yaşayan kadın rolünde. yan rollerden birinde bebe neuwirth görülebilir. frasier'da crane'in kendisi gibi doktor olan eski eşi lilith'i oynuyordu, oradan aklımda kalmış. snob karakterlere iyi gidiyor o da.

georges faure iş-güç için amerikada kalmak isteyen ve green card peşinde koşan, bohem hayat yaşayan bir tiptir. brontë mitchell ise botanik, çiçek, böcek sevdalısı bir hanım kızımızdır ki çok güzel bahçeli, teraslı bir apartman dairesi bulmuştur. fakat apartman yönetimi prensip olarak sadece evli çiftlere vermeyi düşünmektedir daireyi. filmin başında hiç tanışmıyorlarken ortak bir arkadaşlarının aracılığıyla soğuk bir şekilde mecburiyetten evlendikleri görülür, işlemler biter bitmez de birbirlerini bir daha görmemek üzere ayrılırlar. akabinde brontë'nin phil adında hümanist, duyarlı erkek triplerinde bir sevgilisi olduğu ve phil dahil kimseye bu sahte evliliğinden bahsetmediği anlaşılır. asıl olay ise göçmen bürosunun rutin gözetimine denk gelmeleriyle başlar. olaylar gelişir...
advoscotch
www.advis.com.tr adresinden 27 milyon ödeyerek rahatça başvurduğunuz , ama çıkması zor olan,size seçme ve seçilme hariç tüm abd vatandaşlarının hakkını veren kart.başvurular artık sadece internet ortamından yapılıyor.
azersinsarac
abd nin başka milletlerden insanlara sağladığı ''sözde özgürlüğe''adım atmanın bir yolu...
abd' nin çoğunluk kesimde olan amerikan rüyasının gerçekleşmesi için özellikle az gelişmiş ülke insanlarını sömürmek için yaptığı çekiliş..miş.
kubelik
ya çıkarsa, ya tutarsa, sakla zamanı gelir zamanı, ak akçe kara gün içindir zihniyetleriyle bilen bilmeyen çeşitli insanların amerikaya kapağı atma bahabında başvurduğu, başvuranların başvurmayanları kınadığı, çıkma ihtimalinin %1 den düşük olduğu kağıt parçası. başvuran milyon kişiden 50 000i bu nesneye sahip olabilmekte.
1 /