gregor samsa

birfincancay birfincancay
işe geç gittiğim bir gün, kapıda müdüre rastladım. sadece o gün için o okulda görevim vardı. esasen zorunlu da değil. hafta sonu son anda kaktırılan bir görev. gittiğim okul şişli'de köklü, özel bir okul. neyse kapıdan içeri girdim. "hocam kusura bakmayın geç kaldım" dedim.

+ ah, neden geç kaldınız?
- hocam, uyandım ama...
+ yoksa kendinizi dev bir hamam böceğine dönüşmüş olarak mı buldunuz ahahahaha?
- .... hehe
+ anladınız değil mi? ay lütfen yanlış anlamayın. kafka'nın bir eseri vardır... orada ana karakter.
- dönüşüm. gregor samsa. biliyorum hocam. evet.
+ ahahahaha neyse, arada böyle göndermeler yapıyorum.

çok afedersin de (değerli hanımefendi yazarlarımız bundan sonrasını okumayabilir) sikiim metaforunu, sikiim göndermeni, sikiim alegorik tarzını anasını satiim. hiçbir zorunluluğum olmadan kalkmışım gelmişim, aniden haber vermişsin rica etmişsin... neyin edebiyatını parçalıyorsun ya. gözümü açamıyorum zaten.

neyse sonra öğretmenler odasına geçtim baktım otel odası gibi maşallah. kahve olarak nescafe koymuşlar. hem de gold koymuşlar. hemen kahveye daldım. sakinleştim.

sonra düşündüm acaba ben şu anda bir hamam böceğiysem de bu içtiğim kahve de aslında kapitalizmin şeysi ise.. neticede nescafe olması ve gold olması... yok yok lan ne düşünücem. şaka.
bu başlıktaki 71 giriyi daha gör