grigoriy petrov

karamaya karamaya
grigoriy spiridonovich petrov. atatürk'ün askeri okulların müfredatına konulmasını emrettiği kitap olan "beyaz zambaklar ülkesinde" nin rus yazarı.
26 ocak 1866 da petersburg da doğdu. maksim gorki onun çocukluk yıllarından "küçük bir lokanta ya da büfe işleten bir adamın oğlu; çocukken küfürden başka bir şey duymamış, sarhoştan başka bir şey görmemiştir." diye bahseder. petrov 1891 de ilahiyat fakültesinden mezun oldu. din adamlığını çeşitli askeri ve teknik okullarda eğitim alanında konferanslar vererek değerlendirdi.
vaazlarında ve konferanslarında kullandığı akıcı dil, halkın gündelik sorunlarına da değinen yenilikçi ve yukarıdan konuşmaması kısa sürede ünlenmesine yol açtı. öğrenciler petrov'un konuşmalarını derslerine tercih ediyorlar ve halkta kilise ya da dinlence yerleri yerine onu dinlemeye gidiyorlardı. 1898 de m.gorki'nin a.çehov'a " bu kitabı bir papaz yazdı, papazların yazmadığı şekilde" diye bahsettiği "incil-hayatın temeli" adlı kitabı yüzünden 1908 de kilise tarafından rütbesi elinden alındı. petrov'un kiliseyi iktidara (çarlığa) boyun eğen kukla bir kurum olarak eleştirmesi bu durumu kaçınılmaz kılmaktaydı aslında. petrov, kilise tutanaklarında " kilise öğretilerine uymayan ve tanrı'yı hiçe sayan düşünce yaymak" la suçlanıyordu.
petrov'un papazlık rütbesinin alınması ününün daha fazla artmasına yol açtı. kaldığı yerler takipçilerinin, hayranlarının akınına uğruyordu. sakıncalı yayın faaliyeti gerekçesiyle sürgüne gönderildiği zaman tren garında petrov'u binlerce hayranı yolcu etmeye gelmiş ve bu durumu gösteri şeklinde uğurlama törenine dönüştürmüşlerdi. ününün zirve yaptığı 1907 de 2.duma ( rus meclisi)'ya seçilen petrov yasaklamalar yüzünden bunu gerçekleştiremedi ve rütbesinin elinden alınması akabinde yedi yıl moskova ve petersburg'a girme ve yaşama yasağı geldi.
yasaklamalar ve sürgünlerden sonra petrov yurt dışı gezilerini arttırdı, doğu avrupayı sürekli dolaştı fakat onu çok etkileyen bir ülke vardı; finlandiya. "beyaz zambaklar ülkesinde" kitabı da bu ülkeden bahsetmektedir. bunun sebepleri rus-fin tarihsel birlikteliğinden etkilenen rus aydıncılığından kaynaklanmasıyla birlikte, henüz 100 yıl önce rusya'dan kopmuş olmasına rağmen kendi başına yeten, düzenli bir kurumsal sistem ve ilerici eğitim sistemini oturtmayı başaran çalışkan ve barışçıl bir ülkeye duyulan özlem ve hayranlıktır. petrov kendi ülkesi için duyduğu küçük burjuva özlemleri finlandiya'da yaşama geçirilebilir bulmuştur.
grigoriy petrov'un rus tarihindeki kısa süreli önemi ve ününün sebeblerinden en önemlisi lenin ve ekim devrimi düşmanlığıdır. bu konuda şöyle yazar," lenin ve bolşevizm rus trajedisi değil, halkın yaralı kalbinin dışavurumudur...lenin'in peşinden gitme sebepleri, işlerindeki karanlık, kötü, intikam güçlerini onda gördükleri içindir. lenin ve leninizm rus halkının vücudundaki ve kalbindeki kötü bir hastalıktır" . bu durum bolşevikler tarafından petrov'un unutturulmasına yol açmıştır.
grigoriy petrov, sadece ülkesinin ve toplumunun yararını düşünen bir küçük burjuva aydınıydı. kiliseye ve iktidara liberal eleştirilerde bulunmasına rağmen toplumsal çelişkileri temelde görememesi ve ülkesinin içinde bulunduğu sorunları halkının eğitimsizliğine, iktidarın ve kilisenin gerici ve baskıcı yöntemlerine bağlaması onu ve görüşlerini bugüne taşıyamamış ve dönemsel kalmasına yol açmıştır.
18 haziran 1925 tarihinde paris yakınlarında bulunan maison de sante kliniğinde hayatını kaybetmiştir. bir mülteci olarak öldüğünde sadece parisin bir gazetesinde bir kaç cümle ile anılmıştır o kadar." rus gazeteci, yayıncı ve eski papaz grigoriy petrov bugün hayatını kaybetmiştir."...
mcgrk mcgrk
"yöneticiler -iyi ya da kötü, kahraman ya da canavar- ne olursa olsun, her zaman kendi uluslarının etkisi altındadır. onlar ulusal ruhun kopyasıdır, halk yığınlarının eseridir. onlar her zaman ulusun kendisi nasılsa öyledirler. her ulus müstahak olduğu hükümete, layık olduğu yöneticilere maliktir."

(bkz: ak zambaklar ülkesinde)
albay aureliano buendia albay aureliano buendia
grigory sprindonoviç petrov, 1868'de petrogad'da dünyaya geldi. 1925'te tedavi için gittği paris'te vefat etti yoksul bir çocukluk geçirdi. insanlığı kurtarmak adına kurduğu hayallerle çocukluğunu geçirdi. ilahiyat fakültesini bitirdikten sonra sarayda eğitmen oldu. daha sonrasında ise cahil işçilere ve köylülere vaaz vermeye başlamıştı. onun ateşli konuşmaları halk tarafından sevgiyle karşılandı. rusya'da çok popülerdi ruskoye slovo (rus sözü) adlı gazete yerel küçük bir gazete iken, kendisinin başa geçmesi üzerine tirajı 500.000'e kadar çıktı.

bu sırada ilk önemli eseri olan 'incil yaşamın temeli değerindedir' kendisine hem rusya'da hem de dünyada büyük bir ün sağladı.

petrov'un yükselmesi üzerine rahatsız olan kilise yönetimi nedeniyle papazlıktan ayrılan petrov, edebi-felsefi çalışmalarına devam etti. bu sırada rusya'dan ayrılan petrov, göçmenlerle birlikte istanbul'a oradan da yugoslovya'ya geçti.

bir süre finlandiya'da da bulunan yazar, oradaki gözlemlerini beyaz zambaklar ülkesinde adlı eserinde yazdı. bu kitap, ona asıl ününü sağladı. özellikle bulgaristan ve türkiye'de büyük yankı uyandıran eser birçok okulda okutulmaya başlandı.