grunge sorunlu

kornish kornish
hastası olduğum bir tanımlamanın kısa formu. ilk olarak the rock filminde duymuştum (şimdi scripte baktım bulamadım) aklımda kaldığı kadarı ile şu tarz bir şeydi: "grunge'ım sorunluyum, erkek arkadaşımla kavga ettim ailem beni anlamıyor". türk versiypnunun sonuna ek olarak "türkiye'deyim ama kendimi seattle'da yaşıyor zannediyorum" bölümü de eklenmiştir.

beğendikten sonra ota boka kullanarak dilime pelensenk olan bu laf, *genel olarak teenage yaş aralığında bulunan, yollara oturan marjinal gençlik için "cuk oturur" mertebelerinde bir tanımdır. severek kullanmaya devam edeceğiz.
man on the moon man on the moon
kendisi için bir alternatif tanımlama getirecek olsam, yada biraz açacak olsam şöyle açardım:

"turkish depressed girl including grunge"

anadolunun ücra köşelerinde gençliğini deli/dolu yaşayamamış, içinde istanbul hasretiyle yanıp tutuşan kalpleriyle tanınırlar ilk olarak. lise yıllarında blue jean dergisi alarak onların posterleriyle odalarını süslerler. her gün okula walkmanlerini getirmeyi ihmal etmezler. dikkat edin, okulun ücra köşelerinde tek başına walkmanini takıp hafif sleep mode takılan birisi varsa işte aradığınız kişi odur. grungedır, sorunludur. yazın 40 derece sıcakta gömleğini açıp içindeki pazardan alma nirvana t-shirtünü herkese gösterir. ayağına bir tane de bot geçirdi mi işte sana el yapımı grunge (ayak mantarı gibi sorunlar oluşur bu sıcakta giydiği botlar sayesinde fakat o konuya girmiyorum)

grungeı hazırladık, bunu sorunlu yapmak adeta çocuk oyuncağı. kızımız genç. ister ki erkek arkadaşıyla geceleri çılgın atabilsin, kız arkadaşlarının evine gidip duman çekebilsin, partilerde boy gösterebilsin. fakat yaşı daha henüz 17-18. ailesi izin vermez. kavgalar eksik olmaz. olabilecek en büyük olay kızın evi birkaç günlüğüne terkedip başka bir kız arkadaşının evinde kalmasıdır. daha sonra kızımız dayanamayıp evine döner ve hüngür hüngür ağlar. "bir daha yapmayacağım, baba nooollluuuuuuuur" ayaklarına yatar. bir süre sonra gene aynı sorunlar baş gösterir. bu safha işte grunge sorunlu kişinin levelını belirleyen durumdur. aile baskısına karşı yaptığı her kaçamak kendisine experience getirecektir.

bu kızlarımız istanbul'a geldiğinde işte esas o zaman tedbirli davranmak gerekmektedir. kızımız artık serbest. tabir-i caizse istediği her haltı yiyebilir. en iyisi bu kızları kendi hallerinde bir süre bırakıp büyümelerini beklemektir. şöyle bir 30-35 yaşlarına kadar anca büyüyebilen türler bile mevcuttur bu nesilde.
kornish kornish
bir grunge sorunlu insan profiline bakalım.


her allahın kulu grunge sorunlu olabileceği için kişisel bilgiler bölümünü geçiyoruz.

favourite books: burada genelde gözüme çarpan eğitim kategorileri ve cinsiyete göre değişmesine rağmen bir bukowski sevdası, bir fight club hayranlığı göze çarpmaktadır. ayrıca formasyona göre küçük prens gibi kitaplar da bulunabilir. bir de isim ile de uyumlu olan grange kitapları da bazen bulunabilir. türklerden de ayşe kulin arada bir bu listeye girer, ama son iki kitap kategoriler arası sayılmalıdır, zira tikkylerden grunge'lara her yerde bunlar karşımıza çıkar.

favourite music : genelde alternative rock, radiohead, muse, coldplay olmazsa olmaz gruplar.

favourite movies: requiem for a dream, trainspotting, fight club.

favorite quote :choose life , immerse your soul in love, i don't belong here

favorite tv shows :southpark (tek geçilmeli)

about me : burası da favourite quote bölümü ile uyum içinde olmalıdır ve en yakışan laf "i don't belong here" dır.

yonja vs gibi yerlerde radiohead diye aratmak suretiyle bu bilgilerin çoğuna ulaşılabilmektedir. işin ilginç tarafı bu kadar ayağa düşürülen maddelerin de aslında kendi içlerinde oldukça beğenilen yapıtlar olmasıdır. bir kısım piyasa araştırmasından sonra insan grunge sorunlu dediği gruba kendinin de girip girmediği konusunda derin düşüncelere dalabilmektedir, zira bunca yıl oluşturduğunuz profiliniz büyük ölçüde grunge sorunlu profiline uymaktadır. *
comatose comatose
genelde sigara içen, ama salt görünüşte olduğundan beceremeyen insan modelidir. sigarayı sekiz kerede yakar, iki parmağın dibine kadar dayayarak içer, dışarıya bol bol duman verirler. bir de alternatif sigara tutuşları vardır, kalem tutar gibi. beşiktaşta ara ara görülebilir bunlar, barbaros hayrettin paşa meydanında oturmuş halde.