güçlü kadın

1 /
pati pati
aklını kullanan, mantıklı, zayıf olan diğer hemcinsleri gibi bir erkeğin himayesi altına girmekten nefret eden ve girenleri küçümseyen, ne kadar üzülse de yıkılsa da küçük bir sendelemeden sonra ayakta durabilen, ne istediğini bilen ve kompleksli erkeklerin -nedense- hep en çok korktuğu ve sırf bu yüzden terkedilen, yalnız kalan ama yalnız da yaşasa pekala hayatını idame ettirebilecek kadındır.her erkeğe nasip olmayacak ama aynı zamanda her erkek tarafından kaldırılamayacak kadındır.aptal kadınları yönetmesi daha kolay olduğu için erkeklerin birçoğu kolayı seçer.halbuki unutulan en önemli şey hayatı boyunca desteklenen, yüreklendirilen ve başarıya yönlendirilen erkekların arkasında değil yanında güçlü bir kadın var olduğudur.bu kadın erkeğe karşı şüphecidir, sorgular ama sevdiği ve bağlandığı zaman da tam sever ve hayatındaki erkeğin hayatında birçok olumlu değişime neden olur.

nedense hep bulunması zor olan ama en çok acı çektirilen ve kolay kaybedilendir.çünkü yanlış giden şeyleri gördüğünde daha fazla katlanmak istemez ve arkasına bakmadan başı dik hedefine odaklanır, çekip gidebilir çünkü asla diğer kadınlar gibi bir erkeğin himayesinde yaşamamıştır.acı çekse de bunu belli etmeyen sadece yalnız kaldığında ağlayabilen kadındır, ağlayabilirse eğer...

kıymeti bilinemeyen ve iş işten geçtikten sonra değeri anlaşılan kadındır.

evet, güçlü kadın farklı kadındır...
hüzünden bozma mutluluk hüzünden bozma mutluluk
sevdiği kadının güçlü olmasını isteyen erkeklerin bile biraz yaklaşınca korkup kaçtıkları kadınlardır.

kimseye muhtaç olmaması, hedefleri ve inandıkları için mücadele etmesi daha ziyade "güçlü insan"ın özellikleridir. bir kadının güçlü olması, etrafında olup bitenleri anlamlandırmaya başladığı andan itibaren kendisine tabletler halinde yutturulmuş günah, fena, ayıp kavramlarını kendi düşüncesine göre yeniden belirleyebilmesidir.

herkesi hayatına kabul etmez, değer verdiği kişiden bir şey esirgemez ancak her ihtimâli önceden düşünmüştür. kaybetmemek için gereken her şeyi yaptığını düşünüyorsa kimsenin yokluğu katlanılmaz değildir onun için.

kimseden izin almaz, hesap vermez, hak etmeyenin canını yakmaz. bilerek zarar vermeye çalışanın canına okur.

üzülmeyen değil, üzüntüyle başa çıkmayı bilendir. bir gün birine yaralarını göstermeye karar verirse o kişiye güvenden öte bir duyguyla bağlı olduğu kesindir. güvendikleri pek az sayıda kişinin açgözlülük edip hırslarına yenik düştükleri anlarda yıkılırlar sadece; sonrası aynı. güvenmeye çalışmak, güvenememek...

son olarak; güçlü kadın olmayı istediği kişiyle birlikte olup, lügatında "evlenmeden olmaz" kelimelerini yan yana barındırmayan kişi olmaya indirgeyenlere değinmek gerekirse; bu düşünce yanlış olmamakla birlikte, tek başına -güçlü kadın-ı tarif etmeye yetmez.

ilk olarak sakince açıkladığım bu konu hakkında, sinirlerimi alt üst eden iki çeşit yorum var ve sözlükte de aynı düşünce yapısına sahip kişilerin var olduğunu bildiğimden, kendilerine seslenmek istiyorum. *

1- bu karı herkese verdi ama bana vermedi. orospu, kaltak, şıllık, aşağılıktır.

bu yaratığın durumu mâlum ama madem sinirlendik, yazıp rahatlayalım : bu kadının yolu yanlışlıkla seninle kesişmiş, bir insanla ilişki kurma konusunda yetersizsin. senin için basitleştireyim hemen : abazan geldin abazan gidersin.

2- bu kadın birçok kişiyle birlikte olmasına rağmen beni istemiyor. sanırım benimle ego yarıştırıyor.

bu elit belli ki beğenilmemeyi hazmedemeyip yorumluyor durumu. sokaktaki insandan farklı olduğunu düşünüyor ama "hayır" kelimesinin anlamını bilmiyor çünkü onu herkes istemelidir. kendini düşünsel açıdan* geliştirmiştir ve fikirlere önem veren bir kadın bulmuştur. be-ğe-nil-me-li-dir.
maalesef bu seçkin, yüce, müthiş erkek karşısındaki kadının aradığı tek kavramdan bihaberdir; (bkz: samimiyet)
erkeğin egosunu tatmin etmeyince , "gereksiz ego savaşına giren kadın" oluyor.
bir de kültürel birikim adına sahip olduğu her şeyi, sadece karşı cinsini etkilemek için kullanmaya çalışanlar var ki, o şekilde etkileyici olduğunu düşündüğü için göğüs kıllarını sergileyenlerden farkları yoktur gözümde. nacizane tavsiyemdir: sakin olun.* o kadının her şeyi sadece istediğinde yaşadığını unutmayın.

bu tür düşüncelerle baş etmeye çalışan bir kadın, bir yandan da kimseye yaslanmadan hayata sımsıkı tutunabiliyorsa bir mucizeyi gerçekleştiriyordur zaten. yaşadıklarının bedelini kendi cebinden ödeyebilir.
kabaramazsınkelfatma kabaramazsınkelfatma
çok acayip bir söylem. mesela güçlü erkek dendiği vakit akla hemen kol gücü, kas gücü geliyor.
diğeri zaten doğuştan var olan bir güç gibi algılanıyor.
güçlü kadın tanımlaması ise kadının sahip olmadığı, sonradan edindiği bir marifet gibi sunuluyor.

halbuki çocuk doğuran her kadın güçlü kadındır. çünkü başka yolu yoktur.
elbette çocuğunu aç açık bırakan psikoları konu dışı ediyorum. genel geçer hallere göre konuşuyorum.
hamileyken kanınıza karışan bir güç, aslında kimyasal.
bakın hayvanların dişisine. çocuğuna zarar vermeye kalk, apti gibi esnerken bir anda parçalıyıverir.
sonra da öyle gider işte. çünkü çocuk annenindir.
zinkafnun zinkafnun
ilişki bazında pek prim yapmayan kadındır.

zira erkekler; soğuk esince üşüyen, torbaları eve kadar taşıyamayacağı için markete yalnız gitme konusunda kararsız kalan, sihirli kimi sözcüklerle gözyaşlarına boğulan, genel olarak ince ve kırılgan, birçok şeyi bilen erkeğin 'bilen adam'lığına hayran, korku filmi izleyince korkudan yanındaki erkeğe sokulan kadınları tercih edeceklerdir. ---ki tüm bunlarda bir yanlışlık da görmüyorum, eleştirdiğim düşünülmesin.

güçlü kadın, kendine yeten kadındır. üşüyorsa sırtına hırka giyer, bilmediğini öğrenir, kirasını da öder, faturasını da, sifon da tamir eder - ütü de, badana da yapar, lastik de değiştirir. eyvallahı yoktur pek güçlü kadının.

üzülmez mi, üzülür, yorulur da ama "sonunu mutlu bağlar, gider evine ağlar" güçlü kadın.
çekirdekailem çekirdekailem
güçlü insan özelliklerini taşıyan kadındır. sorunlarını çözebilen, sağlıklı huzurlu ve mutlu yaşamak için çabalayan, biraz da başkaları için yaşayan, kimseye muhtaç olmayan, kırıldığında çabuk toparlanandır.
bilgili ve duyarlı olan, sevgi ve saygı duyulandır.
ezmeyen ve kendini ezdirmeyendir.
kısaca varlığını olumlu şekilde hissettirendir.
boleynkızı boleynkızı
genelde ilişkilerde kaybetmeye mahkum bir kadındır.en azından bir erkeğin düşüncelerinin böyle olduğu görülmüştür.
"kendini çok güçlü, çok kırılmaz, asla yıkılmaz, ilişki bitse de koymaz gösteriyorsun. ama aslında öyle değilsin. erkek senin ne kadar kırılgan, ne kadar hassas ve ona ihtiyaç duyabilecek biri olduğu görmezse neden yanında dursun ki?"
http://www.sabah.com.tr/gny/haber,39DD1EC4FBD24EE6ABC637D4C76774C6.html
mandalinakolonyası mandalinakolonyası
ahanda sözleri:

senle başladıysa her şey sensiz hiç biter mi
senin olmadığın dünya kendi kendine döner mi
vakit geldi diyorsun, inanırım sahiden mi
yalnız düşlediğin dünya kazanılmış zafer mi

isterdim yüzündeki çizgilerin her biri benle olsun
sen de biliyorsun

yanımda kal diye yalvarmıyorum ama gidersen çok kırılırım
üzülürüm elbet bir iz kalır ama hayata sıkı sıkı sarılırım
kendime hiç güvenim olmasa oturur sana yalvarırım
yanlış anlama ama aslında ben çok güçlü bir kadınım

(bkz: gülben ergen)
sessizsakin sessizsakin
her koşulda ailesini, sevdiklerini bir arada tutabilen, yerini bilen, gerekince aslan kesilen, yeri gelince kuğuya dönüşen, çevresindekilerin gözleri kapalı güvenebilecekleri kadındır. zor durumda kalınca erkeğin onu kurtarmasını bekleyip ona buna yük olmayan, bir anlık iyi bir fikir gibi görünen aptallıklar yapmayandır,erkek fatma değil kadın gibi kadındır.
bir de kötü bir şey olduğunda ilgi bekleyip zırıl zırıl ağlamazlar. kapris yapmazlar. yapılması gerekeni yapmak için kolları sıvar, diğerlerine nasıl yardımcı olabileceklerine bakarlar.
jassmine jassmine
hacıyatmaz sanılan kadındır.

siz darbe vurdukça o düşüyormuş gibi görünür ama bir süre sonra tekrar dengesine kavuşup yüzüne yapışık sahte tebessümüyle yaşamına devam eder. fiziksel tacize uğrar, sarsılır, sallanır ama düşmez. duygusal tacize uğrar sonuç yine aynıdır. ta ki onu ayakta tutan güç merkezi, hayata tutunma mıknatısı yer değiştirip dengesini bozuncaya kadar. dengesi bozulduğunda yine sırtını yere getiremez hiç birşey, yine donuklaşmaz sahte tebessümü ama günden güne minik çatlaklar oluşur yüreğinde ve bedeninde.

ve bir sabah yok olur gider, derinleşen çatlaklarını görmenize izin vermeden...
1 /