güçlü türkiye nasıl yunanistan dan fakir olabilir

istanbulbeyi istanbulbeyi
endülüs düşünürü ibni haldun'un çok sevdiğim bir sözü vardır.
"coğrafya, milletin kaderini belirler."
akdeniz ülkeleri birbirine benzer. yunanistan, türkiye, italya vb. aslında roma imparatorluğunun devamı gibi geliyor bana bu ırklar. tabii eski ihtişamı kalmadı. ibre yeni dünyaya kaydı. özet olarak; ülkeleri ırk olarak değil coğrafya olarak değerlendirmek lazım.
shadow in dark shadow in dark
ulan arkadaş bir kere kendi vizyonunuza bir bakın. biz nasıl bir yapıya sahibiz diye bir sorun. ülkenin neredeyse tamamı üç kağıtçı be. vergi kaçırmak adam kayırmak, ucuz mal kullanmak, insanları saf yerine koymak, kaçakçılık yapmak- desteklemek- , hırsızlık yapmak, zimmete geçirmek, çalma çırpma hep bizde.
ondan sonra da niye para yok bu ülkede. yok avrupada insanlar çok anlayışlı, yok adamların hayat standardı yüksek. olur tabi gece gündüz bizim gibi ne kadar çalabilirim daha ne kadar devletten kaçırabilirim diye düşünmüyor adamlar.
he bir de sen devletsin denetleyeceksin diyecekler olacaktır. ulan bizimle bırak denetleme yapmayı 1 saatlik anlaşma yapılmaz. en yakın kâr gütme aşamasında cayacaktır bir taraf. hep kendimizi yeriyoruz canım, hep mi biz de demeyin bal gibi de biliyorsunuz, çevrenizden ailenizden, dayınızdan, amcanızdan. bu işler böyle arkadaş. faturasız yapılan işlere fatura kesilse yeminle ufakta olsa bir sıçrama olur yani. bırakın sürekli salağa yatmayı. kim bir yere gelse kullanmaya başlıyor. öyle işte bir de her suçu da başkalarına yükleme savunma mekanizmamız da ülkeler sıralamasında 1 numara sanırım. daha sayfalarca yazılır da neyse..
sosyalismet sosyalismet
devletin tüm işletmelerini satıp özel sektöre peşkeş çekersen, tüm tersanelerini yok edersen, topladığın tüm vergileri yandaş ve savaşa harcarsan tabi ki yunanistandan yoksul olacaksın.
18 adayı yunana kaptırırken başka bir ülkeye savaş açacaksın, müreffeh ülkeler sınıfına gireceksin.
ama yunanistamın sarayı yok fakir gösteriyor. diye kendini aldatacaksın.
bizim içinden çıkmadığımız sarayımız var.
övünüyoruz.