gültekin yıldız

üç hürellerin dördüncüsü üç hürellerin dördüncüsü
2020'de profesör olan ve ayağının tozuyla, daha profesörlük kadrosunun üzerinden bir yıl bile geçirilmeden kara harp okuluna dekan (yardımcısı da değil) yapılan sivil öğretim üyesi. ve işin en bomba tarafı, herif askerliğini bedelli yapmış!!!!
cumhuriyet.com.tr
arkadaşta da tam bir bedellici pişkinliği var, 2012'den beri yaptığı misafir öğretim görevliliğini "10 yıldır askeri okullarda ders veriyorum, askerliğimi yeterince yapmış oldum." diyerek anlatıyor. utanma da yok. herife hizmetinden ötürü tuğgeneral rütbesi vermişler bedavadan, piyade tüfeğiyle atış yapmayı geçtim, acaba ömründe eline 7.65 mm'lik tabanca almış mıdır o bile şüpheli şaibeli...

bu ne vizyonsuzluk lan, neden ya? bedelli askerlik yapmış adama 45 yıl sonraki genelkurmay başkanını ve kara kuvvetleri komutanlarını yetiştirecek askeri okulu emanet etmişler... hak mı bu, adalet mi, nedir bu amk?

oldu olacak deniz harp okuluna yüzme bilmeyen, ömründe denizi 30 yaşından sonra ilk defa görmüş adamı koyun, hava harp okuluna da cessna skyhawk uçağa yolcu olarak bile binemeyecek adamı koyun dekan diye, nasılsa liyakatten anladığınız bu, intihalle akademisyen olmuş akp'liyi alakasız bir üniversiteye kayyum rektör olarak atamışınız, bunu da pekala yaparsınız amk!
dumrul dumrul
asdfghjkl akp harp okulunda resmen rüya takımı kurmuş. milli, savunma üniversitesinin başında askerlikten skim kadar anlamayan bir fetö artığı olan erhan afyoncu var. dekan olarak da bedelli bir "foucault"cuyu getirmişler. müthiş lan... tsk'yı bir daha belini doğrultamamak üzere çökertmek için kırk yıl düşünsem bundan daha iyi bir yol bulamazdım.

bu gültekin'le 2008'deki bir "panel"inde tanışmıştım. ses kaydı, fotoğrafları filan duruyor ama hepsini "gültekin yılmaz" diye kaydetmişim. dolayısıyla ismini duyunca bir şey ifade etmedi ama fotoğrafını görünce tanıdım.

panelde acayip antimilitarist bir söylem tutturmuştu. konuya michel foucault ve hapishanenin doğuşundan girdi. kadimleştirme mevzuuna değindi ki o dönem bu konu üstüne çok düşünüyordum. yani uyduruk bir tarih yazarken bir kurumun geçmişini ne kadar eskiye götürürseniz insanları o kadar kolay manipüle edebilirsiniz. o kurum da o kadar yıkılmaz görünür. kadimleştirmeyi türk ordusu bağlamında işliyordu. kabaca diyordu ki tsk'nın tarihini 1071'e kadar çekiyorlar ama bizde bugünkü ordu yapısı 2. mahmut dönemine dayanır.

söyleminde foucault'culuk kadar tasavvuftan da etkilenmişlik göze çarpıyordu. o dönem din konusunda şimdiki kadar katı değildim çünkü ülkenin içine dinle bu kadar sıçılmamıştı henüz. sadece anarşistler arasındaki dinsel yönelimlerden rahatsız oluyordum çünkü aklı başında herkesin de kolayca görebileceği gibi anarşi her türlü otoriteye karşıdır. otoritenin en koyusu olan dinsel yaklaşımların anarşinin içinde hiçbir işi olamaz. yani şöyle diyordum: "din benim için bir sorun değil ama bunu anarşizme iliştirmek hem dinin hem de anarşinin tanımına aykırıdır." (akp'ye şükür ki anarşist hareket bu tiplerden hemen hemen tamamen temizlendi. ontolojik anarşizm geyikleri filan tamamen tartışılmaz oldu, birkaç ibibik dışında islam'ı anarşiye bulaştırma telaşındaki kimse kalmadı)

tabii eleman anarşist değildi ama hapishane ve ordu konularındaki söylemi o dönem türkiyesinde sadece anarşistlerin kullandığı söylemlerle kesişiyordu. zaten paneli izleyenler de neredeyse sadece anarşistlerdi. o zaman niye orada olduğunu anlayamadığım bikaç tane de dinci tip vardı panelde.

o günler fatih tezcan'ın bile vicdani ret eylemlerine katıldığı günler... tsk'yı henüz ele geçiremedikleri için tsk'ya karşı atıp tutabiliyorlar. yök'e de sallıyorlar misal... sadece polisi ele geçirmişler, yargıda önemli bazı köşeleri tutmuşlar. bu yüzden polise hiç laf söyletmiyorlar, yargı konusunda ikircikliler... şöyle düşünün, abdullah gül daha yeni cumhurbaşkanı olmuş. ergenekon operasyonu daha yeni başlamış, henüz balyoza girmemişler... tayyip ve fethullah açıktan el ele ama cemaatlerin çoğu bunları sadece üstü kapalı şekilde destekleyebiliyor. devlet içindeki kavgada kazananın kim olacağından emin olamadıkları için akp'ye aleni destek vermekten tırsıyorlar. mesela hak-yolcular cezaevindeki pkk'lılara, dhkp/c'lilere filan mektup, dergi, kitap yolluyorlardı. cezaevleriyle ilgili basın açıklamaları filan yapıyorlardı. 2000'den 2008'e kadar ölüm orucunu destekleyen eylemler filan yapabiliyorlardı. bugün adalet bakanlığında ve poliste hak-yol örgütlenmesi filan almış başını gitmiş akp'ye ucundan muhalefet edene dhkp/c'li demekte sakınca görmüyorlar.

neyse, şimdi baktım, eleman arkasında tayyip fotoğrafı olan pozlar filan veriyor, bir yandan da akademik bağımsızlık, hürriyet geyikleri filan çeviriyor. mesela boğaziçi hakkında konuşuyor, tepeden inme rektörü eleştirecek sanıyorsun ama "üniversitelerin akademik bağımsızlığı kaybetmesinin sebebi aşırı solcu militanlar" geyiği yapıyor. lan oğlum sen bu işleri bilmiyor olabilir misin? boğaziçi denen okul türkiye'de sol örgütlerin asla taban bulamadığı tek okuldur. radikal sol gazi'de bile, sütçü imam üniversitesinde bile taban bulabilmiş ve kendi bağımsız faaliyetini örgütleyebilmiştir ama boğaziçinde 1992'den beri böyle bir faaliyet hiç yapılamadı. boğaziçi, bilgi üniversitesi ile birlikte türkiye'de liberal kuşağın ana yatağıdır. sol burada taban bulamadığı içindir ki burada istisnai olarak ortaya çıkabilen radikal kıpırdaşmalar anarşizme yönlenebilmiştir. yüzde 52'nin üniversite bazında salt burda taban bulabilmiş olabilmesinin sebebi dahi bu. radikal sol boğaziçine her zaman atıp tutar.

akp iktidarı çok acayip bir şey. kendi kadro yapısında az buçuk eğitimli, kafası az buçuk çalışan bir tek kişi bile olmadığı için nereden ne devşirebilirse her kurumun başına onu getiriyor. şaka gibi ama subay yetiştiren kurumun başında en az benim kadar ordu karşıtı olan erhan afyoncu, gültekin yıldız gibi adamlar var. girdikleri her kabın şeklini almıyor olsalar bence sorun yok asdfghjkl...

sonra diyorlar ki niye her konuyu dine getiriyorsun. lan elemanı antimilitarist panellerde anarşistlerle konuşur olmaktan çıkarıp harp akademisinde dekanlığa getiren şey islamcı çakallığı... konuyu biz islam'a getirmiyoruz. islam bu tiplerin bizim gündemimize gelmesini sağlayan şey.