gülümse

skyish skyish
insanı en güzel anılara götüren şarkı.

küçücük, ufacık bir çocuksundur. henüz hayatın zorluklarını ve büyümenin yükümlülüklerini omuzlarında olanca gücüyle hissetmeden çok çok önceki bir zaman dilimindesindir. tüm derdin kurabiye canavarının kurabiyeleri ya da edi ile büdü'nün büdü'sünün* ne kadar itici olduğudur. yaz tatili gelir, yıl boyu görmediğin akrabaların ve kuzenlerinle kucaklaşma fırsatı bulursun. yaz senin için güzel bir rüya gibidir asla uyanmak istemediğin. yaza dair hatırladığın pek çok şey vardır ama en özeli şarkılardır. daha henüz şarkıların anlamını bile tam olarak kavrayamazken dede evindeki sürekli çalıp duran bir kaseti hatırlarsın: "gülümse".

"tut ki karnım acıktı anneme küstüm
tüm şehir bana küstü...
bir kedim bile yok anlıyor musun
hadi gülümse..."

hislerinin tercümanı gibidir adeta. hep bir kedin olsun istersin ama ah o anneler! kedileri gizlice eve sokmalar, sonra onların sokağa atılışını ağlayan gözlerle seyretmeler... defalarca aynı film şeridi...defalarca anneye küsmeler...kalp kırıklıkları...

şimdi düşünüyorum da aslında güzelmiş hepsi...yaşanan acıların, hüzünlerin içinde bile bir mutluluk varmış, bir büyü varmış...bunu görmek için ise yaşamak ve büyümek gerekmiş sanırım...

"gülümse hadi gülümse bulutlar gitsin..."

ne yazık ki gülümseyemiyorum bu şarkıyı dinleyince...hüzünleniveriyorum birden...insan mutlu günlerini hatırlayınca hüzünlenir mi?hüzünleniyor işte...hıçkıra hıçkıra ağlayıp yıllar duvarını kırıp geçivermek istiyor insan öteki tarafa, onca yıl hiç yaşanmamışçasına...

ne yazık ki büyüdüm, artık geriye dönüş yok ve hala bir kedim yok.

oysa ne çok severim kedileri...

belki bir gün kimbilir...

"hadi gülümse"
bu başlıktaki 73 giriyi daha gör