gündüz uykusu

1 /
untouchable untouchable
alışkanlık haline getirmeden arada tadına bakıldığında gayet dinlendirici olabilen, uyanan kişide şaşkınlık, nerede olduğunu bilememe ve çokça da huzur hisleri uyandıran uyku çeşidi. final zamanı dengesi bozulan bünye sıkça bu yola başvurur. ancak zamanlamanın oldukça iyi yapılması gerekir. akşamüstü uykuya dalıp, uyandığınızda akşam olduğunu görürseniz yaşanılan şaşkınlık yerini geçici aptallığa bırakabilir. tatilde, hamakta yapılan gündüz uykusunun tadı başkadır.
des des
okulların açılması ve sabah 5'te yatıp 8'de kalkmak zorunda kalmam sebebiyle uzun zaman sonra gerçekleştirdiğim eylem.hiç bir gece uykusu aynı tadı veremez kesinlikle.gece olsa işkenceye dönüşen içeriden gelen sesler bir ninni olur adeta kulağınızda.
ütopya ütopya
okul yıllarının ilk dönemleridir ve gri bir devlet yurdunda kalmaktasınızdır. derslerin erken bittiği günlerde yurda dönersiniz ve sizden başka kimse olmaz odada. ilk yorgunlukla birlikte uzanılan yataktan bir kitap almak için yaparsınız hamlenizi. kitabı, kapanmaya gayret gösteren göz kapaklarına inat okumaya çalışırsınız. ve odanızı aydınlatan güneş ışınları artık üzerinize de düşmektedir. odanın dışından gelen belli belirsiz sesler koridorlardaki terlik seslerine karışır ve elbette arka planda kapanmayan bir musluğun ritmi. işte o an, tüm hayatım bu tatta olsun diyebileceğiniz ender anlardandır. ağzınızdan kitaba damlayan sıvının ilk damlası uyku düğmesine basar adeta. sesler daha çok belirsizleşir ve gözünüzün önünde tatlı görüntüler cereyan eder uykuyla uyanıklık arasında. kitabı okumaya devam ederseniz, kitapla alakası olmayan cümleler söylendiğinizi farkedersiniz. misal, esaslı bir romanda kızlar yurduna kaçak girmenin tarifini okursunuz ya da boğazda balık tutmanın esaslarını. bu görüntü, ses, hayal, gerçeklik ummanında kendinizi uykuya bırakırsınız nihayet.

ve birkaç saat sonra...odaya tüm gürültüsüyle giren dostlarınızın, otobüste gördükleri güzel kızı, birbirlerine överken çıkardıkları seslerle uyanırsınız. çocukluğunuzun o en mahmur anlarında hissettiğiniz yalnızlığınız, ağlamaklı durumunuz bir iki dakika içinde kaybolur. ve terlik sesleri, ve musluk tınıları, belii belirsiz sesler ve gerçeklik ummanına geri dönersiniz.
muzur muzur
gece uykusuyla kıyaslanamayacak kadar faydasız uykudur. öğleden sonra insanlar 1 veya 2 saat kadar uyumayı tercih ederler ki bu normaldir ve faydalıdır. ancak gece ayakta olup gündüz uyuyan insanlar tam olarak uyumuyor sayılırlar. çünkü gece 11'den sonra insan vücutu stand by moduna geçer ve bir takım hormonlar salgılar. bu yüzden gece erken yatıp sabah erken kalkan insanlarda bu hormonlar düzgün salgılanır ve böylelikle zinde kalınır. ayrıca sabahları metabolizma hızınız yüksek olur ve kilo problemleri yaşamazsınız. kendimden biliyorum !
löpürgül löpürcan löpürgül löpürcan
necip fazılın şu şiirinde insana ezgin bir his verdiğini belirttiği uyku hali.

saçların omuzlarından aksın
mermer üzerinden geçen su gibi
içinde bir ezgin his duyacaksın
yaz vaktinin gündüz uykusu gibi.

saç hep tel tel örtüler hep tül tül düşer
gözünün değdiği yere gül düşer
sonunda sana da bir gönül düşer
gönlümün şimdiki duygusu gibi.
mistir loba loba mistir loba loba
metabolizmayı darmadağın eden,uyandıktan sonra ortalıkta mal mal dolaşmanıza sebep olan iğrenç bir uyku çeşidi. hani şekerleme falan diyorlar ya acayip uyuz oluyorum. nesi şekerleme,nesi tatlı bu uykunun anlamıyorum. bir de öyle bir baş ağrısına sebep oluyor ki bazen şeytan diyo çek tabancayı vur iki kaşının arasından.

bir de bir olay anlatmalıyım bu konuyla ilgili; küçükken mehmet diye bir arkadaşımız vardı. biraz kısa boylu bir arkadaştı bu. gündüz saat on iki,bir gibi biz bunu çağırmaya giderdik evine. babaannesi kapıyı açar ve "mehmet uyuyür" derdi. lan ama her gittiğimizde aynı şeyi söylüyodu kadın,keklendiğimizi düşünmeye başlamıştık yavaş yavaş. ama yapıcak bir şey de yoktu tabi. bir yaz böyle geçmişti. herif bütün yaz boyunca uyumuştu ya da biz uyutulmuştuk. aradan yıllar geçti,yollar geçti ve ben bir gün bu mehmeti gördüm bir yerde. oturduk sohbet ettik,dertleştik,eski günleri yad ettik falan derken benim aklıma bu konu geldi ve sordum açık açık: "babaannenle ortak olup kekliyo muydunuz lan bizi?" dedim. "yok abi, her gün 2 saat uyuyodum ben o yaz." dedi. "e neden hafız?" diye sorduğumda verdiği cevaba gülmekten ölmüştüm. hani uyusun da büyüsün derler ya bu mehmet de boyu uzasın diye uyuyormuş meğerse. faydasını gördüm diyo ama ertesi yaz basket okuluna gitmişti ordan sonra hepimizden uzun olmuştu şerefsiz.

yani çeşitli söylentilere göre bu gündüz uykusu boy uzatma yöntemi olarak da kullanılabiliyormuş efendim.
spitzer spitzer
vardiyalı çalışılıyorsa kaçınılmazdır. yarrak gibidir bu uyku. bir bok anlaşılmaz. daha çok sersemletici etkisi vardır.
1 /